Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
893
 

Âşık olmak bir şifa yoludur.

Âşık olmak bir şifa yoludur.
 

"Hastalanmamanın ilacı aşık olmaktır" demiş ismi olmayan adamın bir tanesi.

Aşkın gençleştirici gücünün yanı sıra insanın damarlarını açtığı, kanını kaynattığı, o hiç bir kaynağın veremediği enerji ile doldurduğunu eğer yaşıyorsa insan tarife gerek var mıdır?

Aşkın tanımını yapabiliyor ya da yaşayabiliyor muyuz?

Bundan altı ay önce yine bir ortamda demiştim ki;

"Aşka inanasım yok."


O an içimden geçen şeydi bu. Peki benim bu cümleye inanasım var mıydı?

Aşk kutsal bir kelime. Açıkçası ona inanmak Tanrı'ya inanmak gibi bir şey. Tanrı'ya kaç türlü inanır insanoğlu?

Bilmeden... Korkarak? Dogmalarla... Severek? Nefretle ve üzüntüyle?

Tanrı'ya inanmanın bir yolu da; O'nun senin yüreğinde bıraktığı histir. Tecelli anı...Tam o andan itibaren artık korkmanı gerektirecek her şey ortadan kalkar. Çünkü varlığını senin bedeninin içine bırakmıştır. Ve o his zaten güzelliğin, dahası sevginin göstergesidir.

Aslında aşk da böyle bir şeydir. Aşkı yaşamanın en güzel yolu da onun varlığını içinde göstermesidir. Aşk sana eşlik ettiği ölçüde korkmazsın. Düşmezsin. Hastalanmazsın. Sevginin verdiği iyileştirici güç, hayır bu kelime olmadı, yaşatıcı, kuşatıcı yeniden yeniden büyütücü, bunlar da olmadı; bulamadım...

O şey insanın hayata tutunduğu en sağlam bağ olur.

Bu nedenle Beethoven, kulakları duymadığı halde, piyanonun başına geçip, o muhteşem notalara dokunur, Donizetti Aşk İksiri isimli operasının üvertürünü besteleyebilir. Carmen'in aşkı için her şeyini feda eder, Don Jose...

"Sen geçtiğimiz yüzyılda yaşıyorsun," diyen bir kaç arkadaşım vardı. Geçtiğimiz yüzyılda yaşamıyorum. Aslında o yüzyılda üretilen aşkın gelecek kuşaklara taşıyıcı rolüne soyunuyorum, en iddialı yönüyle...

Sevdiğini içinde hisset. Aşkı... Onu hissediyorsan da korkma hiç bir şeyden zaten...

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk sevginin nefrete dönüşmemiş hali bence , yaşanan onca güzel paylaşım, kalbinin tek bir bedende çarpıyor gibi atması... Zamanla sözlerin kırıcı gücüne bıraktığı zaman kendini; Kalpte ki o aşk ateşinin yerini de, hüzünler arasında dolaşan bir kum tanesi alır yine yüreğimizde yaşatmaya çalıştığımız gülümsemelerin gizli sahibi biz oluveririz. Kum tanesi ne olur yeni bir camdan kalp kırılmaya hazır o kırlmasdan kum tanesi olarak kalsın olmaz mı? İnanmamak mümkün mü?

Nerissa 
 15.04.2008 13:52
 

aşk bir kelimedir bir duygu degildir bana göre.Sevgi çok büyük bir duygu ve kendine yetemediği bir durum olduğunu sanmıyorum.Sadece biz insanlar yetmediğini sanıyoruz.(yani illa aşk olmak istiyoruz.tanımını bile yapamadan aşk kelimesinin)saygılar...

CEYLAN GÜRBÜZ 
 23.03.2008 11:53
Cevap :
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=86491 Teşekkür ederim...  28.03.2008 8:02
 

Aşk ve sevgiyi karşılaştırmak istiyorum.(bilirsniniz insanoğlu karşılaştırmayı sever,kendisine yapılınca sevmese de.bende bir bencillik yapmak istedim)evet sevgi bana göre yazınızda açıklamış oldugunuz gibi allaha olan inanç,sevgi ve diger güzel duygular.yani sevgi her durumda başkasını sevmektir kayıtsız şartısız.ya aşk o tam bir bencilliktir.kendisi için olur insan,başkasına aşık.o yüzden aşk kelimesini sevmiyorum ve inanmıyorum sevgi gibi bir duygu varken...saygılar

CEYLAN GÜRBÜZ 
 21.03.2008 23:10
Cevap :
Sevgi kelimesinin tek başına açıklamakta ya da anlamakta zorlandığı, yetmediği durumlar vardır. O ana aşk diyoruz. Aşk bir kelime midir yoksa bir durum mudur? Teşekkür ederim...  22.03.2008 7:56
 

Aşk ve aşkın büyüsü gerçektende insanları olabildiğince mutlu ediyor kuşkusuz.tıpkı sizin dediğiniz gibi ''aşka inanasım yok'' cümlesi bu yolda insanın geriye adım atmasına neden oluyor.sevgilerle...

HATİCE GÜRBÜZ 
 21.03.2008 20:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1912
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1334
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster