Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1415
 

1 Yıl 6 Ay 10 gün

1 Yıl 6 Ay 10 gün
 

İki yılı aşkın bir süredir yayın yaşamında bulunan Milliyet Blog kendi geleneklerini de yarattı. En sevdiğim gelenek; 50. , 100. yazıların kutlanması ve MB'de geçirilen sürelere ilişkin kutlamalar oldu. Yazarlarımız "Blog kategorisi"nde yazdıkları yazılarla bu özel kutlamalarından bizleri haberdar ediyorlar. Bu türde yazılmış yazıları elimden geldiğince kaçırmamaya çabalıyorum.

Böyle bir kutlamayı yapan dostumuzu mutlaka ziyarete çalışıyorum. Bu güzel gelenek hep sürsün istiyorum.

29 Ocak 2007 günü yazmaya başladığım ve çok keyifli paylaşımlar yaşadığım bu sayfalarda, ilk günlerde haftada 3 yazı yazıyorken, geçen zaman içinde haftada 2 yazı yazmaya karar verdim. Bu kararımı da uzun süredir uygulamaya çalışıyorum. Pazartesi ve Cuma günlerini, kendim için Milliyet Blog yazı günleri olarak belirledim ve bu günlerde yazı yazamamışsam, bundan büyük üzüntü duydum. Ne 50. ne de 100. yazımı kutladım. Milliyet Blog'da birinci yılımı doldurduğumun da, çok sonraları ayırdına vardım.

Günler var ki, klavyeye dokunmak dahi istemiyorum.

Koskoca bir yılı geçirdik. Küresel ısınmanın etkisi ile orman yangınlarında artış olacağını bile bile. İşte, gene yaz ayları geldi. Orman yangınları başladı. Mersin Gülnar'daki orman yangınında iki yurttaşımızı kaybettik. Elli yurtaşımız yaralı. Köyler boşaltılıyor. Bu satırların yazıldığı sırada yangın, henüz kontrol altına alınmıştı. Bu tümceye lütfen dikkat edin. yangın hala söndürülemedi. Tamamen söndürülmesi ve soğutma çalışmalarının tamamlanmasına kadar geçecek sürede yok olacak daha milyonlarca yaşam var. Bitkiden böceğe, kuştan orman canlılarına kadar. Bir de henüz başlamamış yaşamları, tohumları, yumurtaları, henüz yaşama bir "merhaba" bile diyememişleri hesaba katmak gerekir.

Anneannesi ile birlikte yangında yaşamını yitiren genç kızımız, annesini ve kızını kurtarmak için yaşamını hiçe sayan ve vucudundaki ağır yanıklarla yaşam mücadelesi veren anne...

Günler var ki, klavyeye dokunmak dahi istemiyorum.

Orman yangını haberleri beynimi oyuyor. Daha ne kadar ormanımz yanmalı. Daha ne kadar insanımız yok olmalı ki, bu konu gündemde hakettiği şekilde tartışılabilsin?

Değerli Blog yazarı kimi dostlarım, popüler konularda yazmıyor olmamdan, iç karartan orman yangınlarını yazmamdan rahatsızlıklarını dile getiriyorlar ve bu nedenle beni okumadıklarından söz ediyorlar. Onlardan özür diliyorum. Gerçekten bu iç karartıcı konularda yazılar yazarak onları üzüyorum ve buna da hakkım yok.

İstenileni vermek, moda deyimle popüler konularda yazmak... Ben yapamıyorum. Değerli dostlarım hepinizden çok özür dilerim.

Günler var ki, klavyeye dahi dokunmak gelmiyor içimden. Yapamıyorum. Popüler konularda yazmak bana çok uzak. Biliyorum, bir pazartesi ve bir de cuma geçti. Yazmam gereken iki koca gün. Ama, yapamadım. Yazmış olsaydım; gene orman yangınlarını, orman yangınları ile en etkili savaşımın havadan yapılacağını, elimizdeki yangın söndürme uçaklarının yetersizliğini yazacaktım. Dostlarımın içini karartacak, canlarını sıkacaktım. O nedenle yazmadım.

Türk Hava Kurumu Yangın Uçakları'nın İşletmecisi konumunda olan, THK Gökçen Havacılık İşletmesi Direktörlüğü, her gün bir haber bülteni yayınlıyor. Bu bülten tüm haber Ajanslarına, gazetelere düzenli olarak gönderiliyor. Sorumluluk bölgelerinde(Çanakkale, İzmir, Antalya) çıkan orman yangınlarını, bu yangınlara havadan yapılan söndürme çalışmalarını bildiriyor. Siz hiç bir gazete yada yayın organında bu bilgilere rastladınız mı? Bu bülten elektronik posta olarak bana da geliyor. Ne yazık ki, felaketle sonuçlanan, anneanne ile torununun yanarak can verdiği, elli yurtaşımızın yaralandığı, ağır yaralıların bulunduğu, köylerin yok olduğu; Mersin/Gülnar Orman Yangınında THK yangın uçakları yoktu. Elindeki tüm uçaklar ancak görev yaptığı üç bölgeye yetiyordu.

THK Gökçen Havacılık "Orman Yangınları Bülteni"ni dilerseniz sizlerinde alması olası. Bunun için, THK Gökçen Havacılık'ın elektronik posta adresine (info@thkgokcen.com.tr) yazmanız ve bu bülteni almak istediğinizi belirtmeniz yeterli.

Zamanınız olursa, bir de THK Gökçen Havacılığın web sayfasını ( http://www.thkgokcen.com.tr) ziyaret etmenizi öneririm. Özellikle, o sayfada havadan yangın söndürme videolarını, yangın pilotlarının yaşadıklarını, telsiz konuşmalarını ve ülkenin geleceği ormanlar için hangi koşullarda uğraş verdiklerini yakından görmüş olursunuz. Her yangının ardından, o yangınla ilgili yeni bir video giriyor bu sayfaya. Bu çalışmaları izleyip; kurtarılan köyleri ve yaşamları da yakından göreceksiniz. Hani zamanınız olursa...

Bir görev nedeniyle yarın İzmir'e gidiyorum. Dönüşüm Pazartesi günü olacak. Gene, bu süre içinde cuma ve pazartesi yazılarımı yazamayacağım.

1 Yıl, 6 Ay, 10 gün önce Milliyet Blog'da yazmaya başladım. Bu yazımla da, 143 yazı yazmış oluyorum.

Bu gün ne cuma, ne de pazartesi, farklı bir günde yazmış oldum ve kendimce de içimi döktüm.

Kimbilir? Bakarsınız, klavye ile barışacağım günler belki de çok yakındadır... Dilerim öyle olur.



Unutmayın1: THK Yangın Uçağı alım kampanyası için, tüm operatörlerden yangın yazıp, 3919’a gönderin. Bedeli 6 YTL’dir. Ülkemize katkısı, yemyeşil ormanlar.

Unutmayın2: Bir Cumhuriyet Kurumu olan THK’na üye olun. Rejime ve Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmanın bir yolu da, rejimin ve Cumhuriyetin kurumlarına sahip çıkmaktır.





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

50. 100. bloglarınız kutlu olsun:) Orman yangını duyunca aklıma siz geliyorsunuz, yangın uçağı almak için verdiğiniz uğraşlar. Şu anda Antalya'da büyük bir yangın var, haberlerde izledikçe içimiz yanıyor. Tabii ki siz bunları yazacaksınız. Selamlar, saygılarımla...

moonlight1 
 01.08.2008 21:00
Cevap :
Sayın moonlight1, çok teşekkür ederim. Orman Yangınını duyunca beni anımsamanıza sevindim. THK Yangın Uçakları alınacak ve orman yangınlarının söndürülmesinde çok büyük katkı sağlayacaklar. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Uzun bir tatil yaptım ve ne yazık ki, internet olanağım da olmadı. Sizin bana yazdığınız günlerde Antalya Ormanları yanıyordu. Daha sonraları ülkemizde çok ormanımız yandı. Pek çoğundan haberimiz dahi olmadı... Yazacağım orman yangınlarını da, THK Anfibik Yangın Söndürme Uçakları alım Kampanyasını da yazacağım. Ama, duyarlı yurttaşlar olarak sizlerden de aynı şeyi yapmanızı rica ediyorum. Yazılarınızla, yakın çevrenizi harekete geçirmekle; en büyük güç sizsiniz, sizlersiniz. Ülkemizin geleceğine duyarsız kalmayacağınızı biliyorum. Saygılarımla...  17.08.2008 19:12
 

Değerli pilotum. Sevgili ağabeyim. Bir orman yangınını haberlerde izliyorum. Öyle zannediyorum ki ormanlarımız yandıkça artık yanmayacak bir ağacımız bile olmayacak. Bunu düşünmek bile istemiyorum. Evet, tatilden döndüm. Bulunduğum sitede bir toplantıya katıldım. Kürseye çıkan bir vatandaşımız orada bulunan ağaçları yakmaya çalışan birini yakalamış. "Sen orada ne yapıyorsun demiş." Oda "Hiç, canım ağaçları yakmak istedi" demiş. Düşünebiliyor muşsunuz olayı. Olayın sonunda yürü jandarmaya deyince "Abi bir daha yapmam" demiş. Olay bundan ibaret pilotum. Allah aşkına bizler ne yapmak istiyoruz. Ormanları yakanlar herhalde arkalarında bir kuvvet var diye düşünmeye başladım artık. Yazık. Çocukların geleceklerini düşünmeyen bir millet asla bir millet olamaz. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 01.08.2008 18:18
Cevap :
Sayın Ahmet Üstündağ, Değerli Dostum, ormanlarımızı yakanların, geleceğimizi karartanların arkalarında bir güç olduğu görüşünüze üzülsem de ben de katılıyorum. Kimbilir neler vaadediliyor. "Ormanlarımız yanmasın" diyen bir kurumu, bir Atatürk emaneti kuruma; " Ömrü doldu, gereksizdir" diyenler de aynı amaca hizmet ediyor. Ama kimse sevinmesin. Ormanlarımıza topyekün sahip çıkacak olanlar, bu sahtekarları tükürükle boğarız. Kim ne derse desin THK Anfibik Yangın Söndürme Uçakları alınacak ve orman yangınlarına aman vermeyecek. Belki saldıranların sayısı artacak, düşmanlarımız çoğalacak. Ama, olsun. Ülkeyi sevmek; ona yararlı olmakla ölçülür. Saygılarımla..  17.08.2008 19:03
 

ve düşüncelerin okurlarla paylaşılması gerçekten hoş bir an. Fakat toplumsal ortam, sorunlar ve yaşananların üzerimizdeki etkileri yazmakla ilgili planlarımızı farklılaştırabiliyor. Selam ve saygılarımla...

Yalnıztürk 
 12.07.2008 8:34
Cevap :
Sayın Fahrettin Çitil, Değerli Öğretmenim, toplum konularında önceliğin magazin olaylarına verilmesi, popüler kültürün prim yapması toplumsal çürümeye başlamanın habercisi gibi geliyor bana. Toplumun gerçek gereksinimlerinin yerine, - medyanında körüksemesi ile - duyumsanan gereksinimlere yönelmeye başladığı, anda gerçek yaşamdan uzaklaşması kaçınılmaz oluyor. Saygılarımla..  15.07.2008 10:20
 

Sevgili Dostum, sizi yazılarınızla,kişiliğinizle, toplumsal dayanışmanızla, Cumhuriyet kazanımlarınıza sahip çıkmanızla kutluyorum. Kim ne derse desin, sizi tanımak benim ve aile fertlerim için bir onurdur. Yazıalarınız ve dostluğunuz her zaman bizlere ışık tutacaktır. Selam ve saygılarımla.

kadirr 
 10.07.2008 21:54
Cevap :
Sayın Kadir Demirel, Değerli Dostum, çok teşekkür ederim. Taşın altına elini sokanlardansınız. Kalecik Şubemizin açılacak olması ve sizin de görev almanız nedeni ile kutluyorum. Allah utandırmasın. Başarı diliyorum. Saygılarımla..  15.07.2008 10:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2295
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster