Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '09

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
1522
 

"VAPUR" ya da "GEMİ" denince…

"VAPUR" ya da "GEMİ" denince…
 

Ressam Bilal Geniş


Çocukken, vapur denilince aklıma Kadıköy ve Üsküdar sahillerine yanaşan yandan çarklılar ve halam gelirdi.
Halatların gıcırtısı, karadan uzatılan tahtalar, kâh dikkatlice inen, binen, kâh aceleyle koşuşturarak atlayan insanlar, kalkışta çıkan kar beyaz köpükler ve çığlık çığlığa martılar…
Arabalı vapurda içilen mis gibi demli çay, rüzgâra karışan yosun kokusu, masmavi deniz…
.
Halam ise Kanlıca'da denizin kenarında bir yalıda otururdu.
Yalının camından denizi seyrederken, hemen önümüzden geçen vapurlar eve çarpacak sanırdım. Yüzmeyi, daha dört beş yaşımda belime bağlanan iple boğazın serin sularına bırakılarak orada, yalının bahçesinden merdivenle indiğimiz derin denizde öğrendim.
.
Evin altındaki kayıkhaneye inip sandala binerek, denize açılmak ne heyecan vericiydi yarabbim.
Sandalla Kız kulesine kadar gider, oradan denize girenleri seyreder, biz de yüzer yine geri dönerdik.
Hangi yıllar mı? 1960- 1970 arasındaki yıllar…
.
Sert mizaçlı bir kadındı halam. Hem çok sever, hem de korkardım.
Adını da ben takmıştım. Ona hep "vapurlu hala" derdim.
Önceleri tüm aile kızmıştı bana ama zamanla hepsi halama, "vapurlu hala" demeye başladılar.
Bu gün bile halamdan söz ederken hepimiz öyle deriz.
.
Okula başlama yıllarında bir başka geminin varlığından haberdar oldum.
Nuh'un Gemisi…
Hayalimde kocaman bir gemiydi o..
İçinde bildiğim, bilmediğim tüm hayvanlar vardı.
Çocuk aklım bütün hayvanların olduğu bir gemiyi tam olarak algılayamıyordu. Gülhane parkına götürüldüğümde gördüğüm hayvanları düşünebiliyor ve o gemiyi hayvanat bahçesi gibi sanıyordum.
Rahmetli babaannem, geminin ne işe yaradığını anlatmıştı ama çocuk aklı bu, anlamıyordum.
Soruyor, soruyordum…
.
- Hayvanlar niye binmiş?
- Hepsi bir aradayken kavga etmemişler mi?
- İki fil binince gemi batmaz mı?
- Aslan insanları yememiş mi?
.
Babaannem sabırla anlatırdı o gemiye neden her tür hayvanın bindiğini ve sonrasında binmeyenlerin akıbetinin ne olduğunu.
Dedim ya çocuk aklı diye…
Gemiyi hayvanat bahçesi kadar büyük , tufan denen şeyi de şiddetli yağmur yağdığında, kapımızın önünden deli gibi akarak önüne çerçöpü katıp giden, sel gibi bir şey sanırdım…
Nuh ise beyaz sakallı, tonton, yaşlı bir adamdı benim için…
.
Sonra okula başladım.
Okumayı, yazmayı öğrenirken, minik beynime her geçen gün yeni bilgiler yazılırken bir geminin varlığından daha haberdar oldum.
Bu gemi dedemle Kadıköy'den binip, Karaköy veya Eminönü'nde indiğimiz bol koltuklu, içinde çay içilen, satıcıların sırayla dolanıp bir şeyler satmaya çabaladığı o gemilerden değildi.
Nuh'un gemisi hiç değildi.
İsmi Bandırma Vapuru idi…
O gemi içinde özgür düşünceyi, tutsaklığa karşı koyuşu, düşmana baş kaldırmayı, umudu taşıyordu.
Eskiydi, bakımsızdı, hatta doğru dürüst çalışmayan bir pusulası vardı ama deli dalgalara karşı koyarken, sanki biliyordu umudu taşıdığını…
Bilmeseydi belki de Karadeniz'in hırçın dalgalarında yitip gidebilirdi.
.
19 Mayıs sabahı, Samsun'da güneş daha parlak doğdu sanki.
O günlerden sonra ülkemde dolaşan kara bulutlar teker teker kayboldular.
Zor yıllardı…
Ama önemli olan zoru başarmaktı…
Bizler, başarmıştık…
Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuğu amacına ulaşmıştı.
Yurdun her bir yerine saçılmış çöpler temizlenmiş, aç gözlü arsız düşman İzmir sahillerine dökülmüştü.
Sonra….
Atatürk'ün ülkeyi ayağa kaldırma yolculuğu başlamıştı.

***

Şimdiki gençler gemi denince ilk anda ne düşünürler bilemiyorum.
O sebeple bir kaç gence kelime bazında sormaya karar verdim.
Herhalde akıllarına ilk gelen televizyonlarda yapılan konuşmalardan, eleştirilerden dolayı "gemicik" sözcüğü olur diye düşünüyordum… haklı da çıktım…

Gemi sözcüğü ilk olarak "gemicik" sözünü anımsattı gençlere…hemen hemen tümü, gemi sözcüğünden hareketle " gemicik" deyip, Başbakanımızı ve oğlunu zikrettiler.

Yandan çarklı denince, "televizyonda bir dizi karakteri değil mi" diye sordular.

Nuh'un gemisi deyince hemen hepsinin verdiği cevap aynı, hayvanlar ve tufan…

Bandırma kelimesi, yazlıkçıları, deniz kenarını getirdi akıllarına.
O güzergahta olmasından sanırım bir de "Susurluk" dediler.

Bandırma Vapuru diye düzeltince Atatürk, Samsun ve 19 Mayıs diyenler de , suratıma garip garip bakanlar da oldu.


***

16 Mayısta Bandırma Vapuru ile başlayan yolculuk 19 Mayısta Samsun'a varışta ilk Türk Kurtuluş Hareketini başlatıyor , bu varıştan dört yıl sonra ise genç Türkiye Cumhuriyeti hayat buluyordu.
.
O hareketin nedenini, niçinini ders kitaplarına sadece bilgi olarak koyunca olmuyor…
Zaman içinde ezberciliğe dayalı bir sistemde bazı değerler anlamını, önemini yitiriyor.
Yerini ise televizyonun sundukları alıyor…
Belli günlerde televizyonlarda gösterilen siyah beyaz eski filmler, birkaç yapım, kahramanlık türküleri hep aynı olunca da yüreklerde bir kıvılcım dahi yaratamıyor.
Kanal değiştiriliveriyor hemen…Acı ama ne yazık ki gerçek budur…
.
Geçmişin önemini kavramak için ille de başımıza bomba mı yağmalı?
İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olup, yanı başımızdaki ülkelerde milyonlara varan sayılarda insanları mı öldürmeliler?
Cebren ve hile ile iç ve dış düşmanlar ülkeyi yeniden işgal mi etmeli?
Millet fak-ü zaruret içinde harap ve bitap düşürülmüş mü olmalı?
Hepimiz gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde mi olmalıyız?
.
Erki kullanarak derinleşenler bir bir ortaya çıkarken, derinlerde nelerin gizli olduğu bilinmezken, mafya örümcek gibi ağlarını örerken, güçler ayrılığı dengeleri altüst olurken, hukuk da kendi içinde siyasallaşıp, düşler görürken…
.
Damarlarımızdaki asil kanı reddedenlerin sesleri bunca çıkarken, sorun var diye yırtınanlar, ülkeyi bölme gayreti içine girmişken ve her geçen gün altımız biraz daha oyulurken…
.
Söyleyin ne yapmalı?

..................19 Mayıs Atatürk'ü anma, Gençlik ve Spor bayramımız kutlu olsun…...........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1842
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Salyangozları bilirsiniz... Onları görmeseniz bile geçtikleri yerde bıraktıkları izlerden anlarsı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster