Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2062
 

"Sus" diyenlere bir çift sözüm var!

"Sus" diyenlere bir çift sözüm var!
 

Yeni Şafak yazarı Sevda Türküsev, Özgecan Aslan cinayeti sonrası Twitter'da #sendeanlat hastagiyle başlarından geçen taciz olaylarını anlatan kadınları hedef alıp, "Maalesef HAKLI çıktım: sosyal medyada yaşadığı tacizi anlatan Kadınlara: susun ve doktora gidin. Hayat dizi değil" tweeti atan Türküsev ardından yaşadığı tacizi anlatan kadınlara "Uğradığı tacizi doktora değil de sosyal medyada yazan kadınlara: Bi kendinize gelin, dizilerdeki gibi kahraman mı olacaksınız sanıyorsunuz?" diye seslenmiş. Yeni Şafak yazarlarından Cemile Bayraktar da Özgecan cinayeti sonrası tepki verenlere Amerika'da da benzer şeylerin yaşandığını söylerek "şimdi çenenizi kapayın" demiş. 

Bu cümleler kadının, kadına yaptığı zulümden başka birşey değildir ve bunun bütün dünyada örnekleri vardır, pek çok sosyal içerikli filme de konu olmuştur. Mesela 2010, Kore yapımı olan "Cinnet" (Bedevilled) isimli  filmde, kadının kadına yaptığı zulüm çok güzel dile getirilmiştir. Filmde, bir adada, adeta köle gibi çalıştırılan, evlendiği eşinden şiddet gören, eşinin erkek kardeşinin sürekli tecavüzüne uğrayan ve bütün olanları bilip susan ada sakini kadınların, bu zavallı genç kadını nasıl cinnet noktasına taşıdıkları anlatılıyor. Bu filmi izlerken en iyi gözlemleyeceğiniz, kadının konuşma ve kendini savunma hakkının olmayışı! Yani ne yaşarsa yaşasın, ada sakini kadınlar, bu zavallı kızın susmasını ve olanlara boyun eğmesini istiyor!

Sevda Türküsev hanımı tanımıyorum ve tanımak da istemiyorum! Çok büyük bir laf etmiş!!! İşte bu ettiği laf, kadının kadına zulmünün en zengin, en katıksız ve en acımasız örneğidir!

Biz susa susa bu hale gelmedik mi? Dişi köpek kuyruk sallamadıkça, erkek köpek peşinden gelmez derler diye, her tacize, her tecavüze uğranıldığında susmadık mı?

Benim de bir anım var :

Apartmanımız yeni inşaa edilmişti. Zeminden yukarı dört kat boştu, yani henüz kimse oturmuyor ve dairelerin kapıları açıktı. Fırından ekmek almış, eve dönüyordum, peşime köpek sürüsü gibi 6 genç takıldı. Öyle bir noktaya geldim ki, ya dar sokakta aralarından geçecek, ya da apartmana girecek ve onlara yakalanmamayı başararak dört kat tırmanıp, eve çıkacaktım. Ben durdum, onlar da durdu. Hareket dahi edemiyordum, ne ilerleyebiliyor, ne de geriliyordum, adeta donup kaldım.

Sonra bütün gücümle merdivenleri tırmanmaya başladım. Onlar da peşimden koşmaya başladı. Sanki ormanda vahşi hayvanlar tarafından kovalanan bir ceylan gibiydim o anda. Merdivenleri üçer-dörder tımanıyordum. Evimin kapısına geldiğimde nefesim kesildi, yüzüme kan oturdu korkudan. Ben kapıyı çalınca, biraz ötemde merdivende bekleyen o ahlak yoksunu, insan müsvetteleri uzaklaştı.

Eve girdim, hiçbir şey yokmuş gibi yaptım. Banyoya gittim ve sessizce ağladım. Anneme olanları anlatamadım, çünkü bana inanmayacağını biliyordum. Yine o meşhur sözünü edecekti, "sen namusunla yürüsen, onlar peşinden gelmezdi" diyecek, yine bana kendimi kötü hissettirecekti.

Sonra kapı çaldı. Komşu kapıda anneme fısır fısır birşeyler anlattı. Ardından annem banyoya gelip, kapıyı yumruklamaya başladı, "dışarı çık sürtük" diyordu. Kapıyı açtım, saçımdan sürükleyerek beni oturma odasına götürdü. Var gücüyle vuruyor, bir yandan da, "seni ekmek alasın diye yolluyoruz, sen peşine mahallenin erkeklerini takıp, apartmanın içinde fingirdeşiyorsun" diyordu.

Ve sonunda öğrendim, bu pislikler benim peşimdeyken komşu hanım görmüş. Ben eve geldikten sonra da anneme "kızına sahip çık, altı herifi peşine takıp   apartmanda alem yaptı" demiş. Ve her zamanki gibi annem "benim kızım öyle birşey yapmaz" diyemedi! Demedi, hiç demezdi! Ben dişi köpektim onun gözünde, kuyruk sallardım!

Evet sustum hanımefendi, sustum çok bilmiş yazar, sustum namus bekçisi hanımefendi!!! Hatta o komşumla karşılaştığımda "peki olanları görüp niye müdehale etmedin, neden kızı rahat bırakın diye bağırmadın" bile diyemeden sustum! Aynen sizin tavsiye ettiğiniz gibi sustum! Ama aynı zamanda ne psikoloğa verecek param ne de beni psikoloğa götürecek mantıkta bir ailem yoktu Hatta bana inanacak, "sen öyle şeyler yapmazsın" diyecek, bana sahip çıkacak birileri de mevcut değildi çevremde.

Arkadaşlarıma anlattığımda yüzüme sanki bir uzaylıymışım gibi bakıp, "benim niye başıma gelmiyor" diyecek kadar zalimdi onlar! Sanki kimsenin başına gelmemiş, sanki koca ülkede karanlık kuytu köşelere sıkıştırılmaya çalışılan bir ben varmışım gibi davranmıştı o zalim arkadaşlarım. O yüzden susup içime attım! Hayatımı altüst eden herkesi, herşeyi, bütün olayları, aynen dediğiniz gibi içime attım!

Çünkü bir kere konuşacak olsam "ruh hastası" dediler, bir kere anlatmaya kalksam "hayal dünyasında yaşıyor, yok öyle şeyler" dediler. Bir kere "ne olur duyun sesimi" diye ağlasam, "aman bırak onun kafası yerinde değil" dediler! Bizim toplumumuz için yaşanılanları inkar etmek ve hiç yaşanmamış kabul etmek, olayları kabullenip, çözüm üretmekten çok daha fazla tercih edilen bir durum maalesef!

Yine aynı gazetenin yazarlarından Cemile Bayraktar'a da bir çift sözüm olacak : Amerika'da da böyle olayların olması, susmak için bir referans mı sizce? Oprah Winfrey Amerika'da milyonlarca kadına ilham olmuş ve milyonların sevgisini kazanmış bir talk şov sunucusu ! O kameraların karşısında dimdik durarak, küçücük bir kızken öz akrabasının cinsel tacizine uğradığını çatır çatır anlattı! Sussa acaba Oprah Winfrey, Oprah Winfrey olur muydu? Hem üstelik, o bahsettiğiniz ülkede yasa var yasa!!!! Ve ben bunları son 16 yıldır bir Amerikan vatandaşı olarak yazıyorum. Orada en ufak bir olay yaşansa, toplum ayağa kalkar, olayın gerçekleştiği yerde bütün şehir halkı ellerinde mumlarla sabahlar! Eyaletten eyalte değişse bile, ülkenin büyük bir genelinde  bir kadına tecavüz edip öldüren kişinin cezası zehirli iğnedir! Sen de var mı böyle bir yasa da bana "çeneni kapa" diyorsun???

Victoria Toumit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 7539
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Gazetecilik mesleğine ilk olarak Hürriyet Haber Ajansı'nda muhabir olarak başladım. Daha sonra Üm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster