Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '19

 
Kategori
Estetik / Güzellik
 

1 - Penis uzatma sorunsalı!

Penis büyütme ameliyatı 2 kısımdan oluşuyor; penis kalınlaştırma ve penis uzatma.. Penis kalınlaştırma tek başına yapılabilirken uzatma ameliyatı tek başına yapılmaz. Teknik olarak ameliyat eksik kalır, görüntü kötü olur. Yani yağ enjeksiyonu mutlaka yapılmalıdır. Bu iki kısımdan (uzatma ve kalınlaştırma) kalınlaştırma asıl karmaşık olan kısımdır. Biz yaklaşık 15 sene içinde kalınlaştırma, yani yağ enjeksiyonu üzerinde bir çok modifikasyon yaptık, çok değişik tecrübeler edindik. İleride yağ enjeksiyonunun sonuçlarını daha da iyiye taşıyacak revizyonlar ve yeni tekniklerin geliştirileceğini sanıyorum. Penis büyütmenin "uzatma" kısmı ise ne kadar basit olsa da ülkemizde nedense hiç anlaşılmıyor. Hastalar uzatmadan (asıcı bağın kesilmesi) gereksiz yere korkuyor. Bazı cerrahlar da korkuyor ve yapmıyor; bu yüzden bir çok hastaya uzatma yapılması gerekirken, yapılmayıp sadece yağ enjeksiyonu yapıldığından gömülü penisler üretiliyor. Bazı cerrahlar ise hastaların bu korkusunu suistimal ediyor ve asıcı bağın kesilmesini istemeyen hastalara saçma sapan cerrahi işlemler yapıyorlar ("Biz asıcı bağı kesmeden uzatma yapıyoruz" yalanı). Bu hastaları gördükçe hayretler içinde kalıyorum. Uzatma ile alakası olmayan cerrahi işlemler yapılmış, saçma sapan, hiç bir tekniğe uymayan dikişler atılmış, sonuçta 1 milimetre dahi uzama elde edilememiş. Bu konu üzerine bir kaç laf etmem gerekiyor dolayısıyla..
 
Bu karmaşaya sebep olan şey tamamen "asıcı bağın kesilmesi gerekliliği"... İşin ilginci, asıcı bağın kesilmesi, penis büyütme ameliyatının en basit yeri. Kesinlikle bir komplikasyona yolaçmaz. Sanıldığı gibi his kaybı, ereksiyon bozukluğu, penisde düşme gibi bir şeye yol açmaz. Bunlar tamamen yersiz korkular. Aslında penis büyütmede bir komplikasyon olursa bu kesinlikle yağ enjeksiyonu, yani kalınlaştırma ile alakalı olur. Ayrıca biz bu ameliyatla uğraştığımız 15 sene içinde ameliyat tekniğine bir sürü eklemeler, düzeltmeler yaptık ve bunların biri hariç tümü yağ enjeksiyonu, yani kalınlaştırma ile ilgili idi. Uzatma işlemi ile ilgili olarak ise sadece bir modifikasyon yaptık. Dediğim gibi ameliyatın "kalınlaştırma" kısmı asıl karmaşık olan ve halen geliştirilmekte olan kısmıdır. Komplikasyon olursa yağ enjeksiyonunda olur. 
 
Uzatma kısmı ise, son derece basit, komplikasyona yolaçması imkansız bir işlemken, nedense hastalar da, cerrahlar da "asıcı bağın kesilmesi" nden korkmaktalar. Uzatma işleminde yapılan iş çok basittir. Penis, leğen kemiğinin altından doğar, leğen kemiğinin önünden yukarı uzanır (kemikten ayrılıp dışarı kaydırılan kısım burasıdır), sonra dışarı uzanır; yani içeride, leğen kemiğinin önünde, dışarı kaydırabileceğiniz 3-4 santimlik bir kısım bulunmaktadır. Ameliyatta yapılan işlem, penisi leğen kemiğinin önünde kemiğe tutturan asıcı bağı kesmektir. Bir de, kemikten ayrılan penis dokusunu dışarı "iteklemek" için arkasına, korse gibi bir dizi "itici dikişler" atılır. Bu "asıcı bağın kesilmesi" işlemi son derece basittir, yeterlidir ve herhangi bir komplikasyona yolaçmaz. Bu yüzden bu işlemle ilgili olarak, 15 sene içinde sadece bir tek modifikasyon yaptık. O da, asıcı bağın tam kesilmemesidir. Yapılabilecek uzatma işlemi için asıcı bağın üstten %80 inin kesilmesi yeterlidir. En alt %20 sinin kesilmesine gerek yoktur. Ayrıca asıcı bağın leğen kemiğinden tam ayrılmasının normal fizyolojiyi bozduğunu düşünüyorum. Erkek, ilişkiye girerken kalça hareketi ile ilişkiye girer. Yani leğen kemiğini ileri iter, leğen kemiği de önünde kendisine yapışık olan penisi iter. Bu sayede erkek dişi ile ilişkiye girer. Bu fizyolojinin korunması için asıcı bağın %100 kesilmemesi gerekir. Bu noktada şunu da belirteyim, tüm kitaplarda penis uzatma anlatılırken asıcı bağın tam kesilmesi gerektiği yazar. Bence bu hatalı bir tekniktir. Asıcı bağın tam kesilmesi ilişki sırasında arkasındaki leğen kemiği desteğinin kalmamasına yolaçar. Bu sebeple asıcı bağın sadece üstten %80 ini kesmek, en alt %20 sini sağlam bırakmak gerekir. Zaten alttaki %20 sini kesmenin uzamaya ek bir faydası da yoktur. Bu yüzden bağın tam kesilmesi bana göre çok gereksiz. Bu noktada bir fikrimi daha söylemeliyim; bu bağa "asıcı bağ" denmesi de hata!. Bu bağ, penisi asmıyor aslında, sadece bir kısmını leğen kemiğinin önüne getiriyor. Birincil görevi penisi asmak değil; eğer öyle olsaydı kitaplardaki klasik teknik uygulandığında ("asıcı bağ" tam kesildiğinde) penis ereksiyonda düşük dururdu. 2004-2009 arası ben de klasik tekniği uyguluyordum ve asıcı bağı tam kesiyordum. Bu hastaların hiç biri penisde düşüklük şikayeti ile gelmedi. Asıcı bağın tam kesilmesi gereksizdir, alt kısmını kesmek zordur, normal fizyolojiyi bozar. Bu yüzden ben sadece üstten %80 inin kesilmesini öneriyorum..
 
Peki bu konudaki yanlış uygulamalar neler? Hastaların yersiz korkuları neler? Bu işin doğrusu nedir?
Bunları da gelecek bölüme saklayalım. 
Yazının 2. bölümünü okumayı unutmayın.. Tüm klinik tecrübemi anlatacağım..
 
Op. Dr. Oytun İdil
www.peniscerrahisi.com
oytunmd@gmail.com
0 533 5690649 
0 505 2965569 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!