Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
4416
 

"Ve Tanrı kadını yarattı."

"Ve Tanrı kadını yarattı."
 

Kadın aslında okyanus gibidir.


"Kadında ne varsa bir bilmecedir ve kadındaki her şeyin bir çözümü vardır. O çözümün adı da gebeliktir.

Erkek, kadın için bir araçtır yalnızca: amaç her zaman çocuktur. Ama erkek için nedir kadın?

Gerçek bir erkek iki şey ister: tehlike ve oyun. Bu yüzden kadını ister, en tehlikeli oyuncak olarak.

Erkek savaş için, kadında savaşçının dinlenmesi için eğitilmelidir; bunun dışında herşey deliliktir." diyor okuduğum kitapta. Ve şu satırlarla devam ediyor;

"Gerçek bir erkeğin içinde bir çocuk gizlidir: çocuk oynamak ister...Bir oyuncak olmalıdır kadın, tertemiz ve güzel, değerli bir taş gibi ve henüz varolmayan bir dünyanın erdemleriyle aydınlanmış. Bir yıldızın ışık demetleri yansımalı sevginizden! sevginizde yüreklilik olmalı! Sevginizden kaynaklanmalı onurunuz!

Kadın sevdiğinde erkek korkmalı kadından. Çünkü o zaman kadın her türlü özveride bulunur ve erkeğinden başka herşeyi değersiz bulur. Kadın ondan nefret ettiğinde, erkek korkmalı kadından: çünkü erkek ruhunun en derin noktasında yalnızca kötüdür; kadın ise aynı noktada aşağılıktır.

Kimden nefret eder kadın en çok? Demir şöyle demiş mıktanısa: "Senden en çok beni çektiğin, ama kendine çekecek kadar kuvvetli olmadığın için nefret etmekteyim."

"Ben istiyorum." dadır erkeğin mutluluğu. Kadının mutluluğu ise "O istiyor."dur.

"Bak şimdi eksiksiz oldu dünya!" böyle düşünür kadın, bütünüyle sevgiden ötürü boyun eğdiğinde. Ve kadın, boyun eğmek ve bir derinlik bulmak zorundadır yüzeyine. Yüzey ruhudur kadının, sığ sularda yüzen, fırtınalı ve devingen bir zardır.

Erkeğin ruhu ise derindir, onun nehirleri yeraltı mağaralarında akar: kadın onun gücünü sezer, fakat kavrayamaz."

"Ama önce kendin, bedenin ve ruhunla, tamamlanmış bir yapı olmalısın. Neslini sürdükmekle yetinmemeli, yüceltmelisin. Bunun için de evliliğin bahçesi yardımcı olmalı sana.

Evlilik: benim için, bir ikilinin onları yaratmış olanlardan daha fazla birşey olan bir tek yaratma istencinin adıdır. Böyle bir istenci paylaşanların birbirlerine duydukları saygıdır evlilik."

"Sevgide her zaman delice bir yan vardır. Ama delilikte de her zaman bir tutam akıl vardır. Zor şeydir yaşama katlanmak! ama bu kadar hassas olmaya kalkışmayın! Çünkü sonuçta hepimiz sırtlarına semer vurulan şirin eşekleriz.

Yürekli, kaygısız, alaycı, zorba - böyle olmamızı ister bilgelik: O bir kadındır ve bir kadın hep bir savaşçıyı sever."

Ya işte böyle dedi Zerdüşt...

Üstinsan hakkında tanımlamalar yaparken aslında kendisinin bile üstinsan yapısına ulaşamadığı anlaşılıyor. Kadın ve erkek hakkında yazdıklarına gelince çoğuna katılmakla beraber tek bir noktaya katılmıyorum.

Her kadın bir hakikatı barındırır ama bu hakikatı kimseye söylemez. Erkeğine bile. Erkeği olarak kabullendiği insanın kendisi görebilmeli bu hakikati. Ve erkekler bu hakikatı ne yazık ki göremezler.

Yazmak istediklerim bunlar olmasa da okuduğum kitap sayesinde böyle bir yazıyı yazmış oldum. Gerçi sadece Zerdüşt'ün öğretilerini aktarmış olduğum bir yazı olsa da...

Ve Tanrı kadını yarattı ve kesinlikle bana göre kutsal bir amaç uğruna...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Rahmin olan Allahın adıyla" cümlesi kadınla tanrıyı yakınlaştırır zaten. Rahmin yada rahim yani yaratan, üreten anlamında. Çok çok güzel bir yazı. Tebrikler.

Ali İhsan UĞUZ 
 08.12.2009 17:20
Cevap :
Bu yorumunuz için yürekten teşekkürler. Hoşçakalın. Saygıyla...  08.12.2009 20:32
 

Tanrı, sözünü dinlemeyen sevgili Adem yaratığına ceza olsun diye kadını yaratmış olmalı. Ben de sözümü dinlemeyen oğlum evlensin de görsün gününü diyerek onu evlenmeye cesaretlendirmiştim. Bgünlere kadar kadın ve erkek insanlığın devamını birlikte sağladılar. En azından çoğalmak için hep işbirliği yaptılar. Ancak şimden sonra erkeksiz doğurabilecek kadınlar, kadınsız seks yapabilecek erkekler; hatta kadınsız yapay rahimlerde çocuk sahibi olabilecek erkekler; artık avcı adama ihtiyaç duymayan kadınlar... kadının hücresinden hem yumurta hem sperm üretimi teknolojileri bu işbirliğini bozacak galiba. Neyse ki evlilik ve aşk hâlâ daha sırf bunlardan ibaret değil; daha derin ve özel duyumlar ve amaçlar içermektedir. Kadın ve erkeğin tam olarak ayrılabilmesi için, en büyük aşklarının yalnızlık olması gerekecek...

Muharrem Soyek 
 07.12.2009 13:36
Cevap :
Ne dertliymiş yahu erkekler kadınlar konusunda... Sanırım kadınlar erkeklerden daha dertli olmalı yinede. Eskiden feministin biri olarak kadınsal sorunlara çok fazla eğilim gösterirdim. Ceza olsun diye yaratmadı, kutsal kaynakları bir daha gözden geçirirseniz bu yargınız değişecektir. Unutmayın ki kadın adem kuluna yasak meyveyi yedirdiği için ademle havva cezalandırılmıştı. Diğer cinsel yollara gelince bu yeniliklerden haberim olmadığı ve bu konuda geri kafalı(!) olduğum için şanslı saydım kendimi. Yalnızlık hakkında da şunu söylemek isterim. İnsanoğlu yanında kim yer alırsa alsın zaten yalnızdır. Gökyüzündeki yıldızlar gibi...  08.12.2009 20:31
 

Çünkü kadın hayattı. Kadın yaşamın ta kendisidir. Oksijeni.

Yapukay 
 06.12.2009 22:26
Cevap :
Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Hayattı kadın, doğmamış bebek emanet edildi bedenine, o bebeğin önce yuvası, oksijeni, suyu oldu sonra da anne dendi adına.  08.12.2009 20:25
 

Yok oram olmadı yok buram güzel değil!! Bir de giydirip gönderseydi sıyırırdı!! Dolaş artık Osmanbeyi!!!

Ahmet Balcı 
 06.12.2009 21:27
Cevap :
Sizi yaratırken hiç zorlanmamış olmalı değil mi?  08.12.2009 20:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 388
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1134
Kayıt tarihi
: 23.11.07
 
 

Herkes gibi yazar, çizerim. Dünyamı boyarım hepsi bu!..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster