Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '16

 
Kategori
Modacılar
Okunma Sayısı
110
 

“Şapka dükkanı ile başlayan serüvenin, dünya markasına dönüşümü”

“Şapka dükkanı ile başlayan serüvenin, dünya markasına dönüşümü”
 

Coco Before Chanel


Moda kelimesi Latince “modus” yani sınırlanamayan anlamı içeren kelimeden türetilmiştir. Moda belirli zaman ve devir için geçerli olup ve genelde tüketici tarafında uyarlanmıştır. Tüketici kendi tarzını ve duruşunu yansıtır. Bu durumda moda için bireyselliğin dışavurumu diyebiliriz. Bu tasarımcısının başkaldırışı, cesareti ve özgürlüğü ile alakalı bir dışavurumdur.

Modanın tarihini insanın giyinme ihtiyacına kadar çekebiliriz. Giyinme ise insanın var olduğu günden beri en temel ihtiyaçtır. Giyinme kimi zaman sosyal statüye indirgenirken, kimi zaman estetiğin yamaçlarında dolaşır.

Moda zamanın herhangi diliminde görülebilir olup, zamanla sosyal bir sistemin ya da bireysellerin oluşturup bir araya getirdiği gruplarda değişen hem maddi hem de maddi olmayan bir fenomendir.

Modanın fikir babası estetik olsa gerek. Tarihin hangi devrinde olursa olsun estetiğin önde gelen temsilcileri genelde kadınlar olmuştur. Bu yükü yüklenen kadınlar estetiğin bedende hayat bulmuş halidir. Bu yazımızda gelmiş geçmiş estetiğin en iyi temsilcilerinden olan modacı Gabriela "Coco" BonheurChanel’den bahsedeceğiz. Namı diyar “Coco”.

20.yy’ın en önemli şahsiyetlerinden olan Coco Chanel Güney Fransa’nın yıkık dökük sokaklarının birinde derme çatma bir evde dünyaya geldi. Çok trajik olarak tanımlanacak bir hayat yaşayan modacı dünya markası olma yolundaki serüvenine terzilikle başladı.

Coco Chanel’in serüveninde en çok ilgimi çeken kısım kariyer hayatıdır. Kariyer hayatı manastırda işlediği bir kumaşla başlamıştır. Annesini kaybettikten sonra manastırda yaşamını sürdürmeye başlamıştır. Bir gün manastırda bulunan rahibelerden biri Chanel’e kocaman bir kumaş vermiş ve üzerine beyaz kuğular işlemesini istemiştir. Chanel’in işlediği kumaş, kilise tarafından beğenilmemiş ve eleştiriye maruz kalmıştır. Chanel işlediği kumaşta ilk defa kendi tarzını ve sadeliğini yansıtma fırsatı bulmuştur. Chanel bu anlayışıyla yola devam ettiğinde sadece kıyafet tasarlamakla kalmıyor aynı zamanda duyguları da tasarlıyordu. Onun tasarımlarında kadınlara sadece tasarladığı kıyafetleri giydirmiyor aynı zamanda rahatlığı bir yaşam tarzı olarak üzerlerine geçirmelerini sağlıyordu. Manastırda ayrıldıktan sonra sıkıntılı zamanlar geçiren modacı Cafe Chantant’ta şakı söylemeye başlamıştır. “ Qui qu’a vu Coco Dans” şarkısı ile akıllarda kalmış ve artık tanışları tarafından “Coco” olarak anılmıştır. İlerleyen yıllarda bu lakap marka ismi olarak soyadına eklenecek belki de isminin önüne geçecektir.

Fransız modacı Chanel uzun süre mağazalarda terzilik yapmasından sonra dikim konusuna iyice hakim olmasıyla, arkadaşlarına şapkalar tasarlamaya başlar. Bu şapkalar elbette basit şapkalar değil aksine yeni bir çağın başlangıcı için, bir başkaldırış diyebiliriz. İlk şapkasını 1908’de Paris’te tasarlıyor. Söz konusu Chanel olunca yaptığı şapkalarda elbette sıradan şapkalar olmuyor. Tasarımlarını tasarladığı kişinin karakteristik özelliği ve yüz şekline göre yapıyor. Modada alışık olunan tek düzelikten, bireyselliğe güzel adımlar diyebiliriz. Bu şapkalar şatafattan estetiğin kaybolduğu o dönemin modası için pekte cazip olmadı. Coco yaptığı şapkaların tanıtımı için bir balo düzenlemeye karar verdi. Balonun baş davetlisi Kraliçe Victorya’nın torunu Prenses Victoria Melita davette Coco’nun ilk tasarladığı ve satılmayan şapkasını aldı ve taktı. O günden sonra Coco’nun dükkanından müşteri akınına uğradı.

Chanel’in tasarımlarını farklı kılan, yapılmasının hayal edilmediği tasarımları cesaret edip, onlara hayat vermesiydi. Chanel’in tasarımları bu günkü kadın modasının ana hatlarının belirleyicisi olmuştur. O dönemin sıkıcı korselerini yerine, rahat kullanımı olan elbiseler ve takılar tasarladı. Tasarımcı zengin görünüşten daha çok, tasarımlarında şık ve sade çizgiler tercih ediyor ve maskülen tarzı modaya yavaş yavaş dahil etmeye başlıyordu.

Chanel’e göre şık olmak için o sıkıcı rahatsız edici kıyafetlerin hiç birine gerek yoktu. Kadınları o kıyafetlerin içerisinden çıkarıp, adeta nefes almalarını sağladı. Şapkaların üzerinden  kaba süsleri soyup, şapkalara yeniden maskülen tarzı giydirmiştir. Kadınlara payet ve pullarla değil, duruş davranış ve bakışlar ile nasıl şık olunacağını öğretmiştir.

Chanel döneminin reddettiği modasının karşısında, pantolonu, kravatı ve ceketi ile dimdik durmuştur.

1915’lerde Chanel artık Harper’s Bazaar dergisinde “ Müşterinin tercih ettiği markalar” listesinde yer almıştır.

1921 senesinde iyi şans getiren numarasına itafen No.5 adlı parfümü çıkardı. No.5 parfümü için çok basit bir şişe tasarladı. Basit şişe karşısında hayıflanan kişilere ise şişenin içindekinin şişeden daha önemli olduğunu belirtti. Buradan da anlaşılacağı üzere karşımızda, kaliteyi ve modayı tepeden aşağı inme yaşamamış, aksine ciddi manada içine sindirmiş bir modacı duruyor. Chanel’in “Modanın Kraliçesi” olarak yükseldiği yıllar No.5 adlı parfümü çıkardığı yıllardır.

1926’da Etienne Balsan’ın cenazesinde giydiği yas giysisi Chanel’in çok çok ses getiren tasarımlarından biri olmuştur. Bu ölümsüz siyah elbiseden sonra, günlük hayatta kullanılmaya başlayan siyah renk gardıroplarda başköşeye yükseldi.

1930’lu yıllarda ünlü modacı gece elbisesinde feminen bir tarz geliştirmiştir. Yazlık elbiselerde kontrast renkler kullanmayı tercih etmiş ve zıtlıkların içerisinde harika bir uyum yakalayacağını herkese göstermiştir.

Coco Chanel’i sadece modern bir tasarımcı olarak görmek çok yanlış bir yaklaşım olur. Chanel I. Dünya savaşını atlatmış, o yıllara şahitlik etmiş ve işini o zor şartlarda yapmaya devam etmiştir. Kriz zamanlarını en iyi şekilde geçiren modacı, dönemin ihtiyaçlarına pratik bir şekilde yönelmiştir. Dönemin şartları göz önüne alınırsa Chanel tamda buna uygun kadınlar için kalın ve sıcak tutacak kıyafetler tasarlamıştır.

Bu yazıyı okumadan evvel Chanel belki de sizin için sadece bir parfüm markasıydı. Fakat herkes tarafından bilinen No.5 adlı parfüm, bu aşamaya gelene kadar “şapkadan modanın çıkması” gerekiyordu. Marka basamakları teker teker tırmandı. Bu markanın yaratıcısı Coco Chanel yüzyılın en önemli 100 kişisi listesine adını yazdıran tek modacısı oldu.

Umarız Artık mağazalarda Chanel ürünlerine rastladığınızda aklınıza, hudutları zorlayan asi, zarif ve asla pes etmeyen modacı gelir.

Sadeliği her zaman baştacı yapan Chanel için dünya devi Christian Dior şu sözleri sarf etmiştir: “Siyah kazak ve on sıra inci ile modada bir devrim yarattı”.  Chanel tüm dünyaya hem şık hem de gündelik olan tasarımları armağan etti. Şıklık zerafet ve sadelik belki de kimsenin üzerinde bu kadar iyi durmamıştı.

 

 

“Başarı daima yenilginin ne demek olduğunu bilmeyenlerindir.”    

                                                                                             COCO CHANEL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 118
Kayıt tarihi
: 09.06.16
 
 

Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Mezunu. Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde Editör&Designer Ye&DuaE..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster