Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

“Sorun sensin” diyebilmek

En klişe ayrılık cümlelerinden birisidir: “Sorun sen değilsin, benim!”

Doğruları söyleyemeyen, sorunları dile getiremeyen kişilerin sığınağıdır bu cümle. Kolay kaçış kapısıdır. Hiçbir anlam taşımaz yapı olarak. Basitçe kendini suçlar kişi. Bu sayede karşı tarafın tepkisiyle uğraşmak zorunda kalmaz.

“Onu daha fazla üzmek istemiyorum.” düşüncesini bahane olarak kullanırlar. Aslında kendilerini daha fazla yormak istemiyorlardır. Farkında olmadan kendi yalanlarının esiri olurlar. Halbuki zincirleri kendi ellerindedir. Doğruları dile getirmenin ve açık iletişimin onları özgür kılacaklarından habersiz bir şekilde kendilerini mahkum ederler.

***

İlişkileri tehdit eden genel sorunlardan biri de onu zamanla yıpratan ve sonunu getiren ‘işitilmeyen sorunlar’dır.

Bu sorunlar işitilmez, çünkü en başında dile getirilmez. Orta nokta bulunamadığı için sorunlar büyür, diğer sorunlara liderlik eder, kavga ve tartışmalar yıpratıcı hale gelir. En nihayetinde ilişkiyi yok eder.

İlişki esnasında yaşanan sorunların tahlil edilmesi ve açık iletişimi destekleyen bir biçimde karşı tarafa anlatılması bu yüzden önemlidir.

Yaşam Koçu ve Yazar Jennifer Ottolino, kişilerin beş adımda sorunları yapıcı yönde çözmeyi sağlayabileceklerini söylüyor.

Sınır belirleyin– İlişki süresince yaşadığınız sorunları çözmek için yapabileceklerinizin sınırını belirleyin. Bu adım uzlaşmacı yönünüzü ön plana çıkararak tartışma ve kavgaları önleyecektir. Daha sakin ve çözüme yönelik davranış sergilemek, karşı tarafın yaşadığınız sorunu daha iyi anlamasına imkan verir.

Önce düşünün– Her olumsuzlukta silahlarınızı alıp savaş meydanına çıkmayın. Sakinliğinizi koruyun. Sorunun kendisini ve size yaşattığı hisleri adlandırın. Hislerinizi anladıktan sonra, çözüm için neye ihtiyaç duyduğunuza odaklanın. Kendi içinizde netleşin. Sonra bunları partnerinizle paylaşın.

Destek isteyin– İhtiyaçlarınız doğrultusunda partnerinizden yardım talep edin. “Neden bunu yapmıyorsun?” sorusu yerine “Bunu benim için yapabilir misin?” sorusunu kullanın. Partnerinizi eleştirmek yerine ondan destek istemek, aranızdaki iletişimi daha akıcı ve samimi kılar. Siz ihtiyacınızı karşılarken, o da sizi mutlu edebildiği için sevinecektir.

Barışın- Hislerinizi yeniden kontrol edin ve hala olumsuz hislere sahip olup olmadığınıza karar verin. Olumsuz hisleriniz devam ediyorsa, muhtemelen daha farklı bir şeyler olup bitiyordur ve sürecin tekrarlanması gerekir.

Kabullenin- Sorunun çözüldüğünden emin olmak için durum değerlendirmesi yapın. Eğer partneriniz ihtiyaçlarınızı karşılamak için çaba sarfediyorsa, bunu kabullenin ve verdiği desteğin sizin için önemli olduğunu dile getirin. Bu yaklaşım, söz konusu davranışı pekiştirir ve ihtiyaçlarınızın karşılanmaya devam etmesini sağlar.

***

Yaşanılan ilişki hangi boyutta olursa olsun, karşı tarafla ondan kaynaklanan sorunları konuşabilmek önemli bir unsur.

Hem ilişkinin yok olmasını seyredip hem de “Sorun bende.” diyerek tüm suçu üstlenmek yorucu ve anlamsız.

Olumsuzluklardan kaçınmak yerine “Sorun sensin” diyebilmenin samimiyetini taşıyabilmek lazım.

Engin Göksu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu 5 adımı yaşamımda uygulayacağım. Değil mi yaa. Niye suçu üstlenen biz olalım. Sevgiler.

Bosnalı 
 06.12.2011 10:31
 

emeğinize sağlık

Engin Göksu 
 04.12.2011 22:42
 

cok güzeldi. emeğine sağlık

Engin Göksu 
 03.12.2011 21:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2486
Kayıt tarihi
: 13.12.10
 
 

Bilişim Sektöründeki kariyerine Magnet Dijital’de Operasyon Müdürlüğü yaparak başlayan Elif Alpte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster