Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4628
 

1 Eylül Dünya Barış Günü mü?

1 Eylül Dünya Barış Günü mü?
 

1 Eylül 1939 tarihinde 20. yüzyılın en kanlı savaşını başlatan Nazi orduları Polonya’ya saldırarak bir dünya savaşının başlamasına, bu süreçte milyonlarca kişinin ölümüne ve sakat kalmasına sebep olmuşlardı. İnsanlığın en büyük yıkımlarından olan bu kirli emperyalist paylaşım savaşının başladığı gün, 1 Eylül günü Dünya Barış Günü olarak kutlanmaya başlandı.

Daha sonra SSCB ve Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra, Birleşmiş Milletler 21 Eylül gününü Barış Günü olarak kutlanmasına karar vermişler ama neden bilmem Türkiye 1 Eylül’de kutlamaya devam etmiş.

Dünya Barış Günü’nü dünyada bir tek Türkiye ve onun himayesindeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1 Eylül’de kutluyor.

Her 21 Eylül’de dünya çapında çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi sağlamak için Birleşmiş Milletler merkezinde bir barış çanı çalıyormuş. İkinci Dünya savaşındaki atom bombalarıyla en büyük yıkımı yaşayan Japonya’nın yaptırdığı bu çan, dünyanın tüm kıtalarından çocukların gönderdiği bozuk paralarla üretilmiş ve üzerine “çok yaşa mutlak barış” yazılmış.

Günün adı Dünya Barış Günü ama günümüzde hangi dünyanın barış günü belli değil. Devletler birbirlerine diş bilerken, savaş ilan etmek için bahaneler yaratırken kapitalist düzende, silah tüccarlarının organize ettiği menfaat savaşlarında hep masumlar ölüyor, gerçek halk açlık ve sefaletle karşı karşıya kalıyor.

Böyle önemli günlerde her devlet ve her siyasi, barış mesajları verir ama yine ertesi günü savaşları planlamaya başlarlar.  İnsanlar barış diye sokaklara dökülür, gerçekten barış söylemleri vardır ancak halk bir takım siyasilerin yönlendirmesiyle kutuplaşmalara başlar ve toplumsal barış hayal olur.

Kendi gibi olmayanları yok etme iştahları kabaran kişilerin pek umurlarında değildir savaş ama silah tüccarlarının çok umurundadır. Zenginliklerin üstüne zenginlik katlanır, sözde demokrasi getirmek adına çıkarına ters düşen devlete saldırılır, insanlar kırılırken onların cepleri para ile dolar. Bu kirli savaşta emperyalist güçlerin yanında yer alan küçük devletler ve onların siyasileri de bazı umutların peşinde koşarlar.

Dünya çapında bazı siyasiler silah satıp kışkırtırken, bazıları hayal satıp halkını uyutur. Barış için savaşmaktan bahsederler, demokrasinin yeniden kurulumundan söz ederler, kimse o halka onları kimlerin yönetmesini istediklerini sormaz.  

Sandıktan bahseden siyasi arkasını dönüp büyük bir aymazlıkla savaşmaktan söz eder. Kendi gibi düşünmeyeni sindirir, kendi gibi olmayanı yok etmek ister. Kendi halkına pervasızca saldırırken, komşu ülke halkına savaş çığırtkanlığını örtmek için gözyaşı döker.

Tam da savaşların konuşulduğu bu günlerde sadece lafta kalacak olan belirli barış mesajlarının verildiği simgesel bir gün olmaktan ileriye gidememiştir adına Barış Günü denen bu gün. Askeri darbelerin, darbe çığırtkanlığının, kanlı müdahalelerin, mezhep kavgalarının yaşandığı, savaşı körükleyen demeçlerin verildiği, pasif direnişlerin üzerine silahla kimyasallarla gidildiği bu günlerde hangi barışı tesis edeceğimizi bilemez haldeyiz.

Ne diyeyim… Bir gün gerçek barışın geleceği umudunu koruyarak yine dünyada ve yurtta barışı dileyelim.

Yine de Dünya Barış Günü’müz kutlu olsun…

 

Şükran Okyay

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Barış gerçekten çok önemli. Önce kendi iç dünyamızda kendimizle barışık olmayı öğrenmeliyiz. Sonra çevremiz daha sonra tüm dünya barışı. Kendimizle barışık olmadan diğer insanlarla nasıl barışık olacağız. Saygılar..

hssensoz 
 05.09.2013 11:44
Cevap :
Çok güzel ve haklı sözleriniz var Sn. Şensöz. Önce kendimizle barışık olmak. Büyük kentlerde etrafımıza bakarsak herkesin yüzünden düşen bin parça olduğunu görüyorum. Herkes barut fıçısı gibi. Karşılıklı ilişkilerde, trafikte, her yerde. Kendimizle barışık değiliz ki toplumsal barıştan hele hele dünya barışından söz edebiliyoruz. Teşekkürler, saygılar...  05.09.2013 20:10
 

Şükrancım ne güzel söylemişsin''Gerçek barışın geleceği umudunu koruyarak yinede yurtta ve dünyada barış dileyelim''Sevgilerimle .

Şennur Köseli 
 02.09.2013 11:23
Cevap :
O umut hep var Şennur'cum. O umut olmazsa bu ülke yaşanılır olmaktan çıkar. Bizim o umudu korumamız ve yüksekte tutmamız gerek. Sevgimle canım...  02.09.2013 11:48
 

Dünyadaki kargaşa ortamına bakılırsa utanmamız gerekiyor...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 01.09.2013 21:14
Cevap :
Bir de adına Barış Günü diye adlandırdıkları bir gün düzenlemişler değil mi değerli arkadaşım. Sanki dünyada gerçek barış varmış gibi. Teşekkürler. Selam ve sevgiyle...   02.09.2013 11:51
 

Düşünsenize, MB İsviçre'de bir blog sitesi olsaydı böyle bir blog yazmanıza gerek kalmayacaktı. Sıfır gündem sayesinde bir gün çikolataları yazacaktık ertesi gün Heidi'yi:) Bilmem ki tanrı bizi neden sevemedi:( Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 01.09.2013 15:47
Cevap :
Düşündüm de acaba sıkıcı mı olurdu hayat? Bu kadar bol gündemli bir hayata alıştık ta sıfır gündem belki biraz sıkıcı olurdu gibime geliyor. Bir gün diren diyoruz, bir gün savaşa hayır. Bir gün kürtaj, bir gün baskın, terör derken konu sıkıntısı çekmiyoruz :) Teşekkürler Ata bey, selam ve sevgiyle...  01.09.2013 21:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2863
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster