Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '16

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
68
 

'Yanımda Tümay Özokur ve içim çok rahat!'

'Yanımda Tümay Özokur ve içim çok rahat!'
 

Genç yaşıyla, birçok ödül alan başarılı oyuncu Ece Yüksel ile bir araya gelerek, hayatı hakkında bilinmeyenlere cevaplar aradık. Bu başarının, bu işi yapan bütün genç dostlarımıza örnek olmasını temenni ediyor, keyifli okumalar diliyorum.

Çok genç yaşta olmanıza rağmen oyunculuğa nasıl başladığınızı anlatabilir misiniz?

7 yaşımda iken ailemin yönlendirmesiyle hafta sonları gitmek üzere bir kursa kayıt oldum. Kurs başlamadan önce bale, dans veya tiyatro alanlarından hangisini seçersiniz diye sorulduğunda taklit yapmayı çok sevdiğim için tiyatroyu seçtim. Daha sonrasında Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde iki sene boyunca tiyatro eğitimi aldım. Buradan mezun olduktan sonra kamera önü denemek istedim ve Tümay Özokur ile çalışmaya başladım.

İlk kamera önü deneyiminiz ne zaman oldu?

İlk deneyimim 8 yaşında iken bir meyve suyu reklamı ile oldu. Daha sonrasında Hayat Türküsü adlı dizide bir öğrenciyi canlandırdım. Bu diziyle oyunculuğa iyice alışmaya başladım ve sonrasında Bıçak Sırtı adlı projeye başladım zaten. Ve artık kafamda her şey netleşti ve ben oyuncu olmak istiyorum dedim ve yolumu çizdim.

Av Mevsimi adlı filmde birçok usta oyuncu ile beraber çalıştınız. Bu filmdeki ortamı, usta oyuncularla yer aldığınız bu projeyi anlatabilir misiniz?

Çok tarif edilebilecek bir duygu değil. Çünkü imrenerek izlediğim, hayatım boyunca tanışmayı bile hayal gördüğüm oyuncularla aynı projede yer almak harika bir duygu. Bir okul gibiydi set ortamı. Çünkü herkesten bir şeyler öğreniyorsunuz. Hatta okulda öğrenemeyeceğiniz birçok şeyi öğreniyorsunuz.

Peki sette Çetin Tekindor, Cem Yılmaz veya Şener Şen’in sizle deneyimlerini paylaştıkları bir an oldu mu?

Tabi ki de, onlarla çalışmak çok farklı bir duygu ve tecrübe. Çünkü yılların tecrübeleri var ve zaten doğuştan gelen harika yeteneklere sahipler. Tabi ki beni sakinleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlardı, tabi o dönem küçüktüm. Provaları beraber yapıyorduk ve provalarda da çok şey öğrendim onlardan. Çok keyifli bir süreçti.

Nefesim Kesilene Kadar adlı filmdeki karakterinizi sormak istiyorum. Çünkü size birçok ödülü getiren bir karakterdi. Canlandırdığınız karakter ve film hakkında neler söylemek istersiniz?

Film genel olarak Serap’ın üzerinden yürüyen bir filmdi. Serap’ın olmadığı bir sahne yok. Serap’ın içinde bulunduğu dünya, çalıştığı iş koşulları, ailesiyle olan ilişkileri ve Serap’ın bir çıkış yolu bulma çabaları anlatılıyor. Biz filmde Serap hakkındaki birçok şeyi Funda’dan öğreniyoruz. Ancak Funda’nın daha açıklayıcı ve tanımlayıcı olması gerekiyordu diye düşünüyorum. Funda’nın çıkış noktası çok farklı. Funda karanlık içinde de olsa bir ışık bulabiliyor. Ve çevresindekileri eğlendirebiliyor. Düştüğü komik durumlar onu ilgilendirmiyor. Çünkü Funda bunları yaparken çok eğleniyor. Ve Serap’ı da mutlu ediyor. Bu Funda için en büyük mutluluk.

Peki bu film, Altın Koza Film Festivali’nde Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu ödülünü size getirdi. Ödülü almak nasıl bir duyguydu ve Türkan Şoray ile olan görüşmenizden bahseder misiniz?

Türkan Şoray’ı kelimelerle anlatmam mümkün değil. Kendisi büyük bir sembol ve büyük bir ikondur. Onun adını taşıyan bir ödülü, onun ellerinden almak paha biçilemez bir duygu. Çok gurur duydum ödülü alırken. Bu durumu hiçbir şeyle aynı kefeye koyamam. Ödülü alırken kendisi de bana benden çok şeyler bekler gibi bir baktı ve bu omuzlarıma daha fazla bir sorumluluk duygusu yükledi.

Oyunculuk alanında eğitime devam ediyorsunuz. Peki, ne gibi çalışmalar içerisindesiniz?

Oyunculuk zaten ömür botu devam eden bir eğitim. Bir sete gittiğinizde her oyuncudan bir şeyler öğreniyorsunuz. Okulda öğrendiğinizden daha fazlasını öğreniyorsunuz. Tabi teorik olarak eğitimlerim devam ediyor. Daha önceden Craft oyunculuk atölyesinden oyunculuk eğitimi aldım ve oradan mezun oldum. Şu anda Kadir Has Üniversitesi’nde birinci sınıf öğrencisiyim.

Oyunculuk anlamında hayal ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Oyunculuk mesleğini çok seviyorum ve hayatımın sonunda kadar da bu mesleği yapmak istiyorum. Sanat filmleri yapmayı çok seviyorum ve devam etmek istiyorum. Kariyerimde şekillenmeye başladı zaten ve bende film, dizi veya kısa film fark etmez bana uygun olan her projede yer almak isterim. Ama daha sonrasında biraz daha uluslar arası bir noktaya kaymak istiyorum. Yurtdışı ile ortak yapımlarda yer almak isterim.

Türkiye’de çalışmak istediğiniz bir oyuncu var mı?

Çok fazla isim var. Bunları şimdi saymam zaten mümkün değil. Ancak ben Melisa Sözen’i çok seviyorum. Çocukluğumdan beri hep çevremde olan, beni destekleyen, hayranlık duyduğum ve çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım, ablam. Onunla tekrar çalışmak çok isterim.

Canlandırmak istediğiniz ya da asla oynamam dediğiniz roller var mı?

Canlandırmam dediğim bir rol yok. Bence bir oyuncu her rolü en iyi şekilde yapabilmeli ve canlandırıp şekillendirebilmeli. Ben çok farklı karakterleri canlandırmak isterim. Ne kadar farklı karakter canlandırırsam o kadar iyi benim için. Canlandırdığım tüm karakterlere kendimden bir parça koyarım.

Türk dizi veya sinema sektöründeki çalışma şartlarının zorlukları ile karşılaştınız mı?

Tabi ki tüm bu zorlukları yaşadım, yaşıyorum. Ancak bu zorluklar yıldırmıyor beni. Çünkü içimdeki oyunculuk aşkı bitmez ve bu aşkın sonu yok. Tabi ki çok zorlukla karşılaştım ancak bu işi yapma aşkı o kadar büyük ki tüm bu zorlukları göz ardı ediyorsunuz.

Gündelik hayatta nasıl birisiniz? Kendinizi oyuncu olarak değil kişisel olarak anlatabilir misiniz?

Ben resim yapmayı çok seviyorum. Çok yetenekli olduğumu söyleyemem ancak gündelik sorunlardan uzaklaşmak için ve kafamı rahatlatmak için resim yapıyorum. Şarkı söylemeyi severim. Tabi bu durumda da çok yetenekli olduğumu söyleyemeyeceğim. Gündelik yaşamımda kendime vakit ayırmakta zorlanıyorum. Çünkü okulum ve eğitimim çok yoğun. Ancak geri kalan vakitleri böyle değerlendiriyorum.

Gelecekte ya da şuan görüşmekte olduğunuz bir proje var mı? Bir de proje seçerken sizin için önemli olan nedir?

Şu anlık bir proje yok ancak ileriki zamanlar için bazı görüşmeler oluyor. Çünkü dikkatli adım atmak ve iyi seçimler yapmak zorundayım artık. İyi bir menajer ile çalışmak çok önemli bu konularda. Yanımda Tümay Özokur var ve bu yüzden içim rahat. Çok iyi bir menajerle çalışıyorum yani. Kendisiyle 10 senedir beraberiz ve çok iyi tanıyoruz birbirimizi. Karşılıklı çok büyük bir güvenimiz var ve umarım bu beraberlik uzun süreler devam eder. 

Türk dizileri ile yabancı dizleri karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?

Türk dizilerinin hikâyeleri ve karakterleri genellikle birbirine benzer oluyor. Yabancı dizilerde ise bu daha az. Özellikle çok saçma bir konuyu, 10 sezon çekebiliyorlar ya da çok saçma bulduğumuz karakterleri öyle bir işliyorlar ki o karakter, inanılmaz bir karaktere dönüşebiliyor. Biz büyük resimle çalışırken onlar küçük detaylarla oynuyorlar. Dizi süreleri bakımından çok büyük farklar var. Ve bu durum, oyuncu verimliliğini çok etkileyen bir faktör. Hem oyuncuyu hem de set ekibini çok yıpratan bir süreç. Aynı zamanda o dizi sürelerini doldurabilmek için içi boş bazı diziler ve ya bölümler de ortaya çıkabiliyor. Ancak yabancı dizilerde böyle bir süre sorunu olmadığı için her anı daha değerli kılabiliyorlar. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 587
Kayıt tarihi
: 27.07.13
 
 

16 Ağustos 1996 doğumluyum. Bilişim Teknolojileri öğrencisiyim, 5 yıldır profesyonel olarak inter..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster