Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
5894
 

“Türkün Türk’ten başka dostu yok!” aldatmacasının arkasında yatanlar

“Türkün Türk’ten başka dostu yok!” aldatmacasının arkasında yatanlar
 

Düşmanlık; bir insana karşı duyulan öfke ve nefretin birleşmesinden doğan kötü duygudur.


Benelüks ülkelerinde yerleşik bir firmadan iş teklifi aldık. İş teklif almakla bitmiyor tabii. Ülkeyi ve insanlarını tanımak gerekmektedir.  Bunun için en ulaşılabilir yol olan web ortamında araştırmaya başladık. Önce bu bilgileri paylaşacak sonra başlığımızdaki ifadeye geçeceğiz.

Alıntılar bir forumdaki yazışmalara aittir. Ve hiçbir düzeltme yapılmadan aynen aktarılmaktadır.

***

“Arkadaşlar, bütün forumu okudum ( yani bu Belçika konulu olanı ).... Bende Belçika'da doğdum büyüdüm ( limburg ) ve 2 yıldır TR deyim... İyi ki gelmişim, geri dönmeye de hiç niyetim yok. Hatta ailem arkadaşlarım da hep aynısını soyluyor.. İyi ki gitmişsin diye.

Çünkü Belçika'da bir yabancı için hayat çekilmez hala gelebiliyor. Kızlar bu konuda tabi biraz daha şanslılar. Dili ne kadar iyi konuşursan konuş, görüşünü de geçelim hadi, sarışın mavi gözlü Türkler de var, ama yinede yabancısın, ismin yabancı... Her zaman 2. sınıf vatandaş muamelesi görürsün.

Ben bu güne kadar hic bir sorun yaşamadım. Ne okul, ne iş hayatımda, ne de arkadaş çevremde. Yani bunu her zaman yansıtmazlar ama var, onlarda o korku var. En basit örneği okulda yaşadım. Bir yerde senin bir yabancı olarak ilerlemeni istemiyorlar.

Bunu yaşayan tek ben değildim. Ve benim bi yunan öğretmenim vardi ve üzerime ( ve diger yabancı arkadaşların üzerine ) o kadar cok düsüyordu ki, bizi hep uyarırdı, çalışın başarılı olun diye, yabancılarında bunu başarabildiklerini gösterin derdi.

Şimdi herkesi aynı kafese koymak yanlış olur tabi.. Aralarında Türklerle iyi olanlar yok mu? Var tabiki. Sen çaba gösterirsen, kimsenin sana zararı dokunmaz. Bu her ülke için geçerli... Ama bizin Türkler değişmeye yanaşmıyorlar. 30 yıldır Belçika'da yaşayıp'ta hala dili öğrenemeyen nice insan tanıyorum. Ya da hala çocuklarının Belçikalılarla arkadaş etmesine karşı cıkan aileler...

Tamam kültürümüzü kaybetmeyelim, örfümüzü ve adetlerimizi unutmayalım, ama unutmamak lazım ki, adamlar da ülkelerini kaybetmek istemiyorlar.

Herşeye rağmen Belçika'yı seviyorum, doğduğum büyüdüğüm ülke, özlüyorum, frietjes, wafels, zuurtjes ama Istanbul'dan vazgeçmem!!!”

*

Kardeşim dediklerinde çok haklısın hatta yunan öğretmen konusundada aslında bizim yunanlılarla düşmalığımız yok o düşmanlık politik ben yunanistana da gittim insanları iyi türkü de seviyorlar bizlere karşı çok iyiler hele dışarda bir yunanlı ile başka bir ülkede ol hemşerin gibi oluyor dediklerinde çok ama çok haklısın..”

*

Evet kesinlikle öyle , benim belçika'da okulda, mahallede yunan arkadaşlarım vardı ve bizim yedigimiz ictigimiz ayrı gecmezdi.. bende gittim yunanıstana ve ilk başta belçikalı sandılar ( belçikadan yunan arkadaşımla beraber gitmiştik ) sonra türk oldugumu ogrendıklerınde daha da boyle cana yakın davrandılar, mesela arkadaşın annesi kalktı beni bi kez daha kucakladı ( 2 gündür ordaydık:P) Meger kadın eskiden İzmir'de doğmuş ve cocuk yaşta geri donmek zorunda kalmış... ve hala çat pat türkçe biliyormuş...”

...

Yukarıda üç ayrı kişiye ait görüşleri öğrendikten sonra, aşağıda da bizim yaşadığımız bir olay aktarılmaktadır.

1998 yılında İspanyol bir firma bizi yılsonunda ülkesine davet etmiş, yolculukla ilgili  biletleri de bize kurye ile göndermişti.

Bilet Atina üzerinden aktarmalı olarak Barselona varışlıdır.

Atatürk Havalimanından hatırladığım kadar  (Olimpiya şirketine ait olabilir) 40-50 kişi kapasiteli küçük bir uçağa bindik, Atina’ya indiğimizde aktarma için transit salonuna yöneldik, pasaportlarımızı kontrol için alan görevlilerin yüzüne bir tebessüm yayıldı ve bizi transit salona götürerek beklediğimiz süre bize gerekli olacak yerleri de göstermeyi ihmal etmediler.

Anladığımız, yüzlerindeki ve hareketlerindeki ifadelerden bir düşmanlığın olmadığı hatta size yardımcı olarak iyi niyetlerini belirtmeleridir.

Peki, bize neden;

-"Arapları,

-Yunanlıları ve Ermenileri düşman olarak öğretmektedirler?

Irklar ve halklar neden birbirine düşman olurlar?

Düşman olması gerekenler varsa bunlar hükümetler olmamalı mıdır?

Madem birbirimize düşmanız, İnsana sormazlar mı?

-Neden Paris’ten giysi, Almanya’dan otomobil, Amerika’dan silah alırsın?

Evet, neden?

...

1871'de Alsas-Loren bölgesini Almanlara kaptıran Fransa bu acıyı 50 sene boyunca unutmaz... Aslında Fransızlar için bir Alman tehlikesi tarih boyunca vardır, yani aralarındaki düşmanlık da tarihidir.

Alsas-Loren 1. Dünya Savaşının ana nedenlerinden de birisidir. Aynı Almanya 2. dünya savaşında da Fransa’yı tamamen işgal etmiştir.

Bunlarla birlikte, 1930'ların Fransızları Hitler’in bir gün Fransa’ya saldıracağını da çok iyi bilmektedir. Aralarında tarihi bir düşmanlık vardı çünkü.

Tüm bunlara rağmen 2. dünya savaşından sonra ne olmuştur?

2 devlet de savaş baltalarını gömmüş ve düşmanlığı bırakıp kendi inisiyatifleriyle AB'nin yolunu açmışlardır.

Günümüzde o kadar ileri bir dostluğa ulaştılar ki, artık 2 ülkenin birleşmesinden oluşacak “FransAlmanya”  bile konuşulur olmuştur.

...

Düşmanlık, kastedilen manada hep vardır. Çünkü bu bir insani duygudur.

Ancak, 21'inci asır bilgi çağında bu düşmanlık duyguları artık dostluğa dönüşmelidir.

...

"Ulus devletlerin her zaman muazzam düşmanları olmak zorundadır"

Bu, siyaset biliminde ulus devlet konusunun ana cümlelerinden biridir. o "muazzam düşmanlar" ülke içinde kaynaşmayı, milli duyguları ateşlemeyi sağlar.

Bizim için de en mükemmel düşman her zaman Yunanlılar olmuştur! Yani, düşman olmamız kasıtlı olarak bilinçaltımıza yerleştirilmiştir.

Zaman sizce de  tarihi düşmanlıkları tarihi dostluklara dönüştürme zamanı değil midir?

...

Unutmadan;

Ülkemizi işgal edenler; İngiliz, Fransız, İtalyan...

Düşmanlarımız onların kuklaları, Ermeniler, Yunanlılar, Bulgarlar ve Araplar!

Bu işte bir yanlışlık yok mudur?

www.canmehmet.com

Süleyman Akyürek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimin Döneminde (Ülkemizi İşgal eden İngilizler) arsa,arazi,ev satın almışlardır?Mustafa Kemal Atatürk'ü bir nevi ingiliz iş birlikçisi olarak gösterenlerin İngilizlere,İtalyanlara,Fransızlara olan menkul, gayri menkul satışları Türkiyenin artan itibar'ı olarak göstermeleri ne demektir?

mehmet binlik 
 11.08.2012 1:50
Cevap :
Değerli Mehmet Binlik, okuyanlar görüşlerinizi değerlendireceklerdir. Sağlıcakla kalınız.  12.08.2012 10:57
 

Düşmanlıklar da dostluklar da karşılıklı ve yürütülen politikalar. İdeal olan dostluk. Ama şişede durduğu gibi durmuyor ki...

Hüseyin Seyfi 
 13.07.2012 15:02
Cevap :
Değerli Hüseyin Seyfi, İşaret ettiğiniz gibi "yürütülen politikalar!" doğru ve ehil olanlarca kurgulanmadığı için bugünlere geldik. Konuya ilginize ve yorumunuza teşekkür ediyoryum. Sağlıcakla kalınız.  13.07.2012 15:36
 

Merhaba, Halkların birbiriyle iyi geçinmesi ile devletlerin menfaat konularındaki düşmanlıkları arasında elbette büyük farklar vardır. Bu nedenle bu iki konuyu birbirine karıştırmamak lazım. Konu insan ilişkilerine gelince gerçekten de Yunanlıların özellikle yurtdışında iken karşılaşmanız durumunda hemşehri gibi olmaları çok güzel bir şey. Bu duyguyu ben de çok defa yaşadım. Özellikle yemekler ve mutfak konularında bir hayli lezzetli sonuçlar ortaya çıkmıştır çok defa. Bunun yanında Türkleri düşman olarak belleyip Türklere hiç yanaşmayanlar olduğu gibi, Türklerle bir sıkıntısı olmayıp İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda at üzerinde denizi işaret eden Atatürk heykelini görünce Yunanlıların "megalo idea"sı gibi bizim de Yunanistan'a saldırmamız gerektiğini düşünüp, bana doğru olup olmadığını soranlar da olmuştur. Yani bu gibi konularda benzer şekilde onların da bir kısmının bilinçaltına Türklerin tehlikeli olduğu vb gibi şeyler işlenmiştir. Yine de sonuçta iyi geçinir iki halk da.

Yagiz Alpat 
 13.07.2012 13:26
Cevap :
Değerli Yağız Alpat, emek vererek paylaştığınız görüşleriniz için teşekkür ediyorum. Sizin yorumunuzu vesile kılarak okuyanlara iki soru soralım; Osmanlının himayesinde asırlarca bir arada üstelikte huzur içerisinde yaşayan, Rum, Ermeni, Kürt, Süryani, Yahudi, Arnavut ve benzeri halklar kimin için üretti, kendisi için üretirken kime destek verdiler? "Amerika birleşik devletleri" ile "Avrupa birleşik devletleri" diğer adı ile "Avrupa birliği" insanlarımıza ne ifade etmektedir. Sağlıcakla kalınız.  13.07.2012 14:30
 

Sayın dostum bence oldukça pembe bakmışsın her şeye. Allahtan devletimiz senin gibi düşünmüyor. Zamanında Atatürk ile Venizelos o kadar samimi oldular ki birbirlerine gidip gelmeye başladılar. Ama bu dostluk günlerinde Yunanlılar birden deniz sınırını 12 mile çıkardığını ilan etti. Bu ne anlama gelir ? sen egede değil gemi balıkçı teknesi bile yürütemezsin. Ve deniz kanunlarına görede yaptıkları yasal bir iş. Yani sana tavsiyem insani ilişkilerle devlet ilişkilerini karıştırma ve gardını da hiç bir zaman düşürme. Türkiyede yaşayan ermenilere sor bakalım onlara göre biz soykırım yapan katilleriz aynen böyle diyorlar ve bunu bizim ülkemizdeki okullarında öğreniyorlar. Siz biraz pembe dünyadan bakmışsınız olaylara.

yavuz dalkiran 
 12.07.2012 8:57
Cevap :
Değerli Yavuz dalkıran, bilirsiniz, gelişmiş toplumların en belirgin özelliklerinden birisi de bir meseleye çok farklı pencerelerden bakabilmeleridir. Bizler de farklı düşüneceğiz ki, birimizin düştüğü hataya diğerleri düşmesinler. Bizler, Rumlar, Ermeniler, Kürtler ve Yahudiler ile yaklaşık 800 yıl birlikte yaşadıktan sonra Rus, İngiliz ve Fransızların, Osmanlıyı yıkmak için kışkırtmaları ile sorunlar yaşamaya başladık. Önce bu gerçeği dikkate almalıyız. Avrupa, kendi içerisinde yüzlerce yıl kavgadan sonra bugün tek bayrak, tek para sistemi altında toplanarak yeni dünya düzeninde, Amerika ve Rusyanın karşısında ezilmemenin yolunu bulmaya çalışırken, bizler neyimize güvenerek ve hala yaşananlardan bir ders almadan çevremizi düşman olarak görmeye devam edeceğiz? Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  12.07.2012 19:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1049
Toplam yorum
: 2662
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1717
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster