Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1023
 

1 Eylül Ve Schindler'in Listesi

1 Eylül Ve Schindler'in Listesi
 

“Kapısında birkaç şapkası vardı. Hangi şapkayı giydiğinde birilerini öldürüp öldürmeyeceğini anlardım. Tirol şapkasını takmışsa o gün birçok kişiyi öldüreceğini anlardınız. Eğer beyaz eldivenlerini giymişse o gün katliam olacak çok insan ölecek demekti. Sonra evine giderken ıslık çalardı. Mutlu mutlu ıslık çalardı. Görevini yerine getirmiş gibi.” diyor Krakow’daki Yahudi kampından Oscar Schindler sayesinde kurtulmayı başaranlardan birisi kampın komutanı Amon Goeth hakkında konuşurken.

1 Eylül 1939 günü Alman birlikleri Polonya’ya saldırdılar. Polonya ordusunun geri püskürteceğine inanılan bu saldırı sonucu kısa sürede Polonya işgal edilir.

Polonya’nın işgal edilmesi Yahudiler için korku dolu günlerin yaklaştığının işaretiydi. Tıpkı Polonya’nın Krakow şehrindeki Yahudiler gibi. Onların yaşamında yeni değişiklikler başladı. Bankada olan paraları donduruldu. Sokakta, yolda hakarete uğramaya, dövülmeye başlandılar. Bir Alman askeri kaldırımdaysa Yahudi aynı kaldırıma bile çıkamıyordu. O zamanlardan bir anı: “Babam onurlu bir adamdı. Ailesine bakabildiği için kendisiyle gurur duyuyordu. Naziler bir gün onu yolda çevirdiler. Dövdüler. Geri döndükten sonra bir daha eskisi gibi olmadı.” Sonra çocuklara okullar yasaklandı. Toplu taşıma araçlarına binmelerine izin verilmez olundu. Kollarına Davut’un Yıldızı takılarak her yerde tanınmaları sağlandı.

Krakow’da onları önce Getto denilen mahallelere taşındılar. Küçük odalara tıkılarak Krakow ile bağlantıları kesildi. Gettolarda katliam devam etti. “Bir gün iki SS askeri babamı almaya geldiler. Kapıdan çıkarken, “Merak etmeyin çocuklar işe gidiyorum bana ihtiyaçları var.” Ben gözlerimi dikmiş ona bakıyordum. O tatlı gülümsemesiyle bana doğru döndü, “Merak etme bana bir şey olmaz.” dedi bu onun son sözleri oldu.”

Yahudilerin kimlikleri değiştirildi. Bazılarına kimlik vermediler. Kimlikleri olanlar yeni yapılan toplama kampına götürüldü. Olmayanlar ise öldürüldü.

“Sabahleyin geldiler, sürekli “Çık dışarı, çabuk!” diye bağırıyorlardı. İnsanları sürüklüyor tekmeleyip itekliyorlardı. Silah sesleri duymaya başladık. Hızlı yürümeyen insanları tekmeliyor, öldürüyorlardı. Küçük çocukları alıp kafalarını duvarlara vuruyorlardı. Ayaklarından tutup öyle duvara vuruyorlardı. Sokaklar ceset doluydu. Her taraf kan olmuştu. İşte o zaman hiçbir şeyin bizi kurtaramayacağını anladık.”

Yahudiler toplama kampına götürülür. Kamp komutanı Amon Goeth’tir. Acımasız birisidir. “Beyaz atıyla kampta gezerdi. Birisinin ona baktığını görürse tabancasını çıkarıp vururdu. Çok yavaş yürürseniz sizi öldürürdü. Ya da tuğla taşırken bir an durursanız. Kadının biri biraz dinlenmek için durmuştu. Balkonda sizi fark ederse hemen ateş ederdi.”

Kampta yaşayanlar için kâbus dolu günler devam etmektedir. “Bir sabah SS muhafızları mitralyözlerle etrafımızı çevirdi. Sonra hoparlörlerden müzik yayınına başladılar. Bir Alman ninnisi çalıyordu. “Anneciğim Bana Bir At Alsana” çalıyordu. Şarkı çalmaya devam ederken yoldan kamyonlar gelmeye başladı. Kamptaki bütün çocukları toplayıp kamyonlara bindirip götürmeye başladılar. İlk başta bir şey anlamadık. Bağrışmalar ve el sallayan küçük elleri gördük. Anneler kamyonlara doğru koşmaya başladı. “Herkes yere yatsın!” anonsu yapıldı. Bazı anneler koşmaya devam etti. Orada vuruldular. 300–400 çocuk götürüldü. Onların Auschwitz’e götürüldüğünü öğrendik.”

Kamptakiler direnmeye karar verirler, “Direnmeye karar verdik. Direnmek her zaman silahla olmaz. Bir şiir yazmak, bir şarkı söylemek, bir fıkra anlatmak. Ruhunuzun bu kısmını baskı altında tutamazlar."

İşte bu karanlık günlerde Oscar Schindler bir güneş gibi parıldar. Oscar Schindler, Nazi Partisi üyesidir. Karaborsacılık yapan, içki içen, kadınlara düşkün, gününü gün eden birisidir. Rüşvet alıp-veren ve zengin olma çabasındadır. Almanya’dan, Polonya’ya iş kurmak amacıyla gelir. Parti ilişkilerini kullanarak demir çelik işine girer. İşçi ücretleri ödemek yerine Yahudileri fabrikasında çalıştırarak büyük servet kazanır. Ancak bu yapıdaki bir insan bile savaşın getirdiği şartlara dayanamaz. Yahudilere yapılan insanlık dışı uygulamalar için imkânları doğrultusunda çalışır. Fabrikasının işçi kapasitesini artırarak daha fazla Yahudi’yi askerlerin keyfi uygulamalarından kurtarır. Yaptığı bu fedakârlık yüzünden fabrikası zarar etmeye başlar. Schindler zararı servetinden karşılayarak işçilerinin işsiz kalmaları durumunda öldürülmelerini engeller.

Savaşın sonu gelince Nazi Partisi üyesi olduğundan yargılanacağı için kaçmaya hazırlanır. O sırada işçileri yakalanması halinde yaptıkları iyilikleri anlatan ve 1100 kişinin imzası bulunan bir mektup verirler ona. Oscar Schindler yakalanınca bu imzalı mektubun faydasını görür. Serbest bırakılır. Ancak işleri eskisi gibi asla verimli olmaz. Girdiği tüm işlerde iflas eder. Bu sefer kurtardığı işçileri ona bakarlar. Ölünceye kadar maddi sıkıntı çekmemesini sağlarlar. Bugün mezarı İsrail’dedir.

“Sadece ona bakmak bile kendinizi iyi hissetmek için yeterliydi. O hayatımızın geleceğiydi. O bizim için Tanrı gibiydi. Biz onun sayesinde kurtulduk. Ne derlerse desinler.”

Bu yaşanmış olayı sinemaya çeviren ise Steven Spielberg olmuştur. Onun güzel dehası sayesinde film siyah-beyaz çevrilmiş sadece küçük bir kızın kırmızı montu görülmüştür. Sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisidir. Ancak size filmin kendisini değil DVD’sini tavsiye edeceğim. Çünkü DVD seçeneğinde Krakow’dan kurtulanların anıları var. Bu anıların bazılarını yazımın içine serpiştirdim. Onları dinlerken duygulanmamak elinizde değil. Başrollerde Liam Neeson, Ben Kingsley, Ralph Fiennes var.

1993 yapımı filmin, En İyi Film, En İyi Yönetmen, Müzik (John Williams), Kurgu, Sanat Yönetmeni başta olmak üzere yedi dalda Akademi ödülü var.

1 Eylül Dünya Barış Günü, umarım Hitler gibi çılgınlar Dünya’mıza bir daha gelmezler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Uzun zaman önce tv de izlemiştim bu filmi tüylerim ürpererek...Şimdi burada bilgilerimi tazeleyip tekrar aynı hüznü duydum...Unutulmayacak filmlerden, gerçek yaşamdan hayal ürünü değil...Hangi din dil ırktan olursa olsun yapılan kötülükler işkenceler asla affedilemez...barış dolu günlere

Halide 
 09.09.2007 9:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim Halide Hanım. DVD'sini alıp anıları da dinleyin, daha etkili oluyor.  09.09.2007 11:55
 

Liam Neeson'un sinema yaşantısının en iyi performansı. Hatırlarsan senden alıp izlemiştim. Unuttuysam, şimdi yine yeniden teşekkür ederim. Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın.

Beytullah ARPACI 
 06.09.2007 11:42
Cevap :
Dileklerimiz karşılıklı. Mutlu kal.  06.09.2007 14:31
 

Filmi etkilendiğim için birkaç kez izlemiştim am TV'de sizi okuyunca DVD'sini sayenizde merak etmeye başladım. Çok teşekkürler. Benim içinde çok özel bir film.

Ermert Revsen 
 05.09.2007 18:01
Cevap :
Evet evet filmin DVD seçeneği çok güzel. Ben anılarını dinleyince çok duygulandım. Saygılar  05.09.2007 19:52
 

O filmin benim için diğer yahudi soykırımını anlatan filimlerden farkı şudur: DUYGU SÖMÜRÜSÜ YAPMA, ACIMA! BİRŞEYLER YAP! Başroldeki gerçek kahraman Oscar Schindler, tamamen sistemden birisi gibi görünür. (Alman olması ve fabrika sahibi olması büyük avantajdır tabi) Ama haksızlığa açıkça karşı çıkmak ve meydan okumak o dönemin şartları altında yapılabilecek en cesur ama bir o kadar da aptalca bir eylem olacağı için hem kendini hem de bir çok aileyi bu şekilde kurtarmış olması ve doğru bildiklerini herşeye rağmen yapmış olması takdire şayandır. Bu filim ve filimdeki gerçek karekter, hepimize zor zamanlar için bir hayat ve strateji dersidir. sevgilerimle.

Kwan Yin 
 03.09.2007 12:23
Cevap :
Yapılan iyilik. Filmin sonu, kurtulanlar O'nun mezarına taşlar bırakıyor. Ne kadar büyük işler yapmış. Kaçımız öldükten sonra hatırlanacağız? Yorum için teşekkürler.  03.09.2007 13:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2846
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster