Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '11

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
860
 

"Şeylerin Hikayesi"ni izlediniz mi?

"Şeylerin Hikayesi"ni izlediniz mi?
 

"Şeylerin Hikayesi" filminden bir kare


Story Of Stuff’ı seyrettiniz mi bilmiyorum ama kesinlikle tavsiye ediyorum. Bir kaç ay önce internette fark etmiştim bu animasyon filmi. Tüketim odaklı toplum üzerine kurulu bir geziye çıkaran hikayesi ile birçok şeye bakışınızı değiştireceğinden eminim. Annie Leonard’un günlük kullandığımız bir sürü “şeyin” nereden gelip nereye gittiği ve bu olaylar arasında da fark etmediğimiz neler olduğu konusu ile ilgili şahane 20 dakikalık bir film Story Of Stuff. 

 

Bu filmden duyduğum bir kaç gerçekliği de yazmadan geçemedim zira feci korkutucu gerçekler bunlar: 

 

Son 30 yılda dünyanın doğal kaynaklarının üçte biri tüketildi. 

 

Dünyamızdaki doğal su kaynaklarının %40’ı içilemez su haline getirildi. 

 

Amerika’nın nüfusu dünya nüfusunun %5’ini oluşturuyor olsa da, dünya kaynaklarının %30’unu tüketmekte ve yine dünya üzerinde oluşan çöpün %30’unu üretmekte. Eğer dünya üzerinde herkes Amerikalılar kadar tüketiyor olsa 4 dünyaya daha ihtiyacımız olurdu. 

 

Bugün üretimde kullanılan 100, 000 üzerinde sentetik kimyasal kullanılmakta. Bu kimyasalların sadece bir kaçı insan sağlığı üzerinde test ediliyor ve ne yazık ki hiç biri eş etkin insan sağlığı üzerinde test edilmiyor. 

 

Her birimizin şimdi bir yıl içinde gördüğümüz reklamların sayısı, 50 yıl önce bir insanın hayat boyu gördüğünden daha fazla. 

 

Amerika’da yaşayanlar Avrupa’da yaşayanlardan alışveriş için 4 katı daha çok zaman harcıyorlar . 

 

Online olarak kolaylıkla ulaşabileceğiniz linke youtube’da hem de türkçe olarak da ulaşabiliyorsunuz, bence eşe dosta gönderilir, paylaşılası bir link bu çünkü bilmem farkında mısınız ama biraz çevremizi uyandırmamız gerekiyor, başımıza nelerin gelebilme ihtimalinin yaptığımız hatalar olduğunu da göz önüne seriyor aynı zamanda. Hemen unutmadan gönderin sevdiklerinize. 

(youtube'da "story of stuff türkçe" yazdığınızda ulaşabiliyorsunuz) 

Nil Sarrafoğlu / www.yesilist.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir biyolog olarak değindiğiniz konuya çok önem veriyorum. Bu işin biz Biyologların öncülüğünde çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak günümüzde dünya üzerinde özellikle bizim gibi gelişmeye çalışan ve az gelişmiş ülkelerde Biyologlara verilen değer sıfır olunca durum iyice vahimleşiyor. Eh haliye biz Biyologlar arasında işini gerektiği şekilde yapmayan, bilimi başka yönlerde kullanan insanlar da var. Ama dünyanın yaşanılabilir bir yer olmasını sağlayacak güç için tek bir insanda bile olabilir. Yoksa birlik olmak lazım. İnsanları o yönden daha çok bu yöne teşvik etmek için çabalamak lazım. Tamamen sizin düşüncelerinize paralel düşüncelere sahibim ancak ekonomik güç maalesef onlarda. Bütün dünya tüketiyor ve dünya biz tükettikçe tükeniyor. Saygılarımla.

Embriyoblog 
 14.03.2011 15:10
 

çok uzun yıllar önce, yeşil hareket 90'lı yıllarda özellikle Almanya'da etkili olmaya ve hatta sosyalistlerce bile "çevreciliğin gereksiz olduğu" tarzında küçümsendiğinde anladığım şey, kapitalist ekonominin tamamen tüketimle ayakta durabildiğidir. Üstelik ihtiyaçlar yalnızca yaratılır, bir sermayedar kurduğu sistemde para kazansın diye biz onların ürettiklerini tüketmek zorundaymışız gibi psikolojik manipulasyona tabi tutuluruz. Burada istihdam yaratmak da hikaye. Bunun en önemli aracı de medyadır. medyada sürekli olarak "şunu al, bu arabaya bin, bunu giy, şuraya git, böyle genç kal" vs. şeklindeki reklamlar filmde anlatıldığı gibi "yalnızca tüketen aptallar " yaratmak içindir ve bunda da başarılı oldular ama doğal olan kaynaklar hızla tükendi. Buna duyarlı olmayan siyasal partiler de bu çürümüşlüğe ortak tabii. selamlar.

Başak ALTIN 
 04.03.2011 13:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1036
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster