Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
667
 

'Savrulsun saçların dolansın boynuma... Ecel terleri dökeyim...'

'Savrulsun saçların dolansın boynuma... Ecel terleri dökeyim...'
 

Sn. Fatih Ürek coşturmuş düğün alayını: 'Elalem ne der-se de-sin!!! Hadi.. hadi... hadi...'


Sevgili Maliye Bakanımız Kemal Abi işini bilir… Seksen küsur yıllık Cumhuriyet tarihinin borç rekorunu kıran maliye bakanı olarak şanlı tarihimize geçmiştir. Yalnız borç olsa yine iyi, aynı zamanda faiz rekorunu da kırmıştır. Hani bunlar faizci değildi? Sn. Erbakan’ın AKP kadrolarıyla ilgili çok hoş sözleri vardır. Kısaca anımsayalım. ‘Ortada irmik var, süt var şeker var un var. Ama bunlar helvayı yapamazlar. Neden yapamazlar? Çünkü mayaları eksik…’ Acı acı gülümseyerek devam edelim…

Geçen sabah zengin uyandınız. Yüce milletim, biliyorum bir gecede cebinizden milyonlarca dolar çıkmasına alışıksınız ama bir gecede ilk kez cebinize milyonlarca dolar girdi. Milli gelir 9 bin küsur dolar oldu. Üstelik bunu, sapan enflasyon hedeflerine, sapan büyüme hedeflerine, artan işsizlik oranlarına, artan dış borca, çığ gibi büyüyen cari açığa, inişteki borsaya, çıkıştaki dövize rağmen başardınız. Nasıl mı başardınız? Çünkü mayamız eksik, çünkü Kemal Abi işini biliyor… Hayırlı işler Türkiye…

Kemal Abinin evlatları var. Allah bağışlasın. Özel hayata duyduğum tüm saygıyla, Kemal Abinin dikkatten kaçan bir mayasını daha irdelememiz gerekiyor. Bu maya ithal bir maya. ABD de yaşayan, Said-i Nursi asıllı bir iş adamımız hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan ılımlı ılımlı üretiyor: Aç-kapa mayası! En büyük alıcıları AKP kadroları. Şimdi durumu dikkatle süzelim:

Maliye Bakanı Sn Kemal Unakıtan’ın büyük kızı Zeynep Basutçu, 13 şubat 2007’de eşinden boşanmak için dilekçesini veriyor.

Olabilir… Ne var bunda?

Elbette olabilir… Her şey insan için… Amma velakin ertesi gün boşanıyorlar. Yani 24 saatte, yani Kemal Abi sadece maliyede değil, hukukta da devrim yapıyor. 24 saatte boşanma davası sonuçlanıyor. 14 şubat sevgililer gününde…

Büyük kızı başka nerden anımsıyorsunuz? Hemen anımsatalım: Telsim, Vadofone satılırken arabuluculuk yapmıştı…

Beraber yürümeye devam edelim biz bu yollarda. Kemal Abinin bir de küçük kızı var. O da eşinden boşandı. Hayat… hepimizin başına gelebilir. Tam yedi ay sonra ikinci kez evlendi… O da olabilir… İletişim çağındayız, insanlar birbirlerini hızla tanıyorlar ve evlenme kararı alabiliyorlar. Saygı duyarız. Küçük bir anımsatma yapalım bu arada: Küçük kızımızın boşandığı Sn Eyüp Sabri Küçük, kayın biraderi Abdullah Unakıtan’la, yani Kemal Abi’nin oğluyla birlikte bir trafik kazası yapmıştı. Olabilir… Kaza bu… Ama bu kazada tam 4 insan ölmüştü… Dört can… ne oldu bu işin ardı arkası… Şu an bilmiyoruz… Elimizden geldiğince bakacağız daha sonra.


Gelelim şu aç-kapa mayasına. Hani küçük kızımız eşinden boşanmıştı ya, hani 7 ay sonra da ikinci evliliğini yapmıştı ya. Hani, düğün de basından gizli yapılmıştı ya…

Eeee…. Ne var bunda?

Bomba var bomba! Evlenen küçük kızımız tesettürlü değildi. Allah… Allah… Neden böyle oldu? Kızımız neden vaz geçti türban takmaktan? Hani, türban türban diye, yeri göğü inletiyordunuz? Ne oldu da vaz geçti küçük kızınız?

Sadece küçük kızınız değil, büyük kızınız da düğüne başı açık olarak katıldı. Hem de ışıl ışıl saçlarıyla. Neden? Ne oldu? Düğün için Tanrıdan baş açma izni mi aldınız?

Sevgili Kemal Abi, Kızların başını açar kapar… Eşin, başını açar-kapar. Bu bizi hiç ilgilendirmez. Neden Türk Milletinin inançlarıyla oynuyorsunuz? Yarın seçim mitinglerine kızlarınız türbanlarıyla katıldığında hiç mi sızlamayacak vicdanlarınız? Bu nasıl bozuk bir aç-kapa mayasıdır böyle… Sahte para basmak gibi bişey değil mi bu iş Kemal Abi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazarlarıyla yeniden oluşturduğumuz Orkestramızda bulunmanız bize mutluluk verir... Bu vesile ile sayfamdaki "Orkestra 2" bloğuna, enstrüman icracısı veya solist olarak müracaatınız yeterli olacaktır :-)) Saygılarımla...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 01.07.2008 19:31
Cevap :
Fener dostu, yazınıza uyarınız üzerine göz ttım. İçtenlikle söylüyorum ki aynı şehirlerde olsak mutlaka katılırdım. Fakat bu iş Mersinden nasıl olur bilemiyorum. Eğer katılma şansım olsa mutlaka ritim sazlardan birini tercih etmek isterdim fakat hepsi de kontenjanı doldurmuş. Sesim de çok güzel olmadığından koroda uyumsuzluk yaratmaktan korkarım. Üstad kısaca bu işe nasıl katılabileceğimi bilemedim. Sevgi ve saygımla...  02.07.2008 19:36
 

sonunun ne olduğunu bilmiyor musun sen de...Arı kovanlarına çomak sokuyorsun ?Bunlar tehlikeli sular . Böyle şeyleri yazanlara şimdilerde Ergenekonun fikri lideri filan deyip, bir gece sabaha karşı ansızın...... Aman Levent kardeşim, dikkat et kendine.Bu günlerde gözönünden ayırmamak lazım seni. Hadi kal sağlıcakla...

Neşe İleri 
 13.04.2008 16:23
Cevap :
Eeee.. görüşmecim olup yeşilsoğan getirirsin sen de:-) Trene binmeyi seviyorum:-) Sevgiler gönderiyorum Mersinden...  14.04.2008 17:21
 

Sevgili Yeşilsoğan ne güzelde "Kemal Ağabey" diyorsun, şaşkınlıkla okudum. Aç-kapa çıkarcı takımından kiç kimse biz "yurtseverlerin" ağabeyi olamaz. Ancak kendi aralarında o sıfatı kullanırlar. Dar gelirli esnafın yakasından elini çekmeyen bu zatlar bir de vergi rekortmeni gözüküp, vergi afları çıkarttıran medya potronlarının ağabeyleridir. Tekke ve zaviyeleri yeniden hortlatanlara,Anayasa ihlallerine, yolsuzluklara, Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklara, ordumuzu yıpratma entrikalarına dur demek için sana katılıyor ve Bağır Bağır Bağırıyorum Savcılarımızı göreve çağırıyorum. Bu ülke batarsa hepimiz birlikte gideriz. Kalemine kuvvet sağlıkla kal.

Gülten Kolbasi 
 11.04.2008 1:35
Cevap :
Ne diyem:-) Öptüm ellerinden:-)  12.04.2008 12:54
 

Dedikoduya da ihtiyacımız var değil mi:)) Talihsiz bir cinayeti bile farklı mecralara çekenler hakkında bizlerinde olsun bu kadar hakkı. İğne çuvaldız ilişkisinde olduğu gibi. Eline sağlık. Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 08.04.2008 19:02
Cevap :
Ayrıntı; kızdırdın beni, şuna inan, Türkiye de doğru dürst gazetecilik yok. Uğur Mumcunun ardından hedefe koşmak kavramı ağır yara aldı. Üst üste 3 siyasi blok yazdım. Siyaseti sevmem ben, hele bu konuları partiler üstü görürüm. Ayrıntı, yazdıklarımda dedikodu yok, utancımdan hafif bir mizahi dil kullandım. Bu adamlar dini siyasete alet ediyorlar. Bu adamlar açık ve net olarak, anayasanın laiklik ilkesini çiğniyorlar. Bu adamlar ihanet içindeler. Bu blokta yazdıklarımın tek satırında dedikodu yok, yalan yok. İşin ilginç tarafı, koskaca Türkiyede, yazdıklarımın tümünü ilk kez ben irdeledim. İnan, şu hayatla zorunlu bağlarım olmasa, ben bunların tümünün ipliğini pazara çıkarırım. Ekmek kavgası buna zaman ayırmamı engelliyor. hem sen gazeteci değil misin? Birazcık araştırma yapsan, inan yazdıklarımın tümünğü ben googladan çıkardım, neler bulursun biliyor musun... libido'dan zaman arttır biraz... Seni seviyorum, senden gazeteci olmanı diliyorum. Sevgi ve saygımla...  09.04.2008 0:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster