Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '07

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
1111
 

"Rakıcı" Barlas mı, "Şarapçı" Muhtar mı?

"Rakıcı" Barlas mı, "Şarapçı" Muhtar mı?
 

Yıllardır yapılan ve bir türlü sonuçlandırılamayan klasik tartışmadır: Rakı mı, şarap mı? Ben de tam on altı ay önce bu sayfalarda, aynı soru başlığıyla* paylaşmıştım fikirlerimi. Bugünlerde, bu çok bilindik polemiğin tarafları iki ünlü gazeteci: Mehmet Barlas ve Reha Muhtar.


Efendim, yeme-içme konuları zevktir ve renktir. Dolayısıyla tartışmaya, teze, hipoteze gelmez. Her damak, kendi doğrusunu koyar ortaya. İçki kültürü ve tercihleri de böyledir.


Ulusların dahi karakteristik içki tercihleri vardır biliriz. Almanlar biraya, Ruslar votkaya, Fransızlar şaraba, Türkler rakıya, Amerikalılar viskiye düşkün olur. Ama bu demek değildir ki kendi içlerinde farklılık arz etmezler. Avustralyalılar, Şilililer, Güney Afrikalılar, İspanyollar ve İtalyanlar şarapçılık konusunda Fransızlara; İngilizler biralarıyla Almanlara, Yunanlılar rakılarıyla Türklere en büyük rakip değiller midir?


İnsanlar da böyledir. Zevkler ve renkler tartışılmaz efendim. Müptelası, esiri olmadığınız ve bir de bu mevzuu anlamsız bir şekilde sosyal statü göstergesi olarak ele almadığınız sürece, içki zevk için içilir. Keyif almak, rahatlamak, damak ve yürek şenlendirmek için kullanılır.


Bir içkiyi, yek diğerine mutlak galip olarak ilan etmenin bence hiçbir mantıklı açıklaması olamaz. Her insanın farklı damak hoşlukları ve lezzet beklentileri olabilir. Hatta bir insanın farklı zaman ve ortamlarda farklı tercihleri yapması da ihtimal dahilindedir.


Önemli olan hangi içkinin ne şekilde içilmesi gerektiğini bilmektir. Mesela rakı, mümkün olduğunca soğuk içildiğinde zevk verirken, beyaz şarap 7-8 derecede, kırmızı şarap ise 14-16 derece ısıda tüketilmelidir.


Rakının tamamlayıcısı, hemen ardından yenen bir çatal meze iken; şarap, enfes bir yemeği, peyniri ya da meyveyi tamamlarken çok daha güzeldir.


Rakı, damıtılmış içkiler sınıfındadır. Sağlık ve konfor şartları açısından, masada tüketilen rakı miktarı kadar su da içmek faydalıdır. Ancak şarap mayalı, fermante ve halen yaşayan organizma niteliğindeki bir içki olduğundan, üzerine içilen her yudum su, fermantasyonu hızlandıracak hem sarhoşluk derecesini artıracak, hem de mide bulantılarına neden olacaktır.


Rakı, şaraba göre çok daha sert bir içkidir. Yüzde 45-50’lik alkol oranı ile yüzde 11-13 alkol değerli şaraba göre çok daha yavaş ve dikkatli tüketilmelidir. Şarabın içerdiği alkol ise mayalı içki olmasından dolayı insan vücudunda çok daha uzun süreli kalır. Sarhoşluk etkisi nispeten daha uzundur.


Her ikisinin de ham maddesi üzümdür. Farklı meyvelerden yapılan rakı ve şarap çeşitleri olsa da üzüm bu konuda tek otoritedir. Özellikle son zamanlarda görmeye alıştığımız; yaş üzüm rakısı, çoklu distilasyondan geçmiş rakılar, sakızlı rakı, monosepaj rakılar, tarımsal şekerden mamul rakılar; bu içkide de eskiye nazaran farklı alternatifleri değerlendirme imkanı verse de şarabın, o çok enteresan ürün yelpazesine imkansız ayak uyduramaz.


Şarap ilk başta beyaz ve kırmızı olarak iki ana kola ayrılır. Pembe ve sıcak şaraplar bunların türevleridir. Bu iki ana kol da kendi içinde yüzlerce farklı türe bölünür. Her üzüm çeşidi ve tabi ki bunların birbiriyle yaptıkları kupajları, neredeyse sınırsız bir tercih silsilesi sunar insanlığa.


Farklılık ve çeşitlilik üzüm türleri ve kupajlarıyla da sınırlanmaz, üzümün hasat yılı, yetiştirildiği bölge, şarabın yıllandırılma şartları, kullanılan fıçı, şişe ve mantar özellikleri de devreye girince neredeyse her farklı şişede apayrı bir sürpriz lezzetle karşı karşıya kalınır.


Nasıl şarabı tercih edebilmek ve şaraptan anlamak enteresan bir uzmanlık gerektiriyorsa; layıkıyla rakı içmek de öylesine farklı ve derin bir kültür istemektedir. Rakı, şarap kadar rahat ve serbest içilemez. Tabi ki şarap içmenin de kendine özgü onlarca kuralı, ritüeli vardır ama rakı içmenin adabı bambaşkadır.


Ne gereği var kardeşim bu kadar kasmanın, istediğin gibi içersin rakıyı da şarabı da diyebilirsiniz. E o zaman için siz de, Ferdi Tayfur gibi çay bardağından rakınızı, Fadime’nin düğününde halay çekerken yüzünüzü limon turşusu gibi ekşiterek. Rakı kültürü ve adabı üzerine yüzlerce kitap yazmış onlarca üstadımızın da canını acıtarak.


Aşk olsun.


@ * “Şarap mı, Rakı mı?”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=3123


@Geçen sene bugün “Aşkı Tanıdığını Düşünenler, Lütfen Okusunlar!”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=15547


@Geçen sene bugün “Belki Bir Hayat Ellerinizden Kayabilir”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=15566

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gidiyorsun İzmir Kordon yada Güzelbahçeye oturuyorsun sahile yakın bir balık restoranına.Bir çipura söylüyorsun en babalarından,yanınada ufak yakışmaz en büyüğünden.Onların yanına ahtapot salatası,kalamar,deniz börülcesi,talator,şakşuka,patlıcan ezme söylüyorsun.Buz gibi rakıdan büyük bir yudum çekiyorsun gittiği yere kadar,arkadan asıl mis gibi iyot kokusunu ciğerlerine kadar.Masadaki mezelerden at ağzına uygun olanı ve tekrar çek iyot kokusunu içine.Karşında boylu boyunca İzmir körfezi.Bakalım şarap hiç aklına gelecek mi ? selamlar :)))

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 03.12.2007 2:34
Cevap :
Baki selam ve sevgilerimle efendim. Aşk olsun, afiyet olsun. Çok teşekkür ederim.  03.12.2007 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 929
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3571
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster