Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
936
 

“Sana verdiği "tek şey" her an gidecekmiş hissidir.”

“Sana verdiği "tek şey" her an gidecekmiş hissidir.”
 

Akşamın karmaşasının içinde, kalabalık dünyada, kendine bir hareket alanı ararken gökyüzünü yusyuvarlak kavuniçi bir renk kaplıyordu. Günlerden beri kendini tamamlamaya çalışan ay, son halini almış ve bütün haşmetiyle az önce güneşin terk ettiği göğün tam aksi istikametinde yükseliyordu. Üzerinde bulut çizgileri, krater görüntüleri ile birleşiyordu. Fakat asıl önemli olan, üzerindeki desenler veya onu kaplayan bulut görüntüsü değildi; varlığıydı, rengiydi, sessizliğiydi. Onun yükselmesi ile oluşan bedenlerin içindeki suyun yer değiştirmesi idi. Dolunayın büyüsüne kapılmış doğa, çekim kuvveti ile ona kavuşmak için atılıyordu. Bu karmaşada insanlar doğan güzelliğe bakarken İstanbul’un kalabalığının, bunaltıcılığının, kirli egzoz havasını solumanın, kaybedilmiş bir aşkın, terk ettiğimiz bir sevgilinin, az önce telefonda tartıştığımız işin, yaşadığımız sonbaharın, gelecek olan kışın, soğuğun, yarının ne önemi olabilir ki? Doyasıya daldığımız yalnızlığın içinde, gecenin dönüşen yüzünün bize hatırlattıklarının ve yazdırdıklarının dışında şu an neyi düşünmek gelirdi ki içimizden?

İstanbul’da yaşanamayan bir aşktı belki, bugün dalıp gittiğimiz, dokunduğumuz fakat sevgisini hissedemediğimiz.

Yıllar öncesinde başlayan hikâyenin yalnızlığıydı içimizdeki hüzün. Onun varlığı değil miydi, gökyüzünü bu denli gizemli kılan? Yıllar öncesinde, yine buna benzer bir günde, farklı bir iklim veya mevsim olsa da ve yine aynı görüntünün altında ilk busenin tadında yaşanmaya başlamıştı her şey belki de.

Evet, yaşanılan onun bıraktığı yerdeki yalnızlıktı.



İlk kitabım, "Adalar ve Kıtalar" çıktı.


<ımg height="265" hspace="0" src="http://www.indigodergisi.com/adalar_ve_kitalar_uzay_gokerman_indigo_dergisi.jpg" width="170" border="0">

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayat bir kandırmaca. Ulaşamadıkça yarım kalan aşklar güzel oluyor diye mi kandırıyoruz kendimizi. Ya da ben mi buna takıntılı oldum. Çok güzel ve özel aslında yazınız. Elinize sağlık, sevgilerimle:))

ROSEMOON 
 24.12.2007 16:21
 

"Yaşayabileceğin bütün aşkların içinde bir yanı her zaman eksik kalacak olan bir aşk" yaşanmamışlığın verdiği o en değerli ödüle layıktır. Yaşanmamıştır ve hayal ettiğin kadar muhteşemdir. Hayal ettiğin kadar büyük. Bir yanı eksiktir ve o eksik yanı kusursuz hayallerin süsler. İşte o yüzdendir ki hayatının en büyük aşkı hep yarım kalan aşkın olmuştur...Sevgiyle.

Tülay TERZİOĞLU 
 24.12.2007 13:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1911
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1333
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster