Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1092
 

"Teşkilat" hakkında – 3

"Teşkilat" hakkında – 3
 

Kan çiçekleri


12 EYLÜL’E DOĞRU Teşkilat’ın en karmaşık ve kapsamlı yaptığı faaliyetler 12 Eylül öncesi ve 1990 sonrasına tekabül eder. 12 Mart öncesi de yürütülen Üniversite öğrencilerini çengelleme faaliyetleri bu dönemde hızlandırılmış ve kapsamı da genişletilmiştir. Bu uğurda farkında olmadan hemen her devlet görevlisinden istifade edilmiştir. Bu amaçla çengellenen öğrenciler 2 sınıfa ayrılmaktaydılar. Kendi görüşlerinde anarşi ve terörü kitleselleştirme operasyonlarında lider kadrolarda yer verilenler; millet menfaatine ve yüce devlet adına çalıştığını zannederek bu uğurda yetiştirilen bazı kahramanlar.. Birinci sınıfta yer alan Che Guevera özentisi romantik kahramanlık sevdalıları zaman içerisinde olayın içyüzünü fark ettilerse de hem kendi fanatiklerinden hem de her an nerede olduklarını bilen Teşkilat mensuplarından korktukları için ve , diğer yandan maddi açıdan ummadıkları bir hayatı elden kaçırmak istemediklerinden bu pozisyonlarını devam ettirmişlerdir. 12 Eylül’e doğru ve daha sonra bu gruptakiler yurt dışına kaçmış ve müreffeh bir hayatı kısmen terör, kısmen kaçakçılık suçlarına iştirak kısmen de arkalarını verdikleri yabancı devlet istihbaratlarının destekleriyle sürdürmüşler, ancak haddi aşanlar ya da artık fayda temin etmeyecekler de ya Teşkilat yada yabancı ülke ajanlarınca yok edilmişlerdir. Bu iş için dahi davadan döndü denilerek zaman zaman kendi fanatikleri kullanılarak hesaplar kapatılmıştır. Bu sınıftakilerden profesyonelce yaşayanlar daha ziyade sol kesimden olmuş, Çatlı örneğindeki gibi sağ görüşlüleri kandırmak için Alii Devlet adına çalışmak ya da Millet’in kahramanı olmak gibi mesnetler kolaylıkla işe yaramıştır.

Dev-Genç gibi kitlesel terörü savunmayan ve hatta TİP’nin SSCB yanlısı gençlik yapılanması olan İGD’den koparak daha ulusalcı bir yapı olan İYGD’yi kurmayı tasarlayan önce Hacettepe sonra ODTÜ öğrencisi olan ve toplantılarını daha emniyetli diye Emek’te değilde Bahçelievler’de yapan Serdar Alten ve arkadaşlarını yok etmeleri için‘’bu komünistlerin toplantısını basıp sorgulayın ve sonra gerekirse işlerini bitirin’’ emrini veren salak devlet görevlisinin emrini sorgulamayı aklından geçirmeyen sözde kahramanlardır bunlar.. Halbuki bu olay taraflar arasındaki şiddeti körüklemiş, ülkücüleri acımasız hainler diye damgalatmış ve solun taraftarlarını daha da kitlesel teröre doğru itmiştir. İkinci gruptakiler; okurken okullarındaki faaliyetlerden gene ne yaptığının farkında olmayan ve amirlerinin emirlerini sorgulama kültüründen yoksun ve gerçekte bazı Teşkilat üyeleri tarafından kullanılan devlet görevlilerine bilgi veren şahıslar bulunmaktadır. Bunlar daha ziyade ileride kullanılacak kişilerdir. Bu sebepten çoğunlukla Hukuk, SBF ya da İdari Bilimler Fakültelerinden seçilmekte ve bu yolla ileride Hakim, Savcı, Vali yada Emniyet Müdürü olacak öğrenciler, Devlete hizmet ettikleri zannıyla birazıcık da Devlette yükseltilme vaatleriyle bu işe teşnedirler.

12 Eylül’den önce de uygulanan bu stratejiden 12 Eylül’e giden günlerde oldukça istifade edilmiş, elde edilen genç sorgu hakimleri ve genç emniyetçiler sayesinde korkutularak çok sayıda yeni muhbir ya da ajan kazanılmıştır. Bu ajanlardan ileride çok sayıda provakasyonda ya da ajitatif eylemlerde istifade edilmiştir. Örneğin 28 Şubat’a giden günlerde faaliyet gösteren Adalet Bakanlığı mensupları İstanbul Hukuk Fakültesinde okurken kaldıkları Edirnekapı Yurdunda Komando Mustafa tarafından çengellenmişlerdir. Ya da Ankara SBF Basın Yayında okurken angaje edilerek okutulan ve 12 Eylül sonrası aniden akademik unvan verilen 33 kişiyle beraber dalı olmayan İnkilap Tarihinde Doktorası verilen Necip Hablemitoğlu ve kadim dostu Komando Mustafa’nın yetiştirmesi Gökay Mukyen adlı Kırım tatarlarından bahsedebiliriz. Gökay Mukyen önce MHP sonra AP içinde provakatif faaliyetlerde bulunmuş, başarılı olamamış ve 12 Eylül’den sonra atılarak maalesef kendi başına sefil bir şekilde vefat etmiştir. Onun yanında bulunanlardan, polis memuru olan kişinin Çorum ve Maraş olayları öncesi Nenehatun’daki MİT Evinde nasıl talimat aldığını Yeni Düşünce dergisinde yayınlanan Mamak Davalarındaki Hicabi Koçyiğit’in ifadesinden anlamak mümkündür. Bu cahil insanların Devlete hizmet ediyoruz diye birazıcık da maddi imkâna tamah ederek Millet ve Devlete ne kadar kötülüğü bilmeden yaptıklarına şahit olmak içler acısı olsa da; günümüz Türkiye’sinde malum ‘’Ergenekon’’ davasında hangi yüksek mevkilerde bulunanların sırf bunların ajitasyonlarıyla ve kahramanlığa soyunarak aptalca Devlet ve Millet düşmanı durumuna düşmelerine de şaşmamak gerekir.

Bir PTT soygunu dolayısıyla aranırken Ulus’ta Çocuk Esirgeme İşhanı’ndaki bir avukatın yazıhanesinde yakalanan Dev-Genç lideri B. F.’nın Gökay Mukyen’in ahbabı olan siyasi şube polisleri tarafından yakalanması ve bunlarca götürüldüğü hakimler tarafından birkaç gün sonra serbest bırakılması ne kadar şaşırtıcı ise; bu olaydan sonra Dev-Genç başkanlığından ayrılan B.F.’nın bir gece 24:00 Sıhhıye servisine bir arkadaşı ile binerek Necatibey durağında inmesi ve etrafını kontrol ettikten sonra Dev-Genç ile gırtlak gırtlağa mücadele eden Aydınlık dergisine girmesi de olayların sadece sathını gören ve buna göre aptalca değerlendirmeler yapan sözde entellektüeller ve istihbaratçılar açısından o derece şaşırtıcıdır.!! Bu şahıs bugün müzik yapımcısı olarak oldukça varlıklı bir hayat sürmektedir. (kaynak KA) Herkesin bildiği PKK lideri Öcalan ve Hizbullah lideri Velioğlu’nun da Cebeci’deki okullarda angaje edilmeleri de asla tesadüf değildir. İşin garibi hem 12 Mart hem de 12 Eylül’e giden günlerde en faal olan Üniversite hocaları bu okullardan gelmiş, o dönemlerde sözde Ziverbey köşkünde yada Selimiye’de işkence görmüşler ve fakat her nasılsa günümüzün en ateşli ‘’Ulusalcıları’’ olarak bu gün ‘’Teşkilat’’ yüzünden yargılananların da en ateşli savunucuları olmuşlardır.. Herkesin anlamadığı kısım şudur ki; kışkırttıkları darbeler hem akil adamların hem de şerefli TSK mensuplarının uyanıklığı sayesinde bunların istediği yöne kaymamış ve bunların içinde ukde kalmıştır. Bundan sonra da hep böyle olacaktır. (Devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 719
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

1976 yılına kadar Adana'da yaşadım. Lise tahsili sonunda Ankara'ya geldim ve halen Ankara'da yaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster