Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '12

 
Kategori
Teknoloji
Okunma Sayısı
171
 

“Ruhunuzu radyasyonun altında hücre mahkumları yapmayın“

“Ruhunuzu radyasyonun altında hücre mahkumları yapmayın“
 

Teknolojinin nimetleri tartışılmaz. Fakat hayatınızı teknolojinin tutsağı haline getirmeniz ve bir nete ömrünüzün en güzel anlarını hapsetmeniz ise ne kadar doğru?

Evet! Çok yararları olduğu gibi bizleri körelttiği de aşikar. Bir bardak çay kokusunun eşliğinde o tatlı sohbetlerden uzaklaştık. Hayatımızın en keyifli anlarının içerisinde en vazgeçilmezlerimizden biride dostlarımızla sohbetler değil miydi? Anıların anlatıldığı, düşünceler arası karşılaştırmaların yapıldığı, bilgi aktarımlarının olduğu; hayat okulunda öğrenmemiz gereken asıl güzel ve temel konuları organik olarak öğrendiğimiz alandır.

Şöyle bir nesilleri bakıp incelediğimizde geçen yıllar içerisinde her neslin dejenere olarak evrim geçirdiğini görmekteyiz.

Nedenleri araştırma verilerinin gözlem teorilerinden süzüldükten sonra aldığımız tek sonuçta bu. Teknoloji üzerinden de sohbetler ediyoruz. Fakat mekanik bir duygusallık katıyor duygu dünyamıza.

Can sıkıntısından, içindeki içsel çatışmalarının karmaşasından, kaostan, hatasını kabul edemeyen kişilerin kaçışının gizli dünyasıdır internet. Net üzerinde harcanan zamana acımamak elde değil. O anlarımızın geri dönüşüm telafisi de yok üstelik maalesef.

Birde bağımlılık derecesinde sürekli pc başında zaman geçirenler. Sabahlara kadar aralıksız nette takılanlar. Onlara gerçekten şaşırıyorum.

Ben işim gereği nete giriyorum. Ama inanın belirli bir süre sonra sıkılıyorum. Bazende yorucu geliyor. Kafamı kaldırıp bakıyorum dışarıda capcanlı akıp giden güzelim bir yaşam var. O yüzden işimin dışında pek pc başında olmam. Dünyaya bir daha gelmeyeceğim. Ve bir yaratıcının kuluna verebileceği en değerli ve en güzel armağanın yaşam olduğunun bilincindeyim. İşte bu yüzden, dünyamın merkezi sadece bir pc değil….

Belirli bir süre sonra insan sıkılıyor. Neden mi?

Dışarıda hızla geçip giden bir hayat var. En cezbedici yanıyla size ışıldayarak kendi anlarına davet eden hayata bu kadar duyarsız olmak.

Oksijenin kalbinizle bütünleşip atışlarında adrenalinin dansıyla ömrünüzü yaşamak!

Ruhun hayatla tango dansıdır. Bundan daha güzel bir teknoloji var mı?

Hayat akıp gidiyor ve kafanızı bir pc ekranına gömmeden de yapacağınız çok güzel yaşamak adına yapılacak eylemler vardır.

 

“ Ruhunuzu radyasyonun altında hücre mahkumları yapmayın. “

 

“ Ömrünüzü yaşamın anlarında dans eden bir bale perisine çevirin. “

 

Oksijensiz yaşayamayan canlılar olarak bir radyasyonun altında nasıl nefes alabiliyorsunuz? Ve buna yaşamak diyorsunuz!

Kafanızı pc ekranlarından kaldırın ve biraz dünyaya dönün.

Hayatın varlığınıza ihtiyacı var.

Unutmayın güneş hala bize gülümsüyor!....

 

sadık bozkurt bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız gerçekten etkileyici, tebrik ederim. Uzun zamandır hiç blog okumamış ve MB'ye üye girişi yapma gereksinimi duymamıştım. Lakin bu yazıya yorum yapmadan edemedim, gerçekten beğendim yazınızı. İhtiva ve bakış açısı itibariyle amacına ulaşmış diyebilirim. (Küçük de bir sorum olacak "güneş hala" derken hala kelimesini babanın kız kardeşi anlamında mı yoksa 'hâlâ' anlamında mı kullandınız? Eğer ikincisi ise, noktalama anlamındaki bu nüansa dikkat etmenizi önerebilirim.) Saygı ve selamlarımla.

Arda İnal 
 07.09.2012 15:47
Cevap :
Öncelikle teşekkür ediyorum. Düşünceleriniz, analizleriniz ve yorumunuz için. Yazıda ki; o bakış açılarını, böyle ince bir perspektifle görebildiğiniz için ayrıca takdir ettim. Mesleğinizin size kazandırdığı, elit ve gizli bir silahtır aynı zamanda, keskin bakış açısı. Tam o nokta da dengeli durabilmek, ve herşeye hakim olabilmek ise ayrı bir özelliktir. Bu yazıyı sadece 15 dakikada yazdım. Ve aceleyle. Tabikide " hâlâ " manasında kullanılmış bir kelime. İnce mesajınızıda algıladım; keşke herkes bu kadar güzel ve ince bir eleştiri üslûp tarzını kullansa... O da sanıyorum ki sizin inceliğiniz. Saygılar....  10.09.2012 15:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 30.04.12
 
 

Yazar, köşe yazarı, gazeteci  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster