Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
100
 

“Ulusun çıkarına olduğuna karar verirse, başkan yasayı çiğneyebilir mi?”

“Ulusun çıkarına olduğuna karar verirse, başkan yasayı çiğneyebilir mi?”
 

“Yanıt: Devlet Başkanı yaptığı zaman bu yasa dışı değil demektir.

Soru : Tanım gereği?

Yanıt: Kesinlikle. Başkan örneğin ulusal güvenliğe, iç barışa ve düzene önemli ölçekte bir tehdit durumunda bir onay verdiğinde Başkanın bu kararı, gereği için harekete geçenlerin eylemlerini yasayı çiğnemeden gerçekleştirmelerini sağlar. Aksi halde olanaksız bir konumda olurlar.

Soru: Buradaki esas nokta: belirleyici olanın başkanın kararı olması (mı)?”

Yanıt: Evet…

Soru:..başkan emir verirse durum yasal olur derken, anayasada ya da temel haklarda başkanın yasaların üzerinde egemen olduğuna dair herhangi bir şey var mı?  

Yanıt : Hayır. Anayasada bu anlamda spesifik bir şey yok. Her bir kelimesini, detayını ve başlığını okumadım, ancak bir başkan söz konusu olduğunda, savaş zamanında, konuştuğumuz haklar için zorunlu olarak normalde yasa dışı olabilecek eylemlerin milletin ve anayasanın korunması amacıyla başkanın kararıyla yasal hale gelmesini sağlayan olağanüstü güçlere sahip olduğunun söz konusu olduğunu biliyorum.

Yukarıdaki karşılıklı konuşma İngiliz medyatik televizyon gazetecisi David Frost ile ABD Başkanlığından Water Gate sandalı nedeniyle ikinci döneminin başında istifa ederek ayrılmak zorunda kalan Richard Nixon arasında geçmekte olup, Frost tarafından Nixon’a ödenen 600 bin dolar ve kârdan pay karşılığı yapılan Frost/Nikson röportajından alınmıştır. http://www.streetlaw.org/en/Page/722/Nixons_Views_on_Presidential_Power_Excerpts_from_a_1977_Interview_with_David_Frost

Söz konusu röportajın televizyonlarda yayınlanması sonrasında yapılan bir kamuoyu yoklamasında insanların %69’u gerçeklerin Nixon tarafından hala örtülmeye çalışıldığını, %72’si halâ onun adaleti engellemekten suçlu olduğunu, %75’i de kamuda hiçbir rol almayı hak etmediğini düşündükleri ifade edilmiştir.  http://www.pophistorydig.com/topics/%E2%80%9Cthe-frost-nixon-biz%E2%80%9D1977-2009/

ABD’nin 37. başkanı Richard Nixon ve Water Gate skandalını burada anlatmaya girişmeyeceğim elbet. Ancak, tarihçi ve politik siyasetçi  James MacGreegor Burns tarafından yapılan bir Nixon gözlemini aktarmakla yetineceğim: “İnsan böylesine yoğun duygusal, böylesine parlak ve böylesine ahlaken zayıf bir başkanı nasıl değerlendirebilir ki?

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Değişen ve gelişen toplum ihtiyaçlarını, ancak bu değişim ve gelişime uygun hukuk kuralları ve yasalarla karşılamak gerekir...Örneğin 1982 Anayasası 32 yıldır, ufak tefek değişikliklerle hala yürürlüktedir...Bu durum, toplumumuzun 32 yıldır değişim ve gelişimini yok saymak anlamına gelir...Öncelikle yapılması gereken bu yasanın değiştirilmesi ve değiştirilmesine karşı çıkanların ikna edilmesi gerekir...Buna rağmen, olağanüstü durumlarda ve başkan eğer %50'nin üstünde bir oyla seçilmişse olabilir gibime geliyor...Ama sonuç, başkanın düşündüğünü doğrularsa sorun olmaz; aksi halde, gereği yapılır...Bizim örneğimizde, askeri darbeler de bu düşünceyle olmuyor mu? Selamlar.

cdenizkent 
 30.11.2014 11:58
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. "Tarih" kategorisinden yazmış olsam da yazı güncel siyaset çağrışımı yapıyor doğal olarak. Nixon gerek şahsiyeti ve gerekse dönemi itibariyle ve istifa eden tek ABD başkanı olarak Amerikan tarihinde nadir kötü şöhrete sahip ve nefret edilen başkanlar arasında sanırım. Bunda iktidara gelirken ve iktidarı süresince rakiplerine karşı kullandığı gayri ahlaki ve giderek yasa dışı yöntemlerin büyük rolü var. Alıntıladığım ifadesi aslında, iç savaş sırasında Lincoln tarafından ulus çıkarı bağlamında söylenmiş bir sözü çıkarı için kendi başkanlığına mal ederek klişeleştirmesi sonrasında bazı takipçilerinin zaman zaman sığındığı bir bakış açısı. Böylece meşru kıldığı yönetiminin bedelini insanlık Vietnam'da ve Kamboçya'da yüzbinlerce sivilin ve Arjantin Devlet Başkanı Allende'nin canı ile ödedi. Faşist Pinochet'nin tarihe armağanı da cabası. Her şeye rağmen ABD demokrasisi bu tür otoriter yönetimleri uzun süre sırtında taşımama erdemini gösterebiliyor. Selamlar.  01.12.2014 17:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster