Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1617
 

"Yağmur Altında" aşk ve sinema

"Yağmur Altında" aşk ve sinema
 

Artık sessiz filmlerin dönemi kapanmaktadır ve konuşmaların yeraldığı sesli filmlere geçilirken, ünlü bir sahne yıldızı (Gene Kelly), en iyi arkadaşı (Donald O’Connor) olası kız arkadaşı (Debbie Reynolds) ve kurnaz oyuncu arkadaşı (Jean Hagen) bu zorlu geçiş dönemine yakalanmışlardır.

Müzikal bir başyapıt olan "Yağmur Altında" (Singin’ in the Rain) 'nın 50. yılını kutlayan bu özel versiyonunda sadece bu klasik film değil, aynı zamanda filmin hem yapımcısı hem de şarkı yazarı olan Arthur Freed saygıyla anılıyor.

Benim gözümdeyse bu filmin diğer klasiklerden ve diğer müzikallerden çok ayrı bir değeri var. Film, sessiz sinemadan sessiz sinemaya geçiş döneminde film endüstrisindeki değişmeleri eğlenceli, müzikli ve danslı bir şekilde perdeye yansıtıyor. Dönemin en ünlü iki oyuncusu Don ve Lina; son filmlerinde şöfretlerini iyice pekiştirmişler ve yeni filmlerinin çekimlerine başlamışlardır. Bu sırada diğer stüdyoda çekilen ilk sesli filmin hasılat rekoru kırması üzerine, kendileri de filmlerini çekerler. Çekimler sırasında yaşanan aksaklıklar, Lina'nın cırtlak sesi (playbackle bu sorunu çözüyorlar) ve galada rezil olmaları; filmi 6 haftada müzikale dönüştürmelerini gerektirir. Don da bu arada tanıştığı ve Lina'nın yerine şarkıları söyleyen Kathy'ye âşık olmuştur.

Film her şeyden önce çok eğlenceli. Ele aldığı dönem itibariyle parodi sıfatını da kazanıyor. Müzikleri, dansları, oyuncuları, konusu herşey mükemmel. Kesinlikle izlenmesi gereken bir klasik. Film çok sınırlı bir dönemi işlese de film her daim zevkle izlenebiliyor.

Singin’in the Rain, yapım yılı (1952) ve tematiği dikkate alındığında, günümüz için daha özel bir anlatıma sahip. Çünkü kamera önündeki sanatçıya bakarak tiyatroya, katıksız sahne performansına öykünmeyi anlatıyor.

Romantik komedi ya da iyi bir müzikalden daha fazlası bu film. Film içinde film özelliği, bir yandan öyküsünü eşssiz anlatması, bir yandan film çekimlerini göstermesi, bir yandan sessiz sinemadan sesli sinemaya geçiş, bir yandan eşsiz dans performansları, bir yandan bol bol güleceğiniz zekice espiriler ve son olarak da üstün performanslar...

Bugün sinema, teknolojiyle kol kola girmiş ve oyuncunun performansı aksak bile olsa bir takım teknoloji rötuşlarla, kamera önündeki oyuncuyu da olduğundan büyük göstermektedir.

Film kendisini sinema büyüsüne kaptırmışlarla, oyunculuk yaptığını zannedenlerle, sinema camiasının, kamera önündeki gösterişin ve sunumların yapaylığıyla dalga geçmekle başlıyor.

Güzel görünümlü, kılık kıyafeti yerinde bir aktrist Lina (Jean Hagen). Sessiz sinema izlediğinizi düşünün, bu kadının ses ve aksan problemi olduğunu bilmiyorsunuz... Kamera önündeki kadın oyuncu böylece ünleniyor, baş rol arkadaşı erkek zaten ünlü. Gazeteler, deklanşörler, geceler, kokteyller...

Derken sinemada suflaj ve seslendirme teknikleri kullanılmaya başlıyor. Başlayınca n’oluyor dersiniz. Ne olacak, takke düşüp kel görünüyor. Birileri o kadına bir ses yakıştırıyor.

Çünkü sinema henüz gerçekliğini, anlatım özerkliğini kazanmış değil. Bir takım müzikallerden, danslı-figürlü anlatımlardan ibaret o dönemde çekilen filmler. Reji, plato, film bütçesi gibi kavramlar yok sayılır. Harika dans gösterileri sergileyen birkaç becerikli adam, güzel ve genç bir kadın oyuncu, yağmur, güneş, aşk, dudaktan öpüşme bitti. Sinema filmi deyince buydu yani. O yıllarda çekilip de bugün baş yapıt sayılan birkaç eser aşmıştır bu temayı. Teknolojik sinemanın günümüz izleyicisine hediye ettiği, oyuncu performansının dışındaki materyaller olmayınca iş kamera önündeki oyuncunun salt becerisine, izleyiciyi çekmesine kalıyor. Beceri işte, kişisel yetenek.

Singin in the rain'den tutun, good morning'e kadar bütün şarkılar neredyse kalsik. Aynı zamnda tüm zxamanların en iyi film müzikleri içinde ilk on sırayı hep koruyor.

"Eve geldim ışıklar yanıyor.. Birader Kemal Ankara'dan gelmişti.. Salonda film seyrediyor.. Singing in the Rain.. Yağmur Altında..
Kaç kez seyrettiğimi unuttum.. Ama her defasında ayni zevki, hatta fazlasını alarak seyrediyorum.. Çünkü anılar birikiyor..
Üniversite yıllarım.. Üniversite aşklarım.. Onlarla bu dünya güzeli müzikali, bu insanın içine akan aşk hikayesini ellerine, saçlarına dokunarak izleyişlerim.. Gene Kelly, Donald O'Connor ve de, hem de, en unutulmazı da, Debbie Reynolds'un o yıllar America's Sweetheart olan Debbie'nin hayatıma girişi.. Ona platonik aşkların en müthişi ile tutulmam..
1977'de Debbie'yi canlı seyrettim, Reno'da.. Holly ona aşkımı bilir.. "Sana bir sürprizim var" dedi.. Kalktık MGM Casino'ya gittik ki, Debbie Show!.. Artık teenager değil.. Anne.. Önde bir lise öğrencisi gurubu vardı.. "Siz beni bilmezsiniz, ama şimdi kim olduğumu söyleyince tanıyacaksınız" dedi.. Bağırdı..
"Prenses Layla'nın annesiyim ben.."
O sırada ilk Star Wars sinemaları ve dünyayı kasıp kavuruyor. Prenses Layla, baş kadın rolünde Carrie Fisher var.. Eddie Fisher ile Debbie Reynols'un kızı.. Ayağa fırladı gençler anında..
Singing in the Rain'i de söyledi, tabii Debbie..
1994'te filmin öteki yıldızı ile ayni yerde oldum.. Dünya Kupası'ndaki Üç Tenorlar konserinde.. Benim 300 dolarım ancak tribünde yer bulabilmişti. Onlar bin dolarlık saha içindeydiler, Dodge City Stadyumunda.. Ama dev ekran onları gösteriyordu, Frank Sinatra ile yan yana.. Tenorlar "Hollywood'a Saygı" adlı bölüme geçtiler.. Pavarotti, Carreras ve Domingo Singing in the Rain söylüyorlar.. Elleri ile işaret ederek, selamlar vererek, önünde saygı ile eğilerek.. 80 bilmem kaç yaşındaki Gene Kelly, eşinin desteği ile güçlükle doğrulup ayakta alkışlıyor tenorları.. Gözleri yaşlı.. Ağlıyor.. Ben de tribünde ağlıyorum.. Ertesi yıl öldü Gene Kelly, Sinatra gibi..
Saat yarıma doğru bitti ekrandaki film, gözlerimde nemler bırakarak..
Böyle aşklar da, böyle filmler de artık yok.. Gözlerim ondan mı nemlendi acaba?..
Yoksa, yaşanmış en güzel anlarımı bir defa daha hatırladım ondan mı?..
" [*]

Bu filmi izleyin ve ruhunuz aydınlansın... Sevmenin en güzel hallerinden biri "yağmur altında"ymış diyebilirsiniz...


İşte dünyanın en güzel film müzikleri listesinden bazı ünlü filmler ve şarkıları:

1- Over the Rainbow: Oz Büyücüsü-1939
2- As Time Goes by: Casablanca-1942
3- Singin’ in the Rain: Singin’ in the Rain-1952
4- Moon River: Tiffany’de Kahvaltı-1961
5- White Christmas: Holiday Inn-1942
6- Mrs. Robinson: The Graduate-1967
7- When You Wish Upon a Star: Pinokyo-1940
8- The Way We Were: The Way We Were-1973
9- Stayin’ Alive: Cumartesi Gecesi Ateşi-1977
10- The Sound of Music: Neşeli Günler-1965
12- Diamonds Are a Girl’s Best Friend: Erkekler Sarışınları Sever-1953
14- My Heart Will Go On: Titanic-1997
27- Unchained Melody: Hayalet-1990 29- Born to Be Wild: Easy Rider-1969
31- New York, New York: New York, New York-1977
35- America: Batı Yakası Hikayesi-1961
44- Wind Beneath My Wings: Kumsallar-1988
48- Whatever Will Be, Will Be (Que Sera, Sera): The Man Who Knew Too Much-1956
50- Rock Around the Clock: Blackboard Jungle-1955
51- Fame: Fame-1980
55- Flashdance, What a Feeling: Flashdance-1983
60- It Had to Be You: When Harry Met Sally-1989
65- I Will Always Love You: The Bodyguard-1992
68- Streets of Philadelphia: Philadelphia-1993
70- Summer Nights: Grease-1978
81- I’m Easy: Nashville-1975
84- Put the Blame on Mame: Gilda-1946
85- Come What May: Moulin Rouge-2001
86. I’ve Had the Time of My Life: Dirty Dancing-1987
88- Do Re Mi: Neşeli Günler-1965
93- Lose Yourself: 8 Mile-2002
96- Footloose: Footloose-1984
99- Hakuna Matata: Arslan Kral-1994
100- Old Time Rock and Roll: Risky Business-1983


[*] Hıncal Uluç, Sabah gazetesi, http://arsiv.sabah.com.tr/2006/07/09/yaz02-10-102.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3570
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster