Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1146
 

"Senin kara gözlerin benim deniz fenerim"

"Senin kara gözlerin benim deniz fenerim"
 

Bir öyküyü bitirdiğinizde son sayfa mı olur anımsadığınız?
Yoksa hikayenin toplamı mıdır, "anılar" ismi altında saklayacak olduğunuz ?
Yada hatıranızda iz bırakacak olan, sizi en çok etkileyen satırları mı olacaktır?

Sizi bilmem ama; ben her ne yaşanırsa yaşansın ardından olanı olduğu gibi ve elimden geldiğince, empati kurarak arşivlemeye gayret ederim. Çünkü böylesi hem çok daha adil ve hem de, çok daha huzur verici oluyor.

Kim ve ne için olursa olsun; "o bunu bana nasıl yapar? yada "bu neden benim başıma geldi" diyerek de hayıflanmam. Nedenler üzerinde düşünürüm bir süre . Bunun sebebi de; yaşanandan kendi adıma bir pay, bir öğreti, bir ders veya bir farkındalık olsun çıkarabilmek adınadır. Ve bu dönemin ardından, çoğunlukla bu hikayenin içinden almam gerekeni bulurum.

Olan biten ne olursa olsun, benim seçmediğim bir şeyin var olamayacağı doğrultusundadır benim inancım. Seçmişsem bir sebebi vardır...Bir almam gereken, bir fark etmem gereken vardır...İşte bu da o hikayenin var oluş sebebidir.

Ve bunu bulduktan sonrada, öncelikle kendi yüreğimde ve aklımda yaşanan ve bunu yaşatanla helalleşirim...
Bu oluşa sebeb olan yada vesile olan, her ne ve her kimse; bundan böyle benim dostum olarak kalacaktır.

Kin duyamam ne yaşanmış olursa olsun aramızda. Öfke ve kırgınlık kalmaz bende...Küskünlük taşımam yüreğimde. Ve hiç bir bitiş, tortu bırakmaz böylelikle hayatımda.

Çünkü, kimseyi kendi olduğu için suçlayamam. Çünkü, hiç bir seçim sebebsiz olmadığı gibi, hiç bir tercihinde vazgeçisiz olmayacağını bilirim. Çünkü, pişmanlık duymamak adına sorun daha başladığında uzun uzadıya eldekini tartar ve "yapılabilecek daha ne olabilir ?" diyerek çözüm üzerine düşünürüm.

Öfke ve kırgınlık benzeri duyguların verilmiş olan akde isyan olacağını bilmemden öte; yapılan her neyse ben onu şahsi almam, alamam. Bu olan biten; beni o sırada üzmüş ve incitmiş dahi olsa buna neden olan; benim o sıradaki hassasiyetimdir ve mutlaka geçer. Çünkü, bu bir duygudur. Ve her duygu gelir ve geçer. Ve geriye sadece asıl olan; yani hisler kalır.

His öze aittir. Duygu ise bu bir ömürlük kiraladığımız bedenlerimize. Ve işte bu yüzden de, duygular geçtiğinde kalacak olan; bana ait olandır.

Ve söz konusu olan yaşanan bir ilişkiyse; o bitişin ardından onu alır bir köşeye koyarım.
Artık o bir fotoğrafdır bende. İçinde bir çok enstantanenin gizli olduğu, fakat görünüşte tek bir sayfadan ibaret bir fotoğraf...

Arasıra gözüme ilişir ama, çekmeceden çıkartıpta bakmam bundan böyle.
Üzülmem güzel hatıralarımı anımsadığımda artık onlar yoklar diye.
Yada pişman olmam yaşandılar dşye; bir çok enstantanenin arasında kırgınlıklara rastlayacak olduğumda.

Çünkü bilirim ki, her şey olması gerektiği şekliyle yaşanmıştır. Tıpkı tanrısal boyuttaki o ve benin buralara gelmeden önce kararlaştırmış olduğumuz gibi...

Her birimiz kendi üzerine düşen vazife uyarınca; yapılması gerekeni yapmış, oyun tıpkı verdiğimiz akit uyarınca oynanmış, tam da gerektiği zaman ve şekilde perde kapanmıştır.

Bu belki ilk devredir, belki bir antraktır yada o perde o oyun için son defa inmiş ve bir daha da hiç açılmayacaktır.
Bu hislerimi değiştirmez. Sonuçu da: O artık bir fotoğraftır. Ve bu fotoğrafı oluşturacak son kare benim için çok özeldir. O bende; ne en mutlu ana ait olur, ne kırgınlık zamanlarının duygularının fluğluğundadır, ne de toplamdan çıkarılan çok parçalı bir kolajdır.

Benim dondurduğum o son kare; sade ve sadece olanın benim yüreğimde bıraktığı gülümsemenin yansımasından ibarettir. Ve ben sadece onu saklarım.

Ve bu defa da;
Ben seni sıcak bir sarmalayışın ardı sıra gelen "hoş kal" deyişinde sakladım.
Bundan böyle "hoş geldin" desende duymayacağım...

Ben dudak ucundaki o haylaz, o çapkın gülümseyişinde sakladım seni.
Bundan böyle ağlasan da, değişmeyecek son kare...

Ben uykuyla uyanıklık arasında ki o düş anınında sakladım seni.
Bundan böyle uyansan da, bilemeyeceğim...

Ben "senin kara gözlerin benim deniz fenerim " deyişinde sakladım seni.
Bundan böyle "aydınlatma" desen de, inan vazgeçmeyeceğim...

Yolun ışık olsun

Sevgi ve ışıkla,
Ayna

21 Mart 2008 Cuma

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve doğru düşüncelerle dolu bir blog yazmışsın. Aklına sağlık.Deniz feneri olmaya devam edebilmen kara gözlerinle; ne kadar hoş.. esen kal...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 24.03.2008 19:16
Cevap :
Ne hoş bunları duymak, çok teşekkürler. Sevgi ve ışıkla, Ayna  24.03.2008 22:09
 

hiçbir şey göründüğü gibi değil, görmek istediğimiz gibidir aslında. kalanın olduğu kadar gidenin de iyi-kötü, doğru-yanlış bir öyküsü vardır diye düşünürüm hep. o nedenle elimden geldiğince sor ve suallerle yaşananı didik didik edeceğime, yaşanmış olanı olduğu gibi güzel haliyle hatırlamayı tercih ederim...

beenmaya 
 23.03.2008 21:28
Cevap :
Paylaşım ve ilgine teşekkür ederim arkadaşım. Sevgi ve ışıkla, Ayna  24.03.2008 8:24
 

iki kalp bir vakit sonra yorulur ve nehirlerin kollara ayrılması gibi ayrılırlar.. bu sevgisizlik değildir.aksine iki kalbin artık birbirlerini taşıyamayacak kadar yorulmalarından kaynaklı birbirlerinden izin istemeleridir. yanlarına aşkın çoşkunluğunu alırlar alabildikleri kadar ve tek başına gidecekleri yolculuklarına çıkarlar. yine hırçın yine arzulu yine sevdalı ama yalnız... kim bilir belki bir deniz ya da okyanusta buluşma sözüdür bu.. kim bilir? nehirler gibi..

Kareli Defter 
 23.03.2008 15:08
Cevap :
Harika bir paylaşım olmuş bu teşekkürler sevgili kareli defter. Sevgi ve ışıkla, Ayna  23.03.2008 20:47
 

Bitmişse o güzel duygu anı olarak içerde biryerde saklanır acıtsa da... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 22.03.2008 9:38
Cevap :
Paylaşımın için teşekkürler sevgili Meral. Sevgi ve ışıkla, Ayna  22.03.2008 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1948
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster