Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '16

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1271
 

“Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz”

Bugün ülkemizin yetiştirdiği değerli sanatçılarımızdan Kayahan’ın doğum günü. Evet, bizleri romantik şarkılarla buluşturup yeniden müziğe aşık eden bu usta sesin bugün dünyaya gelişinin yıl dönümüdür. Eğer yaşasaydı şu an 67 yaşında olacaktı. Yaşasaydı diyorum çünkü, geçtiğimiz günlerde geçirdiği rahatsızlık sonucu sonsuzluğa yol aldı. Ve geçmişten bugüne ürettiği o nadide şarkılarını bizlere miras bıraktı.

Türk pop müziğinin ünlü bestecisi ve söz yazarı olan Kayahan, 29 Mart 1949 tarihinde İzmir dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını ve gençliğini Ankara’da geçiren ünlü bestekar, daha sonra İstanbul’a taşındı. Burada yaşamının büyük bir bölümünü geçirdi. Ve  Balıkesir-Gömeç’teki İnta Sevgi Köyü’nde Geceler Caddesi ve Mavilim Caddesi’nin kesiştiği Hülyam Çıkmazı’na yerleşti. Çok uzun bir dönem hayatına burada devam etti, çalışmalarını sürdürdü. Öyle ki yaşadığı bu köyde bütün cadde ve sokaklar Kayahan’ın şarkılarının isimlerinden oluşmaktadır.

Kariyeri ise yine ünlü bir yorumcu olan Nilüfer’e verdiği parçalarla başlamıştır. Sonrasında 3 Haziran 1991 tarihinde çıkarttığı “Yemin Ettim” adlı albümüyle satış rekoru kırdı. “Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz” sloganıyla tanınırlığını artırmaya devam etti. Ayrıca çocuklar için şarkılar yazdı, televizyonda çocuk programları yaptı. Ardından 30 Nisan 1992'de "Odalarda Işıksızım" albümünü çıkardı. Mart 1993'te “Son Şarkılarım” adını verdiği albümünde yine kendisine ait on şarkı yer aldı. “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem”, “Aman”, “Kardeşiz Senle” gibi şarkıların öne çıktığı albüm yüksek bir satış grafiği yakaladı. Kayahan, iki yıl sonra, “Benim Penceremden” adlı albümüyle müzik yolculuğunu sürdürdü. Bu albümün sloganı “Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” oldu. “Allah’ım Neydi Günahım” ise pek çok sanatçı tarafından icra edilerek büyük başarı sağladı. Bu albümle birlikte Demet Sağıroğlu’nun ardından müzik dünyasını yeni bir yetenekle tanıştırdı. Bu genç yetenek, 1999’da hayatını birleştireceği İpek Tüter’di. Kayahan, 1996 yılının Temmuz ayında “Canımın Yaprakları” adlı çalışmasını da “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla piyasaya sundu. Bir insanın sevgiyi, aşkı yitirdiği anda her şeyini kaybetmiş olacağını belirten Kayahan, “Sevgisiz hiçbir şey yapılmaz. Her şeyin başı sevgidir” sözleriyle “sevgi” kavramına verdiği önemi dile getirdi. Kayahan, ertesi yıl “Emrin Olur” adlı çalışmasını çıkardı. 1999 yılının Nisan ayında dokuzuncu albümü “Beni Azad Et” müzik marketlerde yerini aldı. Dokuz şarkının yer aldığı çalışmada, “Beni Azad Et”, “Yine Şişe Bitecek”, “Her Yerde Aynı” gibi hit parçalardan oluştu.26 Kasım 2000 tarihinde “Gönül Sayfam”'ı piyasaya çıkaran Kayahan, albümünde “Sevdaya Mahsus”, “Kağıttan Kayıklarla”, “Söz Güzelim” gibi duygusal parçaların yanı sıra “Ölmem mi Lazım”, “Aman Beni Unutma”, “Tek Delikli Kaval”, 17 Ağustos deprem felaketi için yazdığı “17 Ağustos”, kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” gibi şarkılar yer aldı. Kayahan 17 Aralık 2002 tarihinde ise “Ne Oldu Can” albümünü müzik severlerin beğenisine sundu. Albümde “Ne Oldu Can”, “Bir Aşk Hikayesi”, “Onsuz Olmuyor” parçaları uzun bir süre dillerden düşmeyen parçalar oldu. Satış rekorları kıran Kayahan’ın bu albümünde ise meslektaşı Barış Manço için yazdığı “Bugün Aslında Bayram” parçası ile müziğe, sanatçılara sahip çıkmanın önemini bir kez daha vurgulamış oldu. Ardından da 2005 yılında "Kelebeğin Şansı" ve 15 Mart 2007 tarihinde "Biriciğime" isimli albümleri birbirini takip etti.

Sanatçının ilk büyük ödülü 1986 yılında katıldığı uluslararası Akdeniz Müzik Yarışması’nda “Geceler” adlı şarkısıyla kazandığı “Altın Portakal” oldu. 1990 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Gözlerinin Hapsindeyim” adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil etti. 2003 yılında Altın Kelebek Onur ödülünü ve “Ne Oldu Can” albümün satış başarısı için Müyap ödülünü aldı. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok konser veren Kayahan, 1992 yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Ankara Kızılay Meydanı'nda yüz altmış bini aşkın izleyiciye verdiği konserle tarihe geçti.

Öte yanda Kayahan, 1990 yılında yumuşak doku kanserine yakalanmıştır. Ve geçirdiği tedavi süreci sonrasında sağlığına kavuşmuştur. Ancak 2005 yılında yeniden aynı kansere yakalanmış ve yine uzun bir tedavi süreci geçirmiştir. Bunun sonrasında sağlığına kavuşan ünlü sanatçı, 2014 yılı itibari ile 3. kez aynı rahatsızlığa yakalanarak tedavi altına alınmıştır. Bu süreçte hastalığının ilerlemesi, oluşan solunum yetmezliği ve bununla beraber gelişen genel sağlık sorunları sebebiyle 3 Nisan 2015 sabah saatleri sırasında hayatını kaybetmiştir. Cenazesi Teşvikiye Camii'nden kaldırılarak vasiyetince Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Ayrıca ne tesadüftür ki doğum günü ile ölüm yıl dönümü arasında sadece beş gün fark bulunmaktadır. Ve bu nedenle ailesi, sevenleri, yakınları tarafından hem doğum, hem de ölüm yıl dönümü için mezarı başında anma töreni gerçekleştirilmiştir. Eşi İpek Açar bu esnada gazetecilere “Hep mezarında bir gitar bulunsun istedim. Sanatçı Orhan Algök de paslanmaz çelikten bir gitar hazırladı, mezar taşına monte ettik. Ayrıca Kayahan’ı 29 Mart doğum gününde Haliç Kongre Merkezi’nde şarkılarını seslendirerek anacağız” sözleriyle duygu ve üzüntülerini dile getirmiştir.

Buna ek olarak, ünlü sanatçının doğum ve ölüm yıl dönümü için düzenlenen törenin olduğu bu sıralarda yakınları tarafından kemiklerinin sızlatıldığı net olarak ifade edilebilmektedir. Öyle ki son dönemde gazetelerde çıkan haberler insanın yüreğini burkan cinstendir. Kızı Beste Açar’ın, babasının eşi olan İpek Açar için verdiği beyanatlarda sert ifadeler kullanması, otuz yıllık yardımcısının bu sözleri yalanlaması ve ortaya atılan miras dedikoduları bunun en büyük ispatı olarak gösterilebilir.

Sonuç olarak tekrar başa dönersek eğer, ülkemizin son dönem müzik dünyasına damga vuran ünlü ismin doğum günü olan 29 Mart ve ölüm yıl dönümü olan 3 Nisan günleri anısına kendisine rahmet diliyorum. Bütün değerli, aşk kokan ve aşka hitap eden şarkıları bizim aşka aşık olan yüreklerimize emanettir. Nur içinde yat büyük usta.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah rahmet eylesin, nurr içinde yatsın, sevgi,selam ve saygı , dua ile...

Tülay EKER 
 02.04.2016 10:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 176
Kayıt tarihi
: 11.08.15
 
 

Bolu'luyum. 24.09.1984 doğumluyum. Özel bir şirkette muhasebe satış memuru olarak çalışıyorum. Ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster