Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
441
 

“Söz konusu eğitimse, gerisi teferruattır.” diyorum.....

“Söz konusu eğitimse, gerisi teferruattır.” diyorum.....
 

İğneyi Kendimize Çuvaldızı Başkasına

Geçen yıl işlediğimiz ünitemiz ile ilgili olarak öğrencilere bir “anket” çalışması görevi vermiş ve okulumuzda bulunan 69 öğretmenimizle anket görüşmesi yapılması için öğrencilerin de isteklerini göz önüne alarak öğretmenleri öğrencilere dağıttım. Anket soruları;

1-İnsanlık için tehlikeli olduğunu düşündüğünüz bir teknolojik araç var mı? Niçin

2-İyi ki var, dediğiniz bir teknolojik araç var mı? Nedir?

3-Kullanmasını bilmediğiniz fakat kullanmayı çok istediğiniz teknolojik bir araç var mıdır? Nedir?

Bu anketle öğrencilerim;

1-Yetişkinlerle iletişim kurmasını, soru sorup aldığı cevapları yazmasını öğrenecekler.

2-Teknolojik araçlarla ilgili bilgi sahibi olacaklar

3-Öğretmenlerin teknolojiye yaklaşımları ve teknolojiyi kullanımları ile ilgili bilgi sahibi olacaklar

4-İnsanlık için tehlikeli olabilecek teknolojik araç-gereçler hakkında bilgi sahibi olacaklar

5-Anket hakkında bilgi sahibi olacaklar(dı.).

Öğrenciler ellerindeki anket formları ile öğretmenlerin peşlerine düşmeye başladırlar. Kendi devrelerindeki öğretmenlerle tenefüslerde görüşmeye çalıştılar, karşı devredeki öğretmenlerle görüşebilmek içinde okula erken gelerek tenefüslerde anketlerini yapmaya çalıştılar. Öğrencilerimin büyük bir kısmı anketlerini tamamlayıp teslim ettiler. Küçük bir bölümü ise mutsuz ve kızgın bir şekilde karşıma geldiler.

Ne oldu?

Yapamadım öğretmenim

Niye?

Burada öğrencilerden aldığım cevaplar biraz değişik, ilginç ve (bir eğitimci olarak baktığım için) üzücü

Öğrencinin “Öğretmenim ödevim gereği sizinle anket yapmam gerekiyor, yapabilir miyiz?” sorusuna gelen cevaplar

1-Müsait değilim

2-Benim yerime sen cevaplandır

3-Başka bir öğretmenle yap.

4-Hastayım, doktor konuşma dedi

5-Dersim bitti gidiyorum.

6-Şu anda dinlenme saatim

Tabi ki öğretmen arkadaşlarımın hakları var. 10 dakikalık dinlenme süreçlerinde sıcak bir çay içecekler, bağımlı olanlar sigaralarını içecekler, diğer meslektaşları ile görüş alış-verişinde bulunacaklar.

İnsanların yaptıkları meslekler vardır. Bu meslekler kişilerin özel işi değilse mesai bitiminde işi de biter, mesleki elbiselerini iş yerlerinde bırakırlar ve dışarı çıktıklarında diğer insanlar için o sadece sokaktaki insandır.

Bazen seçim yapma zorunluluğu oluşur. Bence her eğitimcinin de seçim yapması zorunludur. Neyin seçimi, Neyin kararı?

Önce İnsan mıyız, eğitimci mi?

Önce insanız diyorsak orada her şey bitmiştir ve insanca istek ve ihtiyaçlar eğitimin önüne geçmiştir. Tabi ki o zaman,

“Müsait değilim, Benim yerime sen cevaplandır, Başka bir öğretmenle yap., Hastayım, doktor konuşma dedi, Dersim bitti gidiyorum., Şu anda dinlenme saatim” gibi insanca mazeretler, elindeki anket formu ile gözünüzün içine bakan öğrenciye rahatlıkla söylenebilir ve söyleyen öğretmenin tercihidir.

De;

Atatürk’ün” Söz konusu vatan ise, gerisi teferruattır.” sözünü eğitimciler olarak “Söz konusu eğitimse, gerisi teferruattır.” şeklinde söyleyebildiğimiz gün bizi bir yerlere alsınlar diye kapıda beklemekten vazgeçer Çin gibi, Japonya gibi güç oluruz. Bize ne olursunuz gelin diye yalvarırlar.

Bu yazımda ki amacım meslektaşlarımı suçlamak, onları vatandaşın gözünde küçük düşürmek değildir.

Ben, eğitimin okulda geçen süreçle sınırlı olmadığını ve bir ömür devam ettiğini düşünüyorum. Eğitim bir ömür sürüyorsa eğitimcinin, diğer meslek gruplarındaki kişiler gibi mesai saatleri arasındaki süreçte eğitimci olduğunu diğer zamanlarda üzerindeki eğitimci kimliğini çıkartabileceğini düşünmek yanlıştır.

Ben eğitimciyim diyenler için, önce eğitimciyim sonra insan diyebilenler için üzerindeki eğitimci elbisesi asla çıkmaz. Eğitim 24 saat süren bir süreç ise, eğitimcilikte 24 saat süren bir meslektir ve bu yüzden eğitimci olduğunu söyleyen bir kişinin karşısına gelen öğrenciye “Müsait değilim,

Benim yerime sen cevaplandır,

Başka bir öğretmenle yap.,

Hastayım, doktor konuşma dedi,

Dersim bitti gidiyorum.,

Şu anda dinlenme saatim” gibi mazeretler söyleme hakkı yoktur.


Ben, önce eğitimciyim sonra insan ve bu felsefe içinde

“Söz konusu eğitimse, gerisi teferruattır.” diyorum.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1701
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1963 yılında Mersin Silifke'de doğdum. Dokuz Eylül Üniversitesi mezunuyum. Mersin merkezde sınıf öğr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster