Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1456
 

"Vatandaşlık maaşı"

"Vatandaşlık maaşı"
 

"Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur. Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?“ diye sormuş Şeyh Bedrettin. Bu mısraları okuyunca ilk önce gülmekten alamadım kendimi. Sebep: Şeyh Bedrettin'in çağdaş sosyalizmi andıran düşünceleri son derece insancıl ama ekmek üretmeye emek lazım ve emek bedava olamaz, olmamalı. Emeğin karşılığını alamamak acı ve isyan kaynağı değil mi? Şeyh Bedrettin'e bir kaç sömester İşletme ya da İktisat Fakültesi gerek, diye geçti aklımdan, ki “serbest mal”la “ekonomik mal” arasındaki farkı kavrayabilsin XV. yüzyılın ünlü ismi. 

Nükte bir yana, büyümeye dayalı kapitalist sistemlerde, büyümenin sonsuza kadar devam edemeyeceği gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde yaşıyoruz. Dünyadaki gidişat yeni yöntemlerin kaçınılmaz olduğunu apaçık göstermekte. 

Emeğin bedava olmaması gerektiği rağbet gören bir fikirken, “kayıtsız şartsız bir vatandaşlık maaşı”, dünyanın pek çok ülkesinde tartışılan konular arasında yer almasına rağmen, çoğunun bu konuya sempatik bakmadığı gerçek. 

Benim “vatandaşlık maaşı” dediğim, her devletin vatandaşlarına kayıtsız şartsız ödemesini talep ettiğim, onurlu ve insanca bir yaşam sağlayacak olan asgari ücret fikri yeni bir şey değil. Aynı fikir, Amerika'da Basic Income Guarantee (BIG), Almanya'da Grundeinkommen adı altında biliniyor. 

Hatta dünyanın değişik ülkelerinde bu konuda pilot projeler uygulamada. Namibia uyguladığı bu projeye Basic Income Grant (BIG) diyor. Brezilya'da başkan Lulu 2010'da aynı uygulamayı hayata geçirdi. Alaska'da kişi başına ödenen para 1100 Amerika doları olmasına rağmen bu miktar reel ihtiyaç sınırının altında. Moğolistan, vatandaşlarına ödemeye söz verdiği parayı Alaska'da yapıldığı gibi yeraltı kaynaklarının satışıyla karşılayacak. 

1967 yılında Amerika'da başkan Johnson'un önderliğinde kurulan bir komisyonun, vatandaşlık maaşı üzerine kamuoyuna sunulan fikirleri, kamuoyunda pek olumlu taraftar bulamadı. Amerikalıların çoğu, bu yöntemin halkın çalışma hırsını ortadan kaldıracağına inanıyordu. Ama Amerika'nın buna rağmen yaptığı pilot uygulamarın, çalışma hırsının büyük bir oranda azalmadığı sonucunu ortaya koydu. 1970'lerdeki Mincome sosyal deneyi ise, garanti edilen yıllık bir maaşın, toplumdaki sonuçlarını belirlemeye çalışırken, birdenbire sona erdirilince sonuç kamuoyuna yansıtılmadı. 

Thomas Morus (1478-1535), Joan Lois Vives(1492-1540), Montesquieu(1689-1755), devletin vatandaşlarına maaş garantisi sağlamakla yükümlü olduğunu çok önceleri düşünmüş olan devlet teorisyenlerindendir. Erich Fromm 1955'te “hastalıklı bir toplumdan kurtulmanın yolu”nu, devletin vatandaşlarına çalışıp çalışmamalarına bakmadan ödeyeceği “temel maaş”ta görmüştür. 

İnsan işgücünün yerini makinelerin aldığı toplumlarda üretim ne kadar artacak olursa olsun, modern anlamda işsizliğin önüne geçilebileceğinin illüzyon olduğu unutulmamalıdır. 

Modern bir türetme olan ve “herhangi bir işyerinde geçirilen zaman harici” anlamına gelen “boş zaman” kavramının kapsamına giren ve para elde etmeden yapılan işler de iş olarak değerlendirilmeli, “Vatandaşlık Ücreti” onurlu bir yaşamın parçası olarak etik kanunların içine alınmalıdır. 

İnsana çalışma hakkı tanıyan ve meslek seçme özgürlüğü veren yasal düzenlemelere “Her vatandaş devletinden, temel ihtiyaçlarını giderecek bir düzeyde, -bedensel ve ruhsal çalışma kapasitesine bakılmaksızın-, kayıtsız şartsız bir vatandaşlık maaşı talep etme hakkına sahiptir” diye bir madde eklenmelidir. 

Haydi devrim yapalım! 

Handan Koçak 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vatandaşlık maaşına denk gelmese de kapitalist ülkelerde halkın galyana gelmemesi ve sosyal adaleti sağlamak için askeri maaş, işsizlik ödeneği, sağlık, yakacak, çocuk ödemeleri v.b. gibi ödemeler devletler tarafından yapılmaktadır. Fakat bu ödemelerin sosyal adaleti ne düzeyde tuttuğuna bakmak doğrusu olur. Gelişmiş ülkelerde gelir vergisi, işsizlik ödenekleri ve diğer tüm sosyal olanaklar makul seviyelerde iken, bizim gibi gelişmekte olan ve hala gelişemeyen ülkelerde adaletsizlikler var olmaktadır. Halkın çoğunluğu bilinçli olur ise bu adaletsizliklerin üzerine gidilir ve adil yöneticiler seçerler. Fakat görüldüğü gibi bu malesef ülke vatandaşlarının eğitimi, becerisi, çalışkanlığı, birbirine olan dürüstlüğü ile alakalı olduğundan ülkemizde henüz bu taşlar oturtulamamıştır.Zengin yine çok zengin, fakir hala fakirlik içersinde, eğitimliler ise işsizler ordusuna katılmaya aday olarak beklemektedir. Oysa kayıtdışı ile başedilmesi gerekirken, kayıt altına alınmışların üzerine gidilmeye

Mustafa Çiray 
 06.09.2011 9:27
Cevap :
Ekonomik yönden Avrupa devi olan Almanya örneğinde sosyal ödemeler reel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğinden bu transfer ödemelerin kaldırılıp, onun yerine "Vatandaşlık Maaşı"nın yürürlüğe konulmasının daha anlamlı ve yararlı olacağını savunan ekonomistler var. Halkın eğitim ve bilinç düzeyi elbette heryerde önemlidir. Dünya, yeni toplum düzenlerine yelken açmıştır demek, ütopist kaçmaz. Yorumunuza teşekkürler. Saygılar.  06.09.2011 21:32
 

Bankalar borc verirken mevcut paradan vermezler. Yoktan para yaratip verirler. Bu sebeple faiz talep etme haklari olmamalidir. Zira yeni yaratilan para halka ait olmalidir. Bu sebeple, yeni yaratilan paranin mevcut paradan caldigi miktara karsilik miktar borcludan faize benzer sekilde talep edilir ve halktan toplanan vergiler yerine bir nevi vergi olarak borclulardan toplanan bu para halka hizmet olarak harcanir, icabinda issizlik maasi olarak verilir.

morpheus 
 04.09.2011 6:25
 

Oysa siz hem kapitalistler üretsin sermaye ve sermaye malları biriksin hem de bunları canımızın istediği gibi savurabilelim istiyorsunuz. Siz emeğinizi ve gelirinizi hangi aklı evvelin çarçur etmesine bölüştürmesine yağmalamasına izin verirdiniz? Siz hem pastayı yiyelim hem de pastamız varolmayı sürdürsün istiyorsunuz. Vatandaşlık maaşı ütopyaları "zaten var olan" bir şeyleri paylaştırmayı hedefler. var olan gökten inmemiş insanlarca üretilmiştir. Refah da geçmişte üretilen sermayenin eseridir. Eğer sermayeyi gelecek nesillere arttırarak aktaramazsak fakirlik meydana gelir. Nasıl ekmeği bedava verdiğimizde çiftçinin, nakliyecinin ve fırıncının emeğini çalıp gasp etmiş olursak bedava maaş da sermayeyi var eden müteşebbisin, kapitalistin, herkesin emeğini, mülkiyetini çalmak gasp etmek anlamına gelir. Kaptalizmla sosyalizmin melezleşmesinde kapitalizm ölür, yani refah ve daha kötüsü özgürlük ölür. Ekmek için kölelik mi? Kalsın...

Ögeday 
 01.09.2011 3:40
 

Toplumdaki "en şanssızlara" asgari maaş evrilmesi fikri mantıklıdır. Ama herkese vatandaşlık maaşı fikri sizin gibi bir iktisatçı içib nasıl mantıklı olabiliyor anlamak güç? Sebebi de şu: "Birleri daima öder!" Kaldı ki kapitalizmin büyümesi onun bir "izm" olmasından dolayı insanların zorla yaptığı bir şey değil. Eğer kapitalizm olmasaydı gelişme olmazdı. Sosyalistler gelişemedi çünkü piyasayı yok ettiler ve kar etmeyi imkansız kıldılar. Fiyatı ortadan kaldırdılar ve kaynakları çarçur ettiler. Kapitalizm dediğiniz şey "değere karşılık" değer mübadelesinden başka bir şey değildir. Eğer böyle olmasaydı "yağma" hakim olurdu. Soru şu: "Vatandaş olmanın karşılıksız bir para almak" için yeterli bir bedel olması mümkün mü? Kime göre insanca? Kime göre yeterli? kaldı ki böyle bir maaş sistemi özel mülkiyet ve iş bölümü ile bağdaşmaz. Böyle bir maaş vermeye kalkarak kapitalizmi sürdüremezsiniz. Devamı sonra...

Ögeday 
 01.09.2011 3:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 677
Kayıt tarihi
: 15.06.10
 
 

Antalya doğumluyum. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster