Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1043
 

1. Beynelmilel Blog Yazarları Toplantısı İstanbul'da gerçekleşti

1. Beynelmilel Blog Yazarları Toplantısı İstanbul'da gerçekleşti
 

Yok.


Döt cebimde yıpranmış pasaportum, valizsiz, çantasız iniverdim bilmem ne hava yollarının uçağından Yeşilköy’de!

(Görüyorsunuz, değil mi? Culduz da yazabiliyor icabında böyle “devrik” tümceler!)

Yazsın bakalım!

İşin ucunda “davet” varsa… Geliş gidiş 49 avroya uçak bileti bulunmuşsa… O davete icabet edilir arkadaşlar! Ben bunu bilir bunu söylerim ve lafı da fazla uzatmam!

Kerem Oğuz kardeşim karşıladı beni… Aylardır başımın etini yiyordu… “Atla gel ağabey” diyordu…”Günübirlik de olsa gelirsin, âlemlere akarız, keyfimize bakarız “ diye üsteliyordu messenger şeyinde…

Arabaya binesiye kadar hiç konuşmadık! Külüstür Toyota’sına oturur oturmaz hemen kemerlerimi bağladım. 1.82 uzunluğu yeterli görmemiş ki “Ağabey ben seni daha uzun boylu sanıyordum” diye lafa girdi.(Yazılarım beni daha uzun boylu gösteriyor sanırım) Aldırmadım tabii ve “Wie gehst’in gut mu, Kerem?” diye mevzu değiştirdim. O da “gut ağabey” diye yanıtlayıp sahil yolundan gazladı.(Laf aramızda zehir gibi Almancası var.)

Celal’i (Çelik) Aksaray’dan alacaktık…

Üç kişi de olsa, toplanacaktık!

Âlemlere akacaktık…

Sohbetin belini kırıp, iki üç kadeh zıkkımlanacaktık! ( tık tık)

Toplantının “sponsoru” Kerem’di tabii… Atıp tutmuştu messenger şeyinde… Ünlü bir firmanın baş muhasebecisi ve de mali müşavir aday adayı “pinti” Arnavut, “Sen gel, gerisini düşünme” demişti. Heyhat! Benim de geleceğim tutmuştu işte! Daha Yenikapı’ya gelmeden “Ağabey senin karnın açtır, benim manitayla sık sık gittiğim bir kuru fasulyeci var, seni oraya götüreyim, Celal ağabey biraz beklese de olur” diye bir yoklama yaptı ama “Fasulye gaz yapıyor Keremciğim, hem Celal’i de bekletmesek iyi olur” diyerek bu hamleyi savuşturdum. Saat akşamın dördü olmuş Kerem Efendi beni kuru fasulye ile kandıracak!

Celal’i Aksaray’dan aldık! Şapur şupur faslından sonra arabaya kurulduğumuzda Kerem “Ağabey Balat’da iyi mekânlar var oraya gidelim” demesine aldırmadan “Çek bakalım Sarıyer’e de biraz Boğaz havası alalım Kerem Efendi” dedik. Biraz sararıp soldu ama yine sahil yolundan Sarıyer istikametine yollandık!

Zaten ağır işitiyorum, Kerem’in “Aybaşına daha 5 gün var ağabey, benzin fiyatları Almanya’dan yüksek ağabey” mızmızlanmalarını duymazlıktan geldim tabii. Celal de bana uyunca kendimizi Sarıyer balıkçısının önünde bulduk.

Misafir olduğumdan meze seçimini bana bıraktılar. Soğuk meze tablasında ne varsa masaya indirttim ve ara sıcaklar için siparişlerimi sıraladım. Sponsoruma güveniyorum tabii! Haşlama Jumbo karides, fırında tereyağında kırmızıbiberli karides, arayı geçirmeden muska böreği, ona müteakiben peynirli bilmem ne, enginarın zeytinyağlı şeyi, saganaki ve de daha neler neler işte… Finalde de kalkan tava! Kerem sararıp soldukça iştahım açılıyor, iştahım açıldıkça da karnım acıkıyordu dostlar! “Ne mi içerim?” Bu da laf mı yani Kerem Efendi? İki büyük her halükarda gider ve de ilaveten bir küçüğün de hakkından gelirim evelallah!
Celal deseniz kırbalar dolusu içer!

Kerem araba kullanacağı için sadece hoko molo içer!

Masa donanınca Celal, “Kaptan; günün ehemmiyetini belirten bir açılış konuşması yapman gerekir” diye uyardı beni. Evet; üç kişi de olsak, nihayetinde “beynelmilel nitelikte bir blog yazarları toplantısı” gerçekleştiriyorduk”. Editörler bu toplantıyı görmemezlikten gelip “blog bülteninde” duyurmazlardı bile ama nihayetinde bir blog toplantısıydı işte. Allah’tan “hitabet” gücüm yüksek! Bıraksalar notlarıma bakmadan (irticalen) saatlerce konuşurum ama ben kısa kestim tabii…

“Sevgili blogdaşlarım ve de klavyedaşlarım; bizler burada (Kerem’in sponsorluğunda) paylaşımlarımızı üleşmek ve başta editörler olmak üzere onu bunu çekiştirmek için toplanmış bulunuyoruz. Kaçınılmaz olarak yapacağımız dedikodular masada başlamalı ama masadan dışarı taşmamalı. Toplantımız vatana, millete ve de güzel MB’mize hayırlı uğurlu olsun” diyerek manası özünde saklı kısa bir konuşma yaptım ve kadehimi havaya kaldırdım.

Ondan sonrasını hayal meyal hatırlıyorum dostlar. MB hakkında tartışılacak ne varsa tartıştık. Bildiğim kadarıyla kendi blog sitemizi kurduk, ikinci şişede mizah dergisi çıkarmaya karar verdik. Beşiktaş Antalya’yı son dakika golü ile yendi haberi gelince bir büyük daha söyledik ve cinconlu sponsorumuz Kerem’in bütçesini zorladık.

Ahırkapılı Roman sazendeler geldiğinde saat gece yarısını geçiyordu. Diğer masalardan pek fazla yüz bulamayınca umutsuzca bizim masaya geldiler. Bizim masadan sipali çıkar mıydı, çıkmaz mıydı? Pandelacı aracılığınla klarnetten bir taksim rica ettim hemen… (Kerem’e 50 liraya patladı bu rica.) O yorgun ve o dumanlı kafayla değerli bestekâr Avni Anıl’ın Kürdîlihicazkâr makamındaki o muhteşem şarkısını söylemeye çalıştım:

“Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un (Yalaaan)

Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde (Vallahi yalan)

Canım doya doya sarhoş olmak istiyordu (Bakın bu doğru)

Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde.” (Ama bu yalan)

Pek de sponsorumuza yüklenmedik tabii… Vestiyere bahşişi ben verdim mesela… Hisar’da içtiğimiz kahveleri de Celal ödedi. Adilane ve paylaşımcı bir toplantı gerçekleştirmiş olduk! Kerem hesabı isterken şefe “Alaattin ağabeyimin selamı var” dedi ama bu bayatlamış manevra pek işe yaramadı sonuçta.

Beni sabahın üçünde Yeşilköy’e bıraktılar. İki saat sonra uçağım kalkacaktı. İkinci “beynelmilel blog yazarları toplantısını” Berlin’de yapmak için sözleştik.

Gelsinler valla. Sözüm söz! Ayaklarını yerden keser ve hizmette kusur etmem. Maksat paylaşım olsun!

Sonuçta dostlar…

Raki, balik, Boğaz, dansöz!

İstanbul çok guzel!

Ben yine gelecek!

Söz!

Not: Yazmayı unuttum; toplantıda alınan ortak karar gereği " Milliyet Blog Bandosu" kurulması için ön aranışlarda bulunulması gerektiğine karar verdik. Yegâne eksiğimiz bir bandoydu zira.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir dahaki sefer şoförlüğü ben yapayım da bari, Kerem de içmekten geri kalmasın Ümit bey... Selam ve saygıyla...

Ahmet YILMAZ 
 29.09.2010 17:55
Cevap :
Hayal edip duruyoruz işte Ahmet Bey; yoksa bu mevsimde izin falan yok bize. Bakmayın atıp tuttuğuma içkiyle aram pek iyi değildir. Yemeklerde iki kadeh şarap, genellikle de susadıkça bira işte:) Selamlar:)  14.10.2010 16:00
 

Şöyle bir bale grubu kursak da sanata doysak. Abi sen bu işin içinden kalkarsın. Viyana valsını biliyorsun. Saygılar...

Eşit Ağırlık 
 28.09.2010 9:13
Cevap :
Bale için bol miktarda "balerin" gerekir ki sitede pek fazla yok Hocam. "Balet" deseniz mebzul miktarda. Selamlar:)  14.10.2010 16:03
 

zaten hep son dakika golü ile alır maçları :)) Toplantınızın tüm detaylarını vererek acıktığımı hatırlattınız bana. Seferiyim bu aralar, nerde ne bulursam öyle doyuruyorum karnımı. Siz de jumbo karides falan diyerek ayıp ediyorsunuz. "Vestiyeri ben ödedim" demişsiniz ya, "bu sıcakta vestiyere ne bıraktınız?" diye sorasım var :)) Sevgilerimle Ümit bey

Nilgün Akad 
 27.09.2010 16:24
Cevap :
Yani yazıyı "ensesinden" yakalamasanız olmaz Nilgün Hanım.:) Bir aydır düşünüp duruyorum," vestiyere şunu bunu bıraktım" demek için ama aklıma inandırıcı bir yalan gelmiyor işte:) Bu tür uyduruk ve hayali yazıları yazarken işin vestiyer kısmını iyi ayarlamak gerekiyormuş ki bu da bana ders oldu işte:) Sevgi ve selamlarımla efendim:))  14.10.2010 16:14
 

gelsen de gitsek balıkçıya, nerede o günler...

Kerem Oğuz 
 27.09.2010 13:06
Cevap :
Bu çağırını "davet" olarak algıladığımdan bir kenara not ettim Kerem Efendi:) Günü gelince hatırlatacağım haberin olsun:) Not: Bu (kurgu) yazıdan dolayı kendini "kandırılmış" hisseden arkadaşlar oldu ve yazdıkları yorumu silmemi istediler. E ben de sildim:)  14.10.2010 16:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1614
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster