Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1627
 

"Sil baştan" üzerine...

"Sil baştan" üzerine...
 

Zaman ve bellek sorunu üzerinde oldukça çok düşünülen, pek çok sanat dalında ve bilimsel alanda ele alınan bir sorun. Yaşanmış olayları unutmak ne kadar ilginçse, bir şeyi unutmaya çalışmak ve unutamamak da bir o kadar ilginç olabiliyor çünkü.

Sinema alanına baktığımızda da “Hiroshima Mon Amor”, “Brazil”, “Allegro” gibi ciddi filmlerle birlikte, “50 First Kiss” gibi pop-corn diye adlandırılan çoğu filmde zaman ve bellek sorununun ele alındığını görüyoruz. 2004 yılında Amerika ve Avrupa'da gösterimde olanve 'En İyi Özgün Senaryo' dalında da Oscar ödülü alan, Türkiye’de de şu sıralar “Sil Baştan” adı ile gösterime giren “Eternal Sunshine of the Spotless Mind”da bu filmlerden birisi.

Filmde yetenekleri kanıtlanmış Jim Carrey, Kate Winslet gibioyuncuların yanı sıra Elijah Wood, Kirsten Dunst gibi popüler genç oyuncular da yer alıyor. Daha çok komedi türü ile adını duyuran Jim Carrey daha önce "The Truman Show"dada drama filmlerindebaşarılı bir oyuncu olduğunu göstermişti zaten.

"Sil Baştan"da, iki sene sonunda Joel (Jim Carrey) ile ilişkilerinin tükendiğine inanan Clementine (Kate Winslet), Joel ile ilgili anılarının yoğunluğuna katlanamayacağını düşünerekbu anıları hafızasından sildirir. Bunu öğrenen Joel deClementine ile yaşadıklarının acı hatıralarındankurtulma kararı alır. Fakat Joel'in anılarının silinmesisırasında bir takım sorunlar ortaya çıkar.Bunun nedeniJoel'in yaşadıklarıbazıanıları unutmak istememesidir. Buna rağmen anıları sabah uyandığından silinmiş olarak uyanır.

Silme işlemi sırasında yaşanan karışıklık sırasında Joel ile birlikte biz de onun belleğindeki ve bilinçaltındaki en mahrem yerlere konuk oluyoruz. Bu anılar sayesinde Joel'in Clemetine ile yaşadıklarının onda bıraktığı etki ve hisleri daha önceki anıları ile birlikte ilişkili olarak görme fırsatını yakalıyoruz. Böylece insanın ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu bellek aracılğı ile bir kez daha görüyoruz.

Konu unutmaya gelince, aşkı düşünmemek neredeyse imkânsız gibi görünüyor. Bu filmde, zaman ve bellek sorunu, aşk acısının verdiği ızdırap ve her yeni aşk ile bu durumu yeniden göze alma fikri ile birleştirilmiş durumda. Filmi izlerken kafamızın içinde aşk ve unutmakla ilgili dolaşıp duran sorular yeniden şekil buluyor sanki: Bitirdiğimiz ilişkilerimizin anılarına ne kadar katlanabiliyoruz? Bu anıların ne kadarını unutmak, ne kadarını hatırlamak istiyoruz? Aşk acısını silip atmak kolay mı? Acı çektiğimiz halde neden hep aşkı kucaklıyoruz? Yaşadığımız anıları unutsak acaba iyi mi olur, o zaman hayatımız daha mı kolay olur? gibi.

"Sil Baştan"ın iyi bir senaryoya sahip olmasının dışında bizi kendine çeken yönü bu sanırım. Film aşk ve unutmak/ unut(a)mamak ile ilgili hepimizi ilgilendiren sorunları samimi bir şekilde ortaya koyuyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1324
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Sinemaya İngilizce bölümünde okuduğum lise yıllarında ilgi duymaya başladım, daha sonra ODTÜ ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster