Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
81
 

"Zorluklarla baş etmek" o da neymiş?

"Zorluklarla baş etmek" o da neymiş?
 

“Zorluklarla baş etmek” aman efendim o da neymiş…Zorluk diye bir şey mi varmış? Hani nerede ben göremiyorum? Sen yanıldın sanırım. Derkennnnn pardon hanımefendi bakar mısınız deyip parmağıyla sol arka omuzuma dokunur.İşte o ben oluyorum der.Üzgünüm ama sen yaşadıkça ben senin hemen arkanda olacağım der. İster beni kamburun olarak gör,ister sırtında taşımalık eğlence olarak gör. Ama ben buradayım dedi. Ben lay lay lom  şarkı söylerken, öylece tanışıverdik kendisiyle. O gün bugündür hep beraberiz. Bazen o yokmuş gibi yaptım, bazen varmış gibi sevdim. Onun bizimle bir ömür beraber olacağı daha ilk dünyaya geldiğimizde, oksijenin ciğerlerimizi yakıp bizi cırlatmasıyla belliydi. Ebe teyzenin, bacağımızdan baş aşağı sallayıp totomuza bir şaplak yapıştırmasıyla pekişti. Belliydi o şaplağın nedeni…Hoşgeldin ufaklık, bakalım becerebilecek misin? 
 
Evet işte böyle başlar, zorluklarla baş etmeye başlamak …Önce dünyalının oksijeni ciğerini yakar, sonra birinin eli totona şap diye yapışır. Dersin Allah’ım ben nasıl bir şeyin içine düştüm. O şaşkınlıkların, şaşa kalmaların sen yaşadıkça, yaş aldıkça devam eder. Sonra yavaştan emekleyip yürümeye başlarsın, evdeki dokunulmazlıklara dokunursun, arkadan bir ses şşşşşşşt cıssss sakın dokunma der, Allah Allah dersin yine naptım…Onlar yapma dedikçe senin daha çok yapasın gelir ve yaparsın da. Karşılığında havada uçan 38 numara Türkiye standardı terlikler. Aman Allah muhafaza kafaya dikkat. Gelsin okul hayatı ; ilkokul, lise, üniversite… Kırılmayan fındıklar, cevizler kalmasın. Ailenin karşısında ise şeker bal. Ben öyleydim. Okulda bütün haşarılıkları yapar ; erkeklerin arkasına kuyruk takar, arkalarına geçip kıs kıs güler ; fark ettiklerinde yakalanmamak için okul bahçesinde tazı misali koşardım. Evde yapamayınca yaramazlıkları, okulda yaptım ben de napayım. Sonra vücudumda kalp denen bir organ olduğunu, sanki yerinden çıkarmışcasına çarpmaya başladığında, ara ara kırıldığında, ara ara acıdığında anladım. Yani çalıyor aşk zilleri. Al sana en büyük zorluklardan biri ve baş et bununla bakalım. Püsküllü bela gibidir kendileri. Tanıştığın güne lanet edersin zaman zaman. Bir de onun evlilik, çoluk, çocuk seviyesi var ki...Omuzundaki parmakları say say bitmez. Noldu yeter mi dediniz?
 
Peki yetsin bakalım…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 144
Kayıt tarihi
: 19.10.16
 
 

Kimdir bu Ninattam?  Aşka aşık, okumaya aşık akıntıya ters yönde kürek çekmeyi seven, tünelin son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster