Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '12

 
Kategori
Magazin
 

‘Suskunlar’ın sermayesi ‘tecavüz’!

‘Suskunlar’ın sermayesi ‘tecavüz’!
 

Yeni sezonun tanıtımını ilginç bir şekilde gerçekleştirerek dikkatleri çeken ‘Suskunlar’, gelişimini ters yönlü intikamla sürdüreceğini zaten sezon finalinde belli etmişti. Merak ettiğimiz bunun için nasıl bir yol tutulacağıydı. İkinci sezonun açılışı bu merakımızı çok kolay tatmin etti. Artık bundan sonrası sür gitsin piyasası.  

Konunun tıkandığı yerde, ufak tefek ilavelerle olayları başa sardırma yolunun kolaycılığı dizileri uzatmak için baş formül nasılsa… ‘Suskunlar’ da, el mahkûm bu doğrultuda oluşturmuş yeni sezon rotasını.

Sezon yeni ama ana temanın intikam olduğu dizide baş sermaye yine orijinal başlangıçtaki gibi ‘tecavüz’! Gerçek hayattakiler yetmiyormuş gibi dizilerin çoğunda da tecavüz göre göre bir hal olduk. Yoksa topyekûn tecavüz sever miyiz de bu bastırılmış duygularımızı dizilerle tatmin ediyoruz, bilemiyorum.

Sermayesi aynı olan dizide ‘tecavüz’ olgusu yine başköşede fakat bu kez intikam operasyonunu başlatanlar ve tecavüze uğrayanın cinsiyeti değişik. Eh yani tutup da Gurur’un Ecevit’e, Takoz İrfan’ın da Bilal’e tecavüz edecek hali yok ya… Kolay mı, hepsi de güçlü kuvvetli adamlar. Hem onların erkekliği alınmış bir kere. Devamında heyecan olmaz.Tecavüzden bereket uman ‘Suskunlar’ın senaryosu da bu durumda çareyi, savunmasız geline tecavüz ettirmekte bulmuş. Yıllardır sevgili olduğu İbrahim'e bir öpücüğü çok gören Gülten'in kızlığını aldırmış (Ahu kız olmadığından onu es geçtiler herhalde).

Bu görev de hapishanede yaşadıklarının etkisiyle dili tutulan ve camış gibi yatan Takoz’a düşmüş. Geline tecavüz konusunda pek bir cevval davranıp hareketlenerek diziye bereket katan Takoz İrfan(Mehmet Özgür), şefliği yeni bir hayata başlayan Gurur’a kaptırmış olsa da yeni imajının hakkını iyi vermiş. Kötülükte yine harikalar yaratacak gibi.

Gülten’in baba yadigârı ‘Bir genç kızın en değerli çeyizi öpülmemiş dudaklarıdır’ sözlerindeki cinsiyetçi ayrımcılıkla, önceden açık edilen tecavüz sekansındaki en büyük mantıksızlık; cümle mahalleli toplanmış tepinir, damat kahvehanede eğlenirken gelin odasında tek bir Allah’ın kulunun bulunmaması… Gelinin böyle yalnız bırakılması olacak iş değil ya neyse. Demek ki, ya bu kız kaya kovuğundan çıkmış ya da izleyici çok saf görülmekte. ‘Şebeke’den ilham alarak soralım biz de… Sizce?

Dizinin bir Nisan sürprizinde gözyaşını bile…

‘Yağmuru Bile/Even The Rain’filminin finalindeki küçük şişeye doldurulmuş su hediyesini (Emperyalistlerin Bolivya’nın suyunu bile sömürdüklerini simgeliyordu) hatırlatan bir biçimde gözyaşını şişeleyip dağıtan Gurur’u izlerken, ‘ağlarken küçük şişeyi nereden buldu’ sorusu takıldı aklıma. Acaba ağlamadan önce akıl hastanesinin başhekiminden mi temin etmişti gözyaşı şişelerini de, sonradan ağlayıp doldurmuştu içlerine? Hani demişler ya, delidir ne yapsa yeridir. Tabi bir de amirini öldüren katil polise kolayca akıl hastası raporu verilmesi ve bu da yetmiyormuş gibi tek bir doktorun görüş bildirmesiyle salıverilmesi durumu var. Bu işler bu kadar kolay mı, diye düşündürüyor insana.

Bir Nisan sürpriziyle intikam oyununu sergilemeye başlayan ve gözyaşını bile intikama alet eden ‘Suskunlar’da bir diğer yama, Ecevit’i ortak etmek isteyen patronunun ‘Kuyudibi arkadaşlığından kurtulma’ dayatması. Ecevit’i, izini kaybettirip yeni bir başlangıç yapması için Nisan’ın şirketine yollamak da aynı sürümün ürünü. Adamın ilk işi, yeni patronu Nisan’ı alıp Kuyudibi’ne gitmek olduğuna göre nerede kaldı yeni bir hayat yönlendirmesi? Hepsi de, havada kalan ve sırıtan uzatma taktikleri.

İlk sezonun parsasını toplayacak olan ve gücünü oyuncularından alan‘Suskunlar’ın ikinci sezon serüveni, ‘Zemin sağlam olacak ki üstüne bir şeyler dikebilelim’ diyen Nisan’ın sözlerindeki mantığa dayalı. Bu bakış açısıyla uyumlu bir yapı sergileyen ‘Suskunlar’da, orijinal öykünün sağladığı zemini güçlü olduğundan üstüne Ahu’nun fotoğrafçılık serüveni, kumsala davetiye servisi, tombaladan çıkan bir Nisan sevgilisi ve daha niceleri rahat rahat dikilebilir. Sonuçta, her iki grupta da birincilik kürsüsüne yerleşilir. Hatice’ye değil neticeye bakanlar için ideal bir tatmin.

 

Anibal GÜLEROĞLU

guleranibal@yahoo.com

www.twitter.com/guleranibal

 

 

 

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1061
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1676
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster