Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '15

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
558
 

"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı"

"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı"
 

"söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz"

Yunus Emre

 

Günümüzden yaklaşık sekiz yüz yıl önce yaşamış ünlü halk şairimiz ve düşünürümüz Yunus Emre’nin şiirinde geçen bu kısım, aslında farkına varmadan kullandığımız sözcüklerin kendimizin ve iletişim halinde olduğumuz insanların üzerinde ne denli etkili olabileceğini vurgulayan bir sözdür.

Kullanılan sözcüklerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri günümüzde de bilinmekte ve reklam, sanat ve siyaset gibi birçok alanda kişileri ve kitleleri etkilemeye yönelik kullanılmaktadır, öyle ki yapılan araştırmalar sonucunda tek bir kelimenin bile insanların belli şekilde düşünmeleri konusunda manipüle edici bir etki yarattığı ortaya çıkmıştır.

1974’te bir grup araştırmacı, psikoloji ve manipülasyon üzerinde çalışırken bir deney hazırlarlar.45 deneğe bir araba kazası filmi izletirler. Filmde araba yavaş çekimde başka bir arabaya çarpmaktadır. Araştırmacıların amacı bir betimleme veya tasvir ile insanların görüşlerini değiştirmenin mümkün olup olmadığını anlamaktır.

Film izlendikten sonra araştırmacılar ilk gruba, “arabanın ne kadar hızda çarptığını sorarlar. İkinci gruba, “arabanın ne kadar hızda değdiğini, üçüncü gruba ise “arabanın diğer arabayı ne kadar hızda ezdiğini sorarlar.

Sorulan sorular sonrası deneklerin verdiği hız ölçütlerinin ortalamaları alındığında şöyle bir tablo ortaya çıkmıştır:

Üçüncü grup, en yüksek tahminleri veren grup olmuştur.

Birinci grup, üçüncüden düşük, ikinciden daha yüksek tahminlerde bulunmuştur.
İkinci grup, “değdi” betimlemesi sayesinde en düşük tahminlerde bulunan grup olmuştur.

Yapılan bu araştırma sonucunda insanların betimleme ve tasvirler ile fikirlerinin değişebileceği ya da saptırılabileceği anlaşılmış.

Günlük hayatta olayları açıklamak, tanımlamak ya da anlatmak için kullandığımız kelimeleri çoğunlukla bilinçdışı bir süreçte kendimiz belirleriz ve belirlediğimiz bu sözcükler dâhilinde belli duygu, düşünce ve davranış örüntüsü sergileriz. Örneğin, karşılaşma ihtimalimizin olduğu bir başarısızlık karşında içimizden “bu benim için tam bir felaket olur” şeklinde bir cümle kurarsak, kurduğumuz bu cümleye bağlı olarak sonraki düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız son derece olumsuz etkilenecektir. Durumu tanımlamak için farkında olmadan kullandığımız “felaket” sözü oldukça negatif bir anlam barındıran bir sözcüktür, sözcükte bulunan bu negatiflik daha olay gerçekleşmeden durumu negatif algılamamızı tetikleyecek bir etki yaratacak ve muhtemelen bunun sonucunda yoğun bir kaygı, umutsuzluk ya da çaresizlik hisleriyle mücadele etmek zorunda kalmamıza neden olacaktır. Aynı durum karşısında eğer zihnimizden, “felaket”  yerine “zor” ya da “hoş olmaz” şeklinde bir sözcük kullansaydık olayın bizde yarattığı etki çok daha farklı olacaktı ve bu durum kaygıyı, umutsuzluğu ve çaresizliği daha az hissetmemizde neden olacaktı.

Sonuç olarak; yetiştirme tarzımıza, geçmişte maruz kaldığımız olaylara, içinde büyüdüğümüz kültüre bağlı olarak belli kavramlar doğrultusunda düşünüyoruz. Bu kavramlarımız bizim zihnimizden bir takım otomatik cümleler geçirmemize sebebiyet veriyor.  Birçoğumuz karşılaştığımız olumsuz olaylarda kullandığımız -çok daha olumsuz anlamlar yüklü olan- sözcüklerimizi çoğu zaman fark etmiyoruz çünkü sonrasında ortaya çıkan ve mücadele etmek zorunda kaldığımız olumsuz duygular bizim bu gerçeği görmemizin önüne geçiyor. Ancak böyle olması bu durum değişmeyeceği ya da bir kader olduğu anlamına gelmemekte, eğer zihnimizde üzerinde az da olsa bir denetim sağlarsak ve karşılaştığımız olaylara kelimelerle yüklediğimiz anlamalara dışarıdan bakabilirsek tüm bunların hayatımızı ne denli etkilediğimizi çarpıcı bir şekilde fark edebiliriz. Fark etmek değişimin bir ön koşuludur ve insan kendisine zarar veren bir durumu tekrar etmekten imtina eder ve değiştirmenin yolunu arar.  Bu bağlamda, bu yazı sayesinde zihninizden geçirdiğiniz ve sözle sarf ettiğiniz bazı kelimelerin sizi nasıl etkileyebileceği konusunda küçük te olsa bir farkındalık kazandınız, gerisini getirmek sizin bu konudaki özverinize ve kararlılığınıza bağlı olarak şekillenecektir.

 

Ümit AKÇAKAYA

Uzm. Psik. Dan.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3501
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ,“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster