Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1100
 

"Sonun idam olur.!"

"Sonun idam olur.!"
 

Eski yargıtay Cumhuriyet başsavcısı Sabih Kanadoğlu, İstanbul Barosu tarafından düzenlenen konferansta cumhurbaşkanlığı seçimini yorumlarken Adnan Menderes'i hatırlatmış...

Kanadoğlu, bir avukatın, "Menderes 'odunu koysam seçtiririm' demişti, şimdiki hükümettekilerde de aynı düşünce var." demesi üzerine "Tarihten ders almayanlar aynı sonu bir daha yaşar." dedi...

TARİHTEN DERS ALMAYANLAR AYNI SONU BİR DAHA YAŞARLAR...

YAŞARLAR...

YAŞAR...

Bir ülkede görevi adalet dağıtmak olan biri bu tür açıklamalar yapabiliyor...

Başbakanı açık bir şekilde darbe ile tehdit edebiliyor, sonra çıkıp aynı kişiden hukuğu, adaleti korumasını bekliyoruz...

Demokrasi bekliyoruz hala bu ülkeden...

Bu ülkenin başbakanı beğenirsiniz beğenmezsiniz bu ülkenin başbakanıdır, hatta benim gibi seçim barajından ötürü meşruluğuna bile şüphe ile bakabilirsiniz... Ama eğer meşruluğu konusunda şüpheniz yoksa başbakanı ölüm ile tehdit edemezsiniz..

Hele bir hukuk adamı olarak hiç edemezsiniz...

Ne olur herkes artık görevini yapsın...

Hukuk adamlarını ve silahlı kuvvetleri siyasetin içinde görmek istemiyoruz..!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oysa Türkiye' de siyasetle bulaşık olmaktan en fazla şikayet eden kesimdir yargı mensupları. Yıllardan beri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda Adalet Bakanı ile bakanlık müsteşarının doğal üye olmasına tepki gösterirler. Fakat her adli yıl açılış konuşmasında siyasi söylemlerde bulunmaktan da geri durmazlar. Biraz önce demokrasi ve AB konulu bir yazıya yorum yazmıştım. Tıpkı orada savunduğum gibi demokrasi halk hareketi ile gelmeyip de tepeden indirilmişse, demokrasiden ziyade diktokrasi* gibi hilkat garibesi birşey oluyor. Fikri sakat, iradesi sakat ( sakatlık burada hukuki bir terimdir-baştan itibaren mutlak butlanla batıl anlamına gelir ) bir toplum için bu tür açıklamalar çok da yadırganacak bir durum değildir. Nitekim kimsenin de esaslı sesi çıkmadığına göre, diktokrasi hakettiğimiz yönetim şeklidir. * Diktokrasi tamamıyla tarafımca uydurulmuş " imalat hatalı ya da defolu demokrasi gibi bir anlama sahip uyduruk bir terimdir. Saygılarımla...

Lale Beşe 
 12.03.2007 1:00
Cevap :
Değerli yorumunuz için öncelikle teşekkür ediyorum... Her toplum hakettiği şekilde yönetilir, diyorsunuz.. Haklılık payınız çok... çözüm o zaman bu toplumda distokrasi (!) yi haketmediğine inananların sesinin daha gür çıkmasıdır bence... Sevgi, saygılar...  12.03.2007 2:13
 

Türkiye'de hukukla siyaset iç içe ne yazık ki... Bugünlerde bir komedi var örneğin : bizim hukukçunun biri "Atatürk videolarını Youtube'da yayınlayan yunanlıya 301. maddeden dava açmış. 301. madde ne zaman uluslararası bir madde oldu yunanlıyı ne ilgilendirir... " Burası Türkiye işte... Savcılarımız,askerimiz kendilerini herkesten daha fazla Atatürkçü zannediyor, herkesten daha fazla demokratik... Birileri çorbayı önümüze getiriyor biz de yemek zorunda kalıyoruz... Alıştık artık... Burası Türkiye...

Uzeyir Kadioglu 
 11.03.2007 23:08
Cevap :
Herkes siyasetin bir yerinden siyasete bulaşmış görünüyor... Ordu bir taraftan çekiyor, yargı bir taraftan, üniversiteler bir taraftan... kimse görevini yapmıyor.. Galiba onlara en iyi cevabı yine Mustafa Kemal veriyor: "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.."..! Sevgi, saygılar...  12.03.2007 2:18
 

Dünya üzerinde halen var olan Devletler ile ilgili yazılı olmayan sınıflandırmalar bulunmaktadır. Nedir bunlar? a)Gelişmiş ülkeler b)Gelişmekte olan ülkeler. Gelişmiş ülkelerde, Anayasa ve yasalar neyi emrediyorsa O savunulur ve uygulanır. Gelişmemiş ülkelerde ise mevcut durum, yönetimde bulunanların çıkarlarına uyuyorsa, Anayasa ve yasalar bir farklı, uymuyorsa bir farklı uygulanır. Ancak bu çifte standart olarak yapılan bu uygulama, bundan sonra devam etmeyecek gibi gözüküyor. Neden mi? Büyük şehirlerde bulunan kitap satan yerleri dolaşınız, halkımız özellikle de, gençlerimiz büyük bir açlık içerisinde okumak için kitap satın almaktadır. Okuyan, kültürlü insanlar bir şeye inanmaktadır? Sadece gerçeğe. Gerçek olmayan şeylere sadece gülmektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.03.2007 17:25
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederek başlamak istiyorum... Gençliğin okuduğu doğru ama nitelikli mi okuyor o da tartışılır... Yine de hiç okumayan gençliğe göre niteliği de kazanacağız.. Eminim...! Sevgi, saygılar...  11.03.2007 19:19
 

Sabih Kanadoğlu'nun açıklamasını düşündürücü ve talihisiz buldum..zira darbe ile gelecek olan çözümün uzun soluklu ve demokratik olmayacağını,bu ülkede darbelerin neler getirip neler götürdüğünü hem hukuk adamı gözüyle bakarak gören hem de o yılları bizzat yaşayarak bilen biri olduğu kanısındayım kendisinin..ben bu tür açıklamaları,elinden balonu alınan çocuğun ''seni annene söylerim 'şeklinde ki tehditlerine benzetiyorum..ancak insan,üzerinde yaşadığı topraklarda laikliğin,demokrasininve bir takım hürriyetlerinin bir bir tehlikeye düştüğünü görünce sanırım böyle bir duyguya kapılıyor -ki bende zaman zaman hissetmiyor değilim!-ama yinede orduyu göreve çağırmak yada bu şekilde açıklamalar yapmak tabiki çözüm değil...sevgiler...

ahu aydınlıgil 
 11.03.2007 15:40
Cevap :
Ordunun göreve gelmesi, hiç bir zaman çözüm getirmedi.. 60 darbesinde yerinden edilen Demokrat Parti'nin yerine Adalet partisi daha güçlü bir şekilde geldi.. 70 darbesinde ise yine daha güçlü bir şekilde geldi yerine gelen parti... Hep demokrasi diyelim, başka seçeneğimiz yok, nefesimiz o bizim... Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim... Sevgi, saygılar...  11.03.2007 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2788
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster