Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1540
 

“Yalnız ve güzel ülkem”

“Yalnız ve güzel ülkem”
 

Üç maymunun hikâyesi değil anlatacaklarım. Bu sefer beş maymun var karşımızda.

Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur ve tepesine iple bir kangal muz asılır. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su sıkılır.
Her bir maymun aynı denemeyi yapar, buz gibi soğuk suyla ıslatılır. Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara doğru hareketleneni diğer maymunlar engellemeye başlar.
Su kapatılıp maymunlardan biri dışarı alınır, yerine yeni bir maymun konulur. İlk yaptığı iş, koşup muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu bir de döverler.
Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir. Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.
Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk atağında diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır.
Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir.
Ama tepelerinde o bir kangal muz hala asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır.


Uzun zaman önce okumuştum bu deneyi. Bu akşam haberleri izlerken yeniden aklıma geldi. İzlediğim haber bültenleri, okuduğum gazete ve köşe yazıları, ne varsa hepsi aynı; şiddet, öfke, kan… Birbirinden nefret eden, öfkesi gün geçtikçe artan, dövüşen ve öldürenler. Bunları önlemek, yatıştırmak yerine gizli gizli destekleyen ve hatta körükleyen medya ve siyasiler…

Böyle gelmiş böyle mi gidecek “yalnız ve güzel ülkem”?

Birbirimizi dövmekten -hatta öldürmekten- vazgeçip, tavanda asılı olan bir parça barışa uzanamayacak mıyız hiç?

Salih ERDAGI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asili olan bir parca barisa uzanamayacak miyiz hic...Hayat kendini yeniliyor, degisiyor sartlar... Selamlar.

Benchwarmer 
 21.12.2009 6:49
Cevap :
Merhaba. Dediğiniz gibi hayat kendini yenilerken bizi de değiştirir umarım. Değiştirir ve belki de içimizdeki barışı buluruz bir gün... Katkınız için teşekkürler. Sevgi ve saygılar...  22.12.2009 23:15
 

Uzanmak istemeyenler, kaderlerine razı olacak ve tarih önünde hep suçluluk hissedeceklerdir. Sevgimle.

Olgun Ekinci 
 19.12.2009 14:35
Cevap :
Merhaba. Yorumunuz Leonardo da Vinci'nin çok beğendiğim bir sözünü hatırlattı bana; "Hakikat zamanın çocuğudur." Zamanla tarihte yapılan yanlışlar, hatalar ortaya çıkıyor. Pişman olmayacağımız, değişmeyen doğrulukların içinde oluruz umarım. Sevgiler, saygılar...  20.12.2009 2:07
 

o da ayrı bir sorun:)) artık çocuklara Barış, Devrim, Deniz, Sinan ismi konulmuyor uzun bir süredir; Sümeye, Furkan, Fatih, Abdullah, Recep ve Berivan, Şivan, Helin, Berfin konuluyor... sevgiler. oysa ne güzel bir sözdür "barış hemen şimdi"...

Ruksan İLDAN 
 17.12.2009 13:03
Cevap :
Barış çocuk yeniden doğar inşallah :) Teşekkürler Ruksan Hanım. Sevgi ve saygılar...  17.12.2009 23:54
 

Harika bir yazı, verdiğiniz örnek tam da bizleri anlatıyor:) Sevgi ve saygılarımla..

SINIR 
 17.12.2009 9:30
Cevap :
Teşekkürler Melda Hanım. Mâlesef bana da çok benzer geldi. Değişebilmek umuduyla... Sevgi ve saygılar  17.12.2009 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 219
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5733
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

Yılın en uzun gecesinde doğmuşum. Bu yüzden midir bilinmez ruhlarımızın özgür kaldığı geceleri se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster