Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
299
 

1 yıl önceden belli olan rapor..

1 yıl önceden belli olan rapor..
 

Türkiye Osman Can adını kritik davalarda duydu.

Öncelikle türban için yapılan Anayasa değişikliğine dair raporunu sunduğunda ortalık karışmıştı. Zira o raporda ilginç bir şekilde lehte yoruma bulunuyordu ancak bizim yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki kendisi bu konudaki rengini uzun bir süre önce belli etmiş.

Kaynak mı?

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin yayınladığı SBF isimli derginin Haziran/Temmuz sayısı buna bir örnek. Yıl: 2007. Bu dergide Osman Can'ın bir makalesi bulunuyor ve o makalede de Anayasal değişikliklere sadece teknik açıdan bakılabileceği, Anayasa'ya uygunluk gibi kriterlerin aranamayacağını söylüyor.

Yani herkes kafasına göre değişiklik yapabilir ama değerlendirmesi sadece ''Yüzeysel'' olarak yapılır. Yani bu konudaki kararını 1 sene önceden bildirmiş oluyor kendisi. Osman Can'ın bu tarz çok eylemine değinebiliriz ama konumuz başka.

***

Gelelim 2008'e. Mart ayı. Türkiye AKP'ye açılan kapatma davasıyla bir kaosun içine girmişti. Apar topar Avrupa'lılara koşuldu. Yardım dilendi. Yargıyı yönlendirmek için deyim yerindeyse 40 takla atıldı.

Dün, raportör Osman Can, Mahkeme heyetine raporunu sundu. Önce raporun içeriğine bakacağız ardından da söylenenler ne anlam ifade ediyor buna değineceğiz. Henüz tam metnine ulaşamadığımız raporun temel mesajı şu: ''AKP kapanmamalı''

Aynı raporda türban değişikliğinin ''Masum'' olduğunu savunuluyor. Türkiye'de türban yüzünden okuyamayanların sayısı %1'i geçmezken AKP'nin türban ısrarını hangi mantık çerçevesinde masum bulduğunu kendisine soruyoruz.

Siyasi partilerin kapatılmasının yanlış olduğunun herkes farkında. Kimse güle oynaya parti kapatılmasını savunmaz ancak eldeki şartlar bunu gösteriyorsa kapatılması yerindedir. Dolayısıyla raporda geçen “bir siyasi partiyi kapatmanın bir kişiyi idama mahkum etmekle aynı anlama geldiğini, siyasi partilerin Anayasaya uygunluğunu denetlerken bireylerin temel hak ve özgürlüklerine gösterilmesi gereken özenin siyasi partilere de gösterilmesi gerektiği'' yönündeki ibareler, eğer söz konusu parti Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine kast etmemiş olsaydı geçerli sayılabilirdi.

***

Bu raporun yazan kişinin yanlı olduğunu ve hukukun tarafsızlık ilkesinin hiçe sayıldığını açıkca görüyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin hukuk dışı başkanı ve dünya tarihinde ilk olarak davalılarla çeşitli yerlerde samimi halde görülen Haşim Kılıç sizce işini iyi yaptığı için mi Osman Can'ı seçmiştir?

Hiç sanmıyorum.

Türkiye çok tehlikeli bir sürece giriyor. Önce Cumhuriyet'i yok etmek için kolları sıvamışlardı şimdi yargının içine sızmaya çalışıyorlar. Kapatma davasından çıkan sonuç ne olursa olsun bu dava sürecinde Türk yargısı çok ağır bir yara almıştır.

Hukukçuların hukuk dışı raporlar yazdığı, hukukun ''İlle de benim dediğim olur'' zihniyetinin pençesine düştüğü bir ülkede yaşıyoruz ne yazık ki. Son rapor bunu bir kez daha gözler önüne sermiştir..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bibliyofil'in nefis yorumuna katılıyorum. Siyasi partilerin kapatılmasına karşı olmakla birlikte AK parti kapatılsın diyorsunuz. Çünkü size göre "Türkiye Cumhuriyetinin Temel değerlerine kasetmiş bir partidir. AK parti 6 yıldır yönetiypr ülkemizi. Hangi temel değere kast etmiştirki? Sakın "Laiklik" demeyin. Neyse beni üzen taraf; Cumhuriyet mitinglerinin ve halkı kutuplaştırma çalışmalarının başarıya ulaştığının göstergesi gibi dalgalanıyor yazınız. İyi ayrıştırdılar bizi. Herhalde 12 eylül'ü yaşamadınız. 28 Şubat'ıda bilmiyorsunuz. Ara rejimleri unuttunuz. Zayıf koalisyon dönemleride hafızanızdan silindi. Yoksa AK parti kapatılınca neler olabileceğini (ara rejim belki darbe, Dünyanın tepkisi ve yalnızlaştırma vs.) hesap edebilirdiniz. Saygılar sunarım.

DurmuşGüler 
 17.07.2008 21:06
Cevap :
Görüyorum ki yazıyı kendi düşüncenize göre okumuşsunuz yoksa yazının hiçbir tarafında ''AKP kapatılsın'' diye bir şey yazmıyor. Dikkat edin; AKP'yle aynı çizgideki Refah partisi de kapatıldı, üstelik buna Avrupa'da onay verdi yani gerektiğinde partiler de kapatılır. Karar mercisi olan mahkemenin kararına biz saygılıyız fakat nedense AKP kanadından aynı saygıyı göremiyoruz. Bu ülke darbelerden ve usulsüz eylemlerden çok çekti ama görünüşe göre hala ders almayanlar var.  17.07.2008 21:32
 

İktidara % 50 nin üstünde oyla geleceksin 400 civarında vekilin olacak, sonra devleti silbaştan çaktırmadan yada alenen değiştireceksin soranlara da millet egemenliğini kullanıyorum diyeceksin sağduyu sahibi akıllar bunu normal karşılamaz. Sonra da diyecekler ki seçimde beğenmezseniz oy vermezsiniz . Ya çeçime kadar dönülmeyecek yollara gidildi ise, ya kendini iktidardan düşmeyecek şekilde yasal düzenlemeler yaptıysa milli egemenliği kullanıyorya nasıl olsa. Gündemdeki mantığın varacağı sonuç böyle olur. selamlar.

Nariçi 
 17.07.2008 14:36
Cevap :
Alacağımız kadar ağır yaralar aldık zaten. Seçimde başka bir parti seçilse bile yaraları sarması uzun zaman alacak...  17.07.2008 14:53
 

Osman Can'ın buna benzer eylemleri dediğiniz şeyler fikirleri olsa gerek. Yani daha önceki davalarda sunduğu raporlarda ya da akademik yayınlarda öne sürdüğü düşünceler. Bu kişinin hukuka bakışı sizin gibi olmadığı için taraf olmakla hemen aftalayabiliyorsunuz. Ya siz tarafsanız? Aksine Osman Can şu ana kadar fikirleri ile bende derin bir hukuk adamı izlenimi bıraktı. Ayrıca aynı rapörtör, 367 kararı için hazırladığı raporda "367 şartı gerekir" demişti. (Ben o kararına katılmamıştım) O zaman iyi raportördü de şimdi mi kötü raportör. Üstüne üstlük Haşim Kılıç'ın tercihi dediğiniz bu rapörtör 2002 yılında Mustafa Bumin zamanında raportörlüğe seçilmiş. Ama anlık, duruma göre, ilkesiz, bel kemiksiz tutum almaya alışkın insanlar için dün iyi olan birisinin kötü olması oldukça olağan. Hem tüm hukuk kuralları zorlanarak bir kapatma davası için "hukuka saygı" tiradları atıp, ardından da raportör aksi görüş verince, "bu nasıl hukuk" demekte artık tiyatral bir oyunda olabilir, saygılar

Bibliyofil 
 17.07.2008 10:15
Cevap :
Siz de şu an aynı şeyi yapmıyor musunuz? Hukukun kuralları vardır. Siz hangi ülkede yargılama yapmaya yükümlülerle davalıları aynı masada yemek yerken gördünüz? Bu kişilerin objektif olması mümkün müdür? Hukuk anlayışınız çok iyi, tebrik ediyorum.  17.07.2008 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster