Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2030
 

"Tutku Oyunları" oynayan küçük çocuklar...

"Tutku Oyunları" oynayan küçük çocuklar...
 

Söze hemen girelim: "Tutku Oyunları"nın daha başlangıcında, nasıl bir filmle karşılaşacağınızı anlıyorsunuz. Durgun anlatımı aldatmak ve aldanmakla motifli hikâyeyi ön plana çıkaracak, yönetmen her şeyi sakin sakin anlatacak ve biz de tüm bunlara rağmen filmin sonuna kadar merakla izleyeceğiz.

Bir nevi dinginliğin mıknatıs etkisi diyelim... Film, Amerika'nın bir taşra kasabasında çocuklarını parkta eğlendirmeye çalışırken dedikoduyu da elden bırakmayan ev hanımlarını tanımakla başlıyor. Bu arada kasabada çocuk tacizinden sabıkalı Ronald da (Jackie Earle Haley) hapisaneden çıkmış ve kasaba halkının arasına karışmış.

Park müdavimleri herkesin çalıştığı saatte çocuğunu gezdirmeye gelen Brad'e (Patrick Wilson) de kafayı takmış ve onu takip ediyorlar. Bir gün aralarındaki Sarah'la (Kate Winslet) onunla tanışıp tanışamayacağı konusunda bahse bile giriyorlar.

Tanışıyorlar, hem de çok ilginç bir istekle birlikte ilişkilerinin ilk tohumu da atılmış oluyor.

Brad hukuk fakültesinden mezun ama işsiz, pek de işe gönlü olmayan biri olarak günlerini geçirmekte. Bahis karşılığı da olsa Sarah ile tanışmak onun da hoşuna gidiyor

Basit bir tanışma olarak başlayan ilişki Sarah'ın eşinin internette pornografi düşkünü olması ve Sarah'ın onu keşfetmesiyle, Brad'in de eşinin çocuğu bahane ederek ondan uzak durmasıyla "yakınlaşıyor"...

Bu arada Brad kendini kasabanın hapishaneden çıkan çocuk tacizcisine karşı kurulan ekibin içinde buluyor.

İllegal bir ilişkinin karşı konulamaz şekilde ilerlemesi ve bir namus timsali şeklinde tecavüzcüye karşı davranışların irdelenmesi de cabası...

Filmde Todd bir "ev erkeği" gibi gösterilmeye çalışsılsa da, istekleri konusunda kararsız, gününü kurtarma peşinde ve oldukça saf... Öylesine saf ki, kendisine ilgi gösteren kadını görebilmesi için, fototğraf gibi maddi bir kanıtı görmesi gerekiyor.

Todd, karısı Kathy dışında mahallenin çocuklu kadınlarınca yakışıklı bulunuyor ve arzulanıyor.

Sarah ise kocası Richard'la olan evliliği kötü giden eski bir feminist. Banliyöde Todd'la tanışmaya cesaret eden tek ev kadını o.

Parkta çocuklarını gezdirirken arkadaş olan Todd ve Sarah arasında zamanla gelişen ilişki, ikik kişini kendi olarak kabul edildikleri ve sevildileri bir ilişki.

Bu ilişkide beklentilerin olmaması ve karşılıklı yaşanan "tutku"nun yakıcılığı, bu iki çocuk sahibi yetişkini adeta "küçük çocuklara" çeviriyor...

Kocası Richard, Sarah'ın bu başına buyruk halini fark etmiyor bile, çünkü kendisi kafayı internetten bulduğu bir striptizciye takmış durumda.

Bütün bu karakterleri birbirine bağlayan ise çocukları tacizden hapse girmiş Ronnie'nin mahalleye geri dönüşü. Ronnie normal bir hayat sürmeye karar vermiş izlenimi yaratsa da işin aslı pek de öyle değil. Üstelik annesinin yardım çabalarına ve buluştuğu kıza rağmen...

Filmde Kate Winslet, tedirgin dura ama aslında son derece kendinden emin küçük çocuğu çok başarılı canlandırıyor. Yer yer şaşırtıcı komiklikler, isabetli gözlemler ve son derece gerçek duruş içinde, edebi bir metni başarıyla dolduruyor.

Oscar adayı da olan Jackie E. Haley ise "gerçek bir sapık" olmuş ki, en iyi performansı da o vermiş...

Yönetmen Todd Field, ne tür bir hikâye analattığını ve bunu nasıl anlattığını farkında, her şeye hakim...

Tutku Oyunları” bir roman uyarlaması olsa da, filmin yönetmeni Todd Field ve kitabın yazarı ve senaristi Tom Perrotta kitaptan bağımsız olarak kurgulanmış bir film yaratmışlar.

Perrotta, bu filmi yapma projesi ortaya çıktığında kitabı birebir uyarlamak yerine, kitabı rehber olarak kullanarak ortaya farklı bir hikaye çıkarmaya çalıştıklarını belirtmiş.

Kitabın yazarı olarak Perrotta, Todd Field ile yaptıkları ortak çalışmada, Field’ın da yaratıcı fikirleriyle karakterleri yeniden şekillendirmek ve kitabı farklı bir gözle tekrar yaratmak için uğraşmış.

"Tutku Oyunları" uzun ve ağır tempolu bir film. Karakterleri iyi inceliyor, her birinin gelişimi üzerinde durarak ilerliyor. Hikâyeyi daha çok karakterlerinin üzerinden çözümlemeye çalışıyor. Film boyunca sık sık sembollere başvuran yönetmen, sık sık edebiyat sanatına da göz kırpıyor.

Böylece ortaya iki yetişkinin, gerçeklerle tuz buz olan, hayal dolu dünyaları çıkmış ki, gerçekten de "küçük çocuklar"ın kim olduğunu soruyor insan? Anne ve baba mı yoksa onların çocukları mı?

Ya sevişiyor ya da yok etmeye mi çalışıyoruz? Yal aldatıyor ve hayal kuruyor ya da aldanıyor ve önce kendimizi mi kandırıyouz?

Her ne kadar daha önce görülmüş hissi uyandırsa da, "Tutku Oyunları", önyargı ile anlayışın, olgunluk ile çocukluğun, nefret ile kendine ceza vermenin tam bir alegorisi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3569
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster