Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
421
 

1.Taksim Meydan savaşı!

1.Taksim Meydan savaşı!
 

Dünyayı çoraklaştıran, gariban insanları kullaştırıp köleleştirerek sermaye birikimini sürdüren, yarattığı krizin gölgesinde boğulmaktan devlet eli ile kurtarılan kapitalistler, yarattıkları bu krizi halen kabullenmemekte ve krizin sorumluluğunu üzerlerine almamaktalar.

Böylesi krizlerle boğuşurken, alternatif çözümler üretmek isteyen “Dünya Sosyal Platformu”nun söylemleri ve eylemleri toz duman arasında kalarak kendini gösterememiştir. Kriz için bu günkü uygulamaların dışında başka bir çözüm yolu olmayan dünya kapitalizminin, İstanbul’daki IMF-Dünya Bankası zirvelerinden daha barışçı, daha paylaşımcı, daha insani ve olup bitenlerden ders çıkarmış bir yaklaşımın çıkması beklenebilir mi?

Bu zamana kadar tüm dünyada 200 milyon insan işsiz kalmış, Dünya Bankası Başkanına göre de yılsonuna kadar 60 milyon insan daha işini kaybedecek.

Dünya Bankası ve IMF olarak bu toplantılar, işsizlik, ekonomik daralma, yoksullaşan halkların daha da yoksullaşmasına bir çare üretebilirler mi?

Görünen o ki, ne Dünya Bankasının ne de IMF’nin böyle bir derdi yok. Zaten kriz hortlarken gerekli uyarıyı yapmamışlardı! ABD ve gelişmiş ekonomilerin bir eseri olan krizi halen üstlenen olmadı. Onlarca büyük kuruluş ve banka halktan toplanan vergiler ile kurtarılıp, sözde ekonomiye yeniden kazandırılırken, bu kuruluşun sahip ve yöneticileri eski hayatlarını devam ettiler. Kriz bahane edilerek işten çıkartılan 200 milyon insan, hayatlarına eskisi gibi devam edemedi! Özellikle ülkemizde işsiz kalan insanlar, borç harç karınlarını doyurabiliyorlar.

Gelelim Dünya Banaksı ve IMF’ye karşı çıkan “Küreselleşme karşıtlarının” eylemlerine. Bu tip eylemlerin her ülkede yapıldığını söylemek, bu tip göstericilerin arasına karışmış, yasa dışı eylemleri kendilerine yaşam biçimi seçmiş kişilerin ekmeğine yağ sürmektir.

Vahşi Kapitalizm ve IMF uygulamalarına karşı çıkmakla, cadde üzerinde faaliyet gösteren Banka şubesine, küçük esnafın çalıştırdığı işyerlerine saldırmanın ne gibi bir ilişkisi olabilir? Zaten kriz nedeniyle zer zor ayakta kalabilen küçük esnaf, kırılan camlarını, talan eden dükkânını yeniden nasıl toparlayabilecek?

Ya göstericilere vahşi şekilde biber gazı ve jopla saldıran polislerin tutumu? 1500 kişilik ve tam donanımlı gösterici grubuna bu şekilde saldırıncaya kadar göstericilerin iki katı polisle çevresini sar, taşkınlık yapanları bir bir gözaltına al! Taksim meydanı savaş alanına dönmüş, onlarca işyeri tahrip olmuş, bir insan sıkılan biber gazından veya başka sebepten kalp krizi geçirerek, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiş! Netice olarak 70 kişi gözaltına alınmış. Bu gün onlarda çıkartıldıkları Savcılıkça serbest bırakılırlar!

Şimdi bu eylemleri yapanların, tüm dünyayı krizle yüz yüze bırakan vahşi kapitalistlerden ne farkları var? Böylesi bir eylem, terör ve kanla beslenenler için biçilmiş kaftan! Elinde o kadar teknolojik imkân ve araç gereç bulunan Emniyet Teşkilatı, nasıl böyle bir oyuna gelebilir?

Evet, tüm dünyayı krize neyin sürüklediği yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Krize sebep; ne kadar ABD halkının tüketim çılgınlığı olarak gösterilse de. ABD ve yandaşlarının Irak ve Afganistan’ı işgallerinin bir faturası gibi orta yerde duruyor.

Böyle toplantılar düzenleyen Dünya Bankası ve IMF, bu toplantıların yerine ülke yöneticilerine ellerindeki kaynakları batan kuruluşlardan ziyade halka aktarıp, tüketimi teşvik etmelerini tavsiye etselerdi. Böylesine bir kriz ortaya çıkar mıydı?

Netice itibarı ile 1. Taksim Dünya Bankası, IMF ve Küreselleşme karşıtlarının savaşında; savaşı kazanan yine kapitalist düzen ve kapitalistler ile terörle beslenen kişiler oldu. Tabi böyle savaş anında bazı hareketleri mubah göstermekte medyaya kaldı.

Hastaneye tedavi için gelenler, 2008 1 Mayısında olduğu gibi yine biber gazına maruz kalıp, bulundukları hastanede tedavi edildiler!

Ya hastane dışındakiler?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden kızıyorsunuz. Zaten olayı seyretmediğimi söyledim. Benim dinlediğim bu bir terör olayı değildi. Yani acaba dedim, olaya yine aynı terör eylemi için girişenler mi oldu? Başta eylemi yapanlar farklıydı diye duydum.Cam kırmak illa da terör örgütü mensuplarının yapacağı birşey değil ki. Terör örgütüne mensup olmayan eylemcilerde aşırıya kaçıp, cam kırabilirler. Polisi kınadığınızı zaten yazınızda belirtmişsiniz.Ben kınamadığınızı söylemedim ki.Siz sanırım beni yanlış anlamışsınız. Neyse, teşekkür ederim.Sevgilerimle.

SINIR 
 10.10.2009 21:39
Cevap :
Merhaba. Kızmak mı? Estafurullah. Kızmak ne haddime. Şöyle diyelim; kanla beslenenler değilde, radikal uçlar! Ancak hangi halka ve hakka hizmet ettiği belli olmayan radikal uçlar. Sadece cam kırılmadı. Bir insan polisin sıktığı gazdan öldü. Bir çok insan yoldan geçerken, şu radikal unsurların attığı bilyelerden yaralandı. Selamlar...  11.10.2009 9:41
 

...yazık kere yazık...sömürge olmuş Anadolu nicedir...selamlar...

nedim üstün 
 10.10.2009 11:25
Cevap :
Merhaba 90 yıl önce başaramadıklarını şimdi paranın gücü ile yapıyorlar. Selamlar, saygılar...  10.10.2009 17:16
 

görüntüleri izlerken anlamak için çok çabaladım doğrusu . anlamsızca şiddet uygulayan küçük grubu. gençler ve doğru seçenekler göremedikleri için böyle tepki veriyorlar dedim kendimce. çok yanlış elbette..ama polisin uyguladığı şiddet artık kabul edilebilir olmaktan çok uzak. o gaz var ya .. canına okuyor herkesin. her zamanki gibi gene sivil toplum örgütlerinin düzenli eylemleri de ikinci planda kaldı ..bir de vatandaşların attığı dayak var ya göstericilerden birine... çok acımasızcaydı. sanırım iyice " kanı beynine sıçramış " insanlar haline geldik.. bu önemli ve güzel yazınız için teşekkürler. selamlar

mor lale 
 09.10.2009 14:44
Cevap :
Merhaba. Al birini vur öbürküne. Yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar..  10.10.2009 17:17
 

Gösterici kılığında yapılan sadece vatan hainliği idi. PKK İstanbul sokaklarında terör eylemi yaptı. Yakılan yıkılanın parasını fakir millet ödeyecek. Hala Güvenlik güçlerinin oransız güç kullandığı TRT 1 de bile söyleniyorsa.. "yok artık" denecek türden.. pes ki ne pes. Vatandaş olarak güvenlik güçlerinin bu tahribatı yapanları, anında yapamayacak hale getirmesini beklemek en doğal hakkım.

Ahmets 
 08.10.2009 11:17
Cevap :
Merhaba. Çağa ayak uydurmak lazım! Onlarda çağdaşlığın(!) gereği olarak onu yapıyorlar. Selamlar, saygılar...  10.10.2009 17:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3060
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster