Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '18

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
 

“Yaramaz Çocuklara Araba Çarpar!’’

“Yaramaz Çocuklara Araba Çarpar!’’
 

Çocuklarda Normal Korku, Nasıl Aşırı Korku/Fobiye Dönüşür? 
 
6 yaşında, ürkek ve çekingendi. Göz teması kurmuyordu.
Annesinin elini hiç bırakmıyor. Eteğine yapışmıştı. Sokakta hep öyle geziyorlardı. Evde de odaları tek tek kontrol ediyor, annem nerede diye. Anneyi görene kadar arıyor, onu görünce oyununa devam ediyordu. 
Onu odama çağırdım, gelmedi ve benimle konuşmadı. İlk seansa annesiyle katıldı. İkinci seans bekleme salonundan hiç sormadan elini tutup aldım, elimi tuttu, annemize hiç bakmadık, benimle terapi odasına geldi. 
“Bana bir insan resmi çizer misin?” dedim. 
Hiç yüzüme bakmıyordu. Kâğıdın köşesine küçücük, 3 parçalık bir insan resmi çizdi. 
“Bu resimdeki kişi ne yapıyor” diye sordum. 
“Duruyor.” 
“Kaç yaşında?” 
“6” 
“Korkar mı?” 
“Evet, korkar, arabalardan!” 
Biraz duraksadım, 6 yaşındaki bir erkek çocuk neden arabalardan korkar? Garip karşıladım. “Emin misin?” diye sorduğunda sinirlendi ve, 
“Yaramaz çocuklara araba çarpar!” dedi, kızdı bana. 
“Kim söylüyor sana bunu?” diye sordum. 
Cevabı: 
“Annem!”di. 
Şimdi anlamıştım neden annesinden ayrılmadığını... 
                                                                    
Aslında çocuklarımızı korkutmak çok kolayımıza gider çünkü çok kısa sürede istediğimizi onlara yaptırabiliriz. Ayağımızda sallarız, çocuk uyumaz, “çabuk uyu bak hav hav gelir’’ deriz, çocuk gözünü sımsıkı kapar ve istemese de uyur. Daha nelerle korkuturuz onları... Doktorla: “Bak doktor amca gelir iğne yapar sana” deriz sonra çocuk doktora gitmek istemez; polisle,“Polis amca seni hapse atar’’ deriz, çocuk polisten kaçar, polis amcalar da üzülür; sonra Çingenelerle, bak seni Çingeneler kaçırır’’ deriz, çocuk sokakta Çingene görmese bile herkesi Çingene sanır sokağa çıkmak istemez, ya Çingeneler onu kaçırırsa? En kötüsü, bazen de babayla korkuturuz onları... “Baban gelince seni ona söyleyeceğim!’’ 
 
Çocuklarda korku doğaldır, normal gelişimin bir parçasıdır. Çocuğun kendini tehlikelerden korumasını sağlar ama biz bu doğal korkuları ne yazık ki yanlışlıkla disiplin aracı olarak kullanarak fobiye, yani aşırı korkuya dönüştürüyoruz.
Aslında hemen rahatlamak adına uzun süren, anneyi ve babayı bunaltan daha çok probleme maruz kalırız. 6 yaşındaki danışanın annesinin maruz bıraktığı gibi... 6 yaşındaki çocuk hiç yanınızdan ayrılmaz, çevresine güvenmez, her yeri tehlikeli, herkesi her an ona zarar verecek gibi görmeye başlar. Bu korkular ne yazık ki çocuğumuzun minik kalbine çok ağır gelir. Ne korkunç bir dünya burası böyle diye düşünmeye başlar...
 
                    
 
Çocuklarımızın doğal gelişimsel korkularını fobiye dönüştürmemek için: 
 
• Çocuğunuzu korkutmayın. Korkutmazsak nasıl terbiye edeceğiz? Doğru disiplin yöntemleri ve sevgi ile bunu başarabilirsiniz. 
• Sakinleştirin, onlarla konuşun. Yaşlarına göre yaşamaları doğal olan korkulara karşı bilinçli ve duyarlı olun, sabırlı olun, onların korkularını anlamaya çalışın. Unutmayın, dinlenildiğini ve anlaşıldığını hisseden çocuk rahatlayacaktır. Ve zamanla da çocuk büyüdükçe, korkusu geçecektir. 
• Asla korktuğu nesneye onu yalnız maruz bırakmayın. Bu tekniğiniz yetişkinlerde işe yarayabilir ama çocuklarda ileriye dö-nük yaralar açar. Sudan korkan çocuğunuzu havuza atmayın. Karanlıktan korkan çocuğu karanlıkta yalnız bırakmayın. Alışır diye düşünmeyin, bu, çocuğun korkusunu daha da artıracak, belki de bir davranış bozukluğunun yerleşmesine sebep olacaktır (Parmak emme, tırnak yeme, alt ıslatma gibi). 
• Korkuları üzerine kademeli yaklaşım uygulayın. Çocuğu, korktuğu şeye yavaş yavaş maruz bırakın: Kediden korkan çocuğa kedi resimleri çizdirin, sonra oyuncak bir kedi alın, onunla birlikte oynayın, sonra gerçek kedileri siz sevin onun yanında, sonra onun elinden tutun, kediyi birlikte sevin ve besleyin, sonra bırakın o kediyi sevsin ve ona süt versin. Kedi korkusu geçene kadar bu basamakları devam ettirin. 
• Çocuğunuzun bireyselleşmesine izin verin. Aşırı koruyucu, kollayıcı, tedirgin, evhamlı davranmayın. Yolda tek başına yürümek isteyen çocuğunuzun elini zorla tutmayın ama onu takip edin. 
• Yaşlarına uygun tv programları izlemesini sağlayın. Saldırganlık ve vahşet içeren (çizgi film dahi olsa) filmleri izletmeyin. 
• Ev ortamınızın huzurlu olmasına dikkat edin. Çok sık tartışmaların ve gerginliklerin yaşandığı bir ev çocuğun korkularını artıracaktır. 
• Çocuğunuzun yanında korku belirtileri göstermeyin çünkü çocuk korkuları model ve taklit yoluyla da öğrenebilir. Aynı fobik davranışları çocuk da taklit eder ve içselleştirir. 
• Eğer çocuğunuzdaki korku, gelişiminde beklediğimiz bir korkuysa, çok fazla endişelenmeyin, bu korkuların geçici olduğunu kendinize hatırlatın. 
 
Ne zaman klinik destek almalıyız? 
Çocuğunuzun korkuları çok yoğun ise, korktuğu durum veya nesneden kaçınma davranışında bulunuyor, titriyor, ağlıyor, huysuzlanıyor, korkuları onun ve sizin günlük yaşamınızı etkiliyorsa klinik destek almanız gerekir. Tedavide Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemleri kullanılır.
 
Fazilet Seyitoğlu
Uzman Klinik Psikolog
 
 
Kaynak: Seyitoğlu, F. (2017). Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü. İstanbul: HayyKitap.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 58
Kayıt tarihi
: 12.02.18
 
 

Uzman Klinik Psikolog Fazilet Seyitoğlu Kimdir? 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster