Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '18

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2256
 

"Sofra Sırları"nda Demet Evgar Döktürmüş

"Sofra Sırları"nda Demet Evgar Döktürmüş
 

"Sofra Sırların"da Demet Evgar döktürmüş; hem yemek, hem oyunculuk... Geçtiğimiz yaz Ümit Ünal'ın sinema atölyesine katılmıştım, filmin çekimleri bitmiş gösterime hazır hale getiriliyordu, atölyede bu film üzerine  çok konuşulmuştu. Yönetmen yemekleri bizzat Demet Evgar'ın yaptığını söylemişti. Çerkez tavuğu, sarmalar, eriştel...

  Hayaller güzel bir sofra sunumuyla açılıyor, Demet Evgar yani Neslihan tüm güzelliği ve parlaklığı ile ışıkların karşısında yemek tarifleri sunuyor. Aşçımızın baş yemeği "çerkez tavuğu" Efendim tavuğun göğsünü güzelce haşlayın, soğuduktan sonra göğsü didikleyip parçalayın, lime lime edin- hayatları lime lime ettiğiniz gibi- yetmez mutfak robotunda hepsini karıştırın, bir servis tabağına koyun, yağı kızdırın üstüne dökün. ..

Ama Neslihan'ı kızdırmayın!
Tipik bir Anadolu Türk kadını olarak karşımıza çıkan Neslihan bir İngiliz kadını olarak filmi sonlandırıyor. Önce ona acıyorsunuz, durumuna üzülüyorsunuz; Anadolu kadının marifetli ev kadınlığına rağmen kocası tarafından küçümsenen, aşağılanan, çatal fırlatılan, hor görülen,aldatılan kadın figüründe muhtemelen bir çoğunuz kendinizi görüyorsunuz; aslında acıdığınız üzüldüğünüz kendinizdir -bunun farkında olmasanız da- "Ah zavallı kadın, daha ne yapsın yuvası için" diye düşünüyorsunuz, gelişen olaylar çerçevesinde o zavallı kadının içinden bir canavar çıkıyor ve bu kez onun karşısındaki  insanlara acıyorsunuz...

 Film, bildiğimiz Türk filmlerine konu ve anlatım biçimiyle pek benzemiyor. Ne o ödül alan sanatsal anlatım tarzı ne de bol gişe rakamları olan basit anlatım tarzı var. Orta yol izlenmiş, Zaman zaman sanatsal dokunuşlarla çeşitlendirilmiş ama anlatımın ağır olmamasına da dikkat edilmiş seyri güzel, akıcı, sıkılmadan izlenen bir film olmuş. Neslihan (Demet Evgar) ve kocası Ethem'in (Fatih Al) oyunculuğu başta olmak üzere diğer oyuncular da rollerinin hakkını fazlasıyla vermiş. Hele  kasabanın o fotoğraf sanatı içinde ele alınarak çekilmiş görüntüleri izlenmeye fazlasıyla değer. Olay aslında Trılye'de geçiyor ama çekimler kısıtlı bütçe nedeniyle  Mudanya'da gerçekleştirilmiş. -Bunu da yine yönetmen Ümit Ünal söylemişti- Kış manzarası içinde duran sakin kasaba görüntüleri içinizde, kalabalıklardan kaçıp, hele de o ortamları yaşamış biri iseniz bu yerlere sığınma isteğini artırırken; filmin gelişen olaylayları ile bağlantılı olarak aktarılan koyu gri atmosferli, lacivert deniz dalgalarının kayalara çarpmasıyla oluşan ses içinizde bir huzursuzluk çanı çalmasına neden oluyor. Kısaca filmi aynı  ruh haliyle değil, sürekli değişen bir ruh haliyle izliyorsunuz...

Ve işlenen cinayetler... Neslihan'daki yemek yapma tutkusu yavaş yavaş öldürme tutkusuna dönüşüyor; Neslihan dolaylı yollardan hayallerini öldüren kişileri tek tek öldürmeye başlıyor. Bu kez yemekteki maharetini adam öldürmede kullanıyor. Her bir yemek karşılığı bir ölüm;  doğal olarak baş yemeği Çerkez Tavuğu yemeğine karşılık öncelikle kocası gidiyor, aslında kocasını öldürmüyor, sadece ölümüne seyirci kalıyor, ardından ilk kurbanıyla bağlantılı olarak diğer cinayetler geliyor.Tabii olaylar geliştikçe çevresindeki  insanların iki yüzlülüğü, riyekarlığı, menfaatçiliği  de gözler önüne seriliyor. Normalde bir katilden nefret edersiniz, burada konu tiyatral bir biçimde anlatıldığı için ondan nefret etmiyorsunuz; hatta zaman zaman kara kara  gülüyorsunuz. Kara mizah böyle bir şey olsa gerek...

 Yönetmenliğini ve senaristliğini Ümit Ünal'ın yaptığı "Sofra Sırları" sakin bir kasaba köşesinde cereyan eden olaylar içinde tipik bir aile yaşantısının sırlarını ifşa ederken, işlenen cinayetlerin sırlarını sofraya serip üzerini sofra beziyle örtüyor...

17/02/2018
Nurbanu Kablan

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Nurbanu öğretmen im...Uzun zaman oldu; yanıtınızı okudum . Yazmam gerekiyordu. Yazamadım. Özür...Mudanya bir başka alem. Çok güzelll...Evleri, doğası, her şeyiyle. Kesinlikle ilham verici... Dayımın kızı, yengem orada. Sık sık gidiyorum. Zeytinlikleri talan etmişler, binalar çok yüksek. Bulduğum her fırsatta, bir çatı katından denizi, geçip giden vapurları seyrediyorum...Rüzgarı çok kötü. Sarsıntısı, sesi ürkütücü. Alıp götürüyor bir şeyler... Hep duvarlarla konuşuyorum... Filmi daha izleyemedim. 25 gündür her şeyden uzaktaydım. İzleyeceğim. Saygı v sevgilerimle ...Teşekkürler...

Nil ALAZ 
 20.03.2018 13:29
Cevap :
Sevgili Nil, filmden sonra ben de çok merak ettim Mudanya'yı. Yağma edildiğini yazmışsın, neresi yağmalanması ki...Belki ilçeler daha doğal kalmıştır diye düşünmüştüm... Çekimler eski mekanlarda yapılmış demek ki. Rüzgar filmde de sarsıntılı esiyordu. Filmi seyretmesi öneririm. Selam ve sevgilerimle...  21.03.2018 22:16
 

Ne çok hoşuma gider böylesi kültürel paylaşımlar.Sağolun Nurbanı hanım.Siz etkilenip de beğendiyseniz,izleyince bizler de beğeniriz mutlaka.Demet Evgarı ben de beğenirim.İçinin güzelliği yüzünde duran birisi çünkü...Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.

Abbas Oğuz 
 28.02.2018 18:23
 

Bu sıralar sık sık Mudanya v Trilye'ye gidiyorum. Şimdi, daha çok merak ettim. Sizin anlatımınızla v önerinizle filmi izlenecekler listeme aldım. Anadolu kadının çilesi bitmiyor. Aydınlanma gerek. Çok teşekkürler sevgili öğretmen im...Takipçinizim ...

Nil ALAZ 
 28.02.2018 13:54
Cevap :
Nil Hanım vallahi görüntülerden ben Mudanya'ya bayıldım. O ilçelerle ilginiz nedir bilmiyorum (merak da etmiyor değilim)ama insana ilham veren yerler olduğunu tahmin ediyorum. Filme gelince kara mizahı olan bir film keyifle seyredeceğinizi düşünüyorum. Sevgilerimle....  01.03.2018 11:34
 

Bir sinema eleştirmeninden güzel bir yazı okudum az önce! Benim son birkaç yıldır Bezgin Bekir hallerim var. Özellikle sinema, tiyatro ve dizi gündemlerinde. Bir filmi izleyebilmem için güvendiğim bir insandan o film ile ilgili olumlu bir şeyler duymalıyım. Beni itmeli, hadi git izle buna değer motivasyonunu hissetmeliyim. Ben izlerim bu filmi en kısa zamanda:-)) Teşekkürler...

yeşilsoğan 
 23.02.2018 12:11
Cevap :
Sözleriniz için teşekkür ederim. Sinemaya gitmeniz için motivasyon sağlamışsam ne mutlu bana. Bir takım sıradan ve değmeyecek filmlere yüzbinlerce insan gidiyor da iyi filmlere çok az insan gidiyor. En azından verilen emeğe saygı duymak gerekir... Selamla....  23.02.2018 20:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1264
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Öğretmenim, şu anda yurt dışında görev yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster