Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
779
 

1 Eylül’e doğru eli kalem tutan vicdan sahibi herkes Barış’ı yazmalı

1 Eylül’e doğru eli kalem tutan vicdan sahibi herkes Barış’ı yazmalı
 

Barışı yazdık tartıştık ancak bir kez daha, 1 Eylül'ü dünyayı katarak yazmalıyız.

Gelmekte olan Eylül ülkem için hiçbir zaman bu yıl olduğu kadar anlamlı olmadı. Çünkü ülkemde ilk kez şiddetin yerine dostluk ve kardeşlik, savaşın yerine BARIŞ konuşuluyor.

Barışa gidiyoruz, her türlü bozgunculuğa rağmen bu ülkede yaşayan milyonlarca insan barış özlemini dile getiriyor.

Bu kez barış demokratikleşmeyi de beraberinde getirecek, getirebilir.

Bi çoğumuz, umutluyuz.

Birlikte yaşayacağız, yeniden birlikte kuracağız.

Kendi kendimize yettiğimiz gibi insanlığa karşı sorumluluklarımızı daha güçlü yerine getirebileceğiz.

Çünkü kendi kaderimizi kendimizin belirleme olanağını genişletebileceğimiz bir yolda ilerliyoruz.

Türkler ve Kürtler ve hangi etnik kökende isek içimizdeki şiddet yanlısı otoriterleri, ırkçıları; şimdiye kadar yaşaya geldiğimiz sorunlardan beslenenleri, bizleri çözümsüzlüğe mahkum edenleri, bu kez biz mahkum edelim, onları yalnız bırakalım; onların yöntemlerini ret ederek onlar gibi olmayarak kendi yolumuzu çizelim.

Boşuna yaşatıldı bunca acı; bir takım beceriksiz insanlıktan yoksun adamlar, milyonlarca insanın yoksun yoksul kılınmasına darbelerle ve her türlü zorla aracılık etti; bencil bir güruh tüm toplumu tek tipleştirerek kendine tabi kılmak için her türlü tezgâhı kurdu.

Toplumun tüm kaynakları devlete yakın çevrelerce sermayeye dönüştürüldü, sahiplerimiz sürekli palazlandı. Yoksunluklarımızın ve yoksulluğumuzun sorumlusu savaşın ve başarısızlığın sorumlusu onlar. Şimdi de istemeye istemeye barışa razılar..

Bugün hala kendini toplumun sahibi görenler pervasızlık içinde kırmızı çizgiler açıklıyor; ayaklarının altından kayan zeminin farkında değiller.

Ne dünyadaki değişimi okuyabiliyorlar, ne toplumdaki değişimin ve taleplerin farkındalar.

Artık Yetti!!!

<ı>

<ı>

<ı>

<ı>ANADOLU

<ı>

<ı>Beşikler vermişim Nuh'a

<ı>Salıncaklar, hamaklar

<ı>Havva Anan dünkü çocuk sayılır

<ı>Anadoluyum ben

<ı>Tanıyor musun?

<ı>

<ı>Utanırım

<ı>Utanırım fukaralıktan

<ı>Ele, güne karşı çıplak...

<ı>Üşür fidelerim

<ı>Harmanım kesat.

<ı>Kardeşliğin, çalışmanın

<ı>Beraberliğin

<ı>Atom güllerinin katmer açtığı

<ı>Şairlerin, bilginlerin dünyalarında

<ı>Kalmışım bir başıma

<ı>Bir başıma ve uzak.

<ı>Biliyor musun?

<ı>

<ı>Binlerce yıl sağılmışım

<ı>Korkunç atlılarıyla parçalamışlar

<ı>Nazlı, seher-sabah uykularımı

<ı>Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar

<ı>Haraç salmışlar üstüme.

<ı>Ne İskender takmışım

<ı>Ne şah, ne sultan

<ı>Göçüp gitmişler, gölgesiz!

<ı>Selam etmişim dostuma

<ı>Ve dayatmışım...

<ı>Görüyor musun?

<ı>

<ı>Nasıl severim bir bilsen.

<ı>Köroğlu'yu

<ı>Karayılanı

<ı>Meçhul Askeri...

<ı>Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.

<ı>Sonra kalem yazmaz

<ı>Bir nice sevda...

<ı>Bir bilsen

<ı>Onlar beni nasıl severdi.

<ı>Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı

<ı>Minareden, barikattan

<ı>Selvi dalından

<ı>Ölüme nasıl gülerdi.

<ı>Bilmeni mutlak isterim

<ı>Duyuyor musun?

<ı>

<ı>Öyle yıkma kendini

<ı>Öyle mahzun, öyle garip...

<ı>Nerede olursan ol

<ı>İçerde, dışarda, derste, sırada

<ı>Yürü üstüne - üstüne

<ı>Tükür yüzüne celladın

<ı>Fırsatçının, fesatçının, hayının...

<ı>Dayan kitap ile

<ı>Dayan iş ile.

<ı>Tırnak ile, diş ile

<ı>Umut ile, sevda ile, düş ile

<ı>Dayan rüsva etme beni.

<ı>

<ı>Gör, nasıl yeniden yaratılırım

<ı>Namuslu, genç ellerinle.

<ı>Kızlarım

<ı>Oğullarım var gelecekte

<ı>Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

<ı>Kaç bin yıllık hasretimin koncası

<ı>Gözlerinden

<ı>Gözlerinden öperim

<ı>Bir umudum sende

<ı>Anlıyor musun?

<ı>

<ı>Ahmet Arif

ÇokEskidendi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tüm kaynakları bu savaşın hizmetine sunmayada devam eder, nasılsa küçük bir azınlık sorguluyor karşı duruyor onuda sindirmenin çok zor olmadığını faili meçhullerle, gözaltında ölümlerle gördük. Cansa can kaynaksa alası verilmedi mi? neden çözümlenmedi peki, 28 kez sınır ötesine geçilmedi mi arkanızda durdu siyasiler herşeye rağmen... Yani savaş ve korku çözüm getirmez mi ? yani nihai çözüm zor olanda konuşabilme bunca acıya ve gözyaşına rağmen ellerini birbirine uzatabilmede mi ? bunu denemedik çok zor biliyorum ama imkansız değil, gözü yaşlı analara bakın onların da anaları ağlıyor içleri aynı sizinki gibi kanıyor, bu savaş ne size ne onlara kar sağlamıyor diyebilsek buna inansalar ki inanacaklar biliyorum bunca kışkırtmaya ve tahrike rağmen birbirinin boğazına sarılmayan bu halkta BARIŞIN gözalıcı ışığını görüyorum, barış gelecek hemde analar doğuracak, sonra acıya yakılan ağıtlar halaya durulan Türkülere dönüşecek hep bir ağızdan ama kendi dillerinde BARIŞIN türküsün yakacaklar.

songüny 
 31.08.2009 14:45
Cevap :
Geliyor barış, böyle tek tek herbirimizin duygularından düşüncelerinden çabasından.. ne kadar küfür yesekte gelecek.. elinize sağlık selamlar..  31.08.2009 17:41
 

Ve hemen kendimce - MASALLARI kullanarak bir yazı yazdım...... Teşekkürler unutmayıp unutturmadığınız için.... sevgi ve selamlar......

Hatice Atalay 
 29.08.2009 11:29
Cevap :
sayfanıza gidip bende sizi dinleyeyim:)) güzel sesinizi bizde teşekkür ederiz herkes... sevgi ve saygılarımla..  29.08.2009 13:15
 

Barış. Barış. Barış...

Yorum Dükkanı 
 28.08.2009 22:22
Cevap :
:))),:))),:))) BARIŞ:))) selamlar....  28.08.2009 22:39
 

Güzel günler göreceğiz, barış filizlenen Anadolu'da...Yıllardır çekilenlere yazık denilecek günler...Bu kadar kolay mıydı herşey???

Sema GÜZEL 
 28.08.2009 22:04
Cevap :
Bu yıl bahar geç geldi ancak barış güçlü geliyor hiç bu kadar umudumuz olmamıştı.. bir daha aynı acıların yaşanmasına izin vermemeliyiz.. selam :)  28.08.2009 22:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster