Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
950
 

10 Aralık hareketi dört bileşenli yeni sol parti çalışmalarından çekildi

10 Aralık hareketi dört bileşenli yeni sol parti çalışmalarından çekildi
 

10 Aralık Hareketi merkez solu toparlayabilecek mi?


Dün 10 Aralık Hareketi'nden bir elektronik posta geldi. Bu postada <ı>"<ı>... İlişikte sunulan ve 1 Şubat 2010 Pazartesi günü Eşgüdüm Kurulu’na verilen yazımızda da belirtilen gerekçelerle, 10 Aralık Hareketi bu süreçten çekilme kararı almıştır. "denilmekte.

Mesajı okuduktan sora Sayın Burhan Şenatalar'ın Salihli toplantısında söylediği sözler aklıma geldi: "<ı>Bu hareket yüzde üçler, beşlerde kalacaksa siyaset sahnesine çıkılmaması gerektiğine inanıyorum." demiş ve ardından "<ı>Bu hareket yüzde 40 – 50 oranında oy alabilecek bir potansiyele sahiptir<ı>." demişti.Yurdun dört bir yanında yapılan toplantılar Sayın Şenatalar'ın görüşlerini destekler nitelikteydi.

Üç dört ay öncesine kadar partilileşme sürecinde dört oluşumun bir araya gelmesiyle büyük bir hız kazanmıştı. Meydana gelecek yeni sosyal demokrat partinin bileşenlerine bakacak olursak ÖDP'den ayrılan "Özgürlükçü Sol" grubu, SHP, Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Balkıs'ın desteği ve 10 Aralık Hareketi. Bu profil ortaya çıktığında yeni bir heyecan fırtınası eser gibi oldu. Ancak geçen üç aylık zaman 10 Aralık Hareketi'ni bu oluşumdan çekilme kararına yol açmıştır.

Aşağıda çekilme kararının gerekçesi sunulmuştur:

<ı>"<ı>Sayın Eşgüdüm Kurulu Üyeleri,

<ı>10 Aralık Hareketi çalışmalarını ilk günden itibaren “yenilenme, bütünleşme, kitleselleşme” şiarı ile yürütmektedir. 10 Aralık Hareketi, kendisi dışındaki kişi ve gruplarla ortak politik hedeflere yönelik olarak ilkeli, tutarlı ilişkiler kurarak yakınlaşmayı ve giderek tek bir siyasal örgütte bütünleşmeyi hedeflemiştir. Bütünleşme hedefini tek başına yeterli görmediğini her fırsatta belirterek, temel koşulun yenilenme olduğunu, bunun da öncelikle siyaset yapma anlayışında ve pratiğinde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştır. <ı>Bu bakış açısıyla 2009 yazından bu yana önce SHP, sonra Temas Heyeti, daha sonra da ABF temsilcileri ile çok sayıda görüşme ve toplantıya katıldık. Ocak başından itibaren katıldığımız toplantılar ve yürüttüğümüz müzakere sürecinde gelinen noktada; umudumuz ve amacımız olan yenilenme, bileşenlerin süreç içinde kendilerini aşması yoluyla oluşturulabilecek yeni bir dayanışma ve paylaşma anlayışı, arkasından da güçlü bir bütünleşmeye ulaşılması olanağının tüketildiğini düşünüyoruz. Bugünkü tablodan, kendi içinde grupsal tutum ve davranışları aşarak güven ortamı yaratmış, ilkeli, tutarlı ve geniş kitlelere umut - güven verecek iktidar adayı bir partiye ulaşılması umudunun yitirildiği sonucuna vardığımızdan, bu süreçte daha fazla yer almayı ve sorumluluk taşımayı 10 Aralık Hareketi olarak doğru bulmuyor, partileşme süreci görüşmelerinden çekiliyoruz. <ı>Saygılarımızla, <ı>10 Aralık Hareketi Yürütme Kurulu<ı>"

Demek Türk demokrasisi ve siyasal anlayışı dünya standartlarında bir sosyal demokrat yapılanmaya hazır değil. Vurguncu, icazetli politikalar saltanatını sürdürecek bir süre daha.

Emekçi sınıfı ve yoksul halk kitleleri yedikçe şişen ve asla doymayan efendilerin aldatmacalarına boyun eğmeye devam edecek.

Azınlıklar ve Kürt halkı derin güçlerin oyuncağı olmaya sürdürecekler..

Dinsel ayrılıklar kullanılıp halkımız arasındaki dayanışma gücü daha da zayıflatılmaya devam edecek.

Alternatif enerji kaynaklarının kullanılması bir şekilde ötelenecek ve küresel ısınmaya neden olan, ekonomimizin sırtında kambur haline dönüşen fosil enerji kaynaklarının kullanılması konusunda bir şey yapılmayacak, yanlış nükleer enerji politikaları hız kazanacak ve bağlı olarak çevre kirliliği daha da artacak. Bunlara "dur" diyen politikalar zayıf kalacak.

Halkımızın kültürel ve entelektüel melekeleri gerici, bilim dışı, kalıpçı, hurafelere dayalı öğretilerle daha da gerçeklerden uzaklaştırılmaya devam edecek. Cemaatlerin, tarikatların daha da palazlanmalarının önündeki engel bir şekilde daha da azalacak.

Ergenekon, derin devlet çözümsüzlüğü kafalar karıştırılarak devam ettirilecek. Belki de biri ortadan kaldırılırken diğerinin oluşumu gerçekleşecek.

Bölgede "<ı>Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur." anlayışı ile iyi komşuluk ilişkilerinin ötelendiği bir dönemin devamını seyretmek zorunda kalacağız. Demek bunları yaşamaya devam edeceğiz.

Demek Amerika'yı yeniden keşfedeceğiz.

Yeni oluşuma destek verecek olan halktır. Halk da şimdilik böyle bir oluşumu destekler görünmüyor. Hampacılar, kan ile beslenenler, ucuz siyaset yapanlar öyle bir göz bağı takmışlar ki halkımızın gözüne onu çıkarıp atmak çok zor.

Olsun! Bekleriz, beklememiz gerekiyorsa... Beklemek bazen boşa kürek çekmekten daha iyidir. Güç toplar insan, geçmişin muhasebesini yapar. Gelecek güzel günlerin tohumu belki böyle filizlenecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünya standartlarında demokrasiyi yakalamak için daha zamana ihtiyacımız var. Hem tarihsel süreç açısından, hem toplumsal yapı bakımından. İdeolojiden çok, oyunun kurallarına uyanlar kitleleri peşinde sürüklüyor. Ne yazık ki, bu oyunda entellektüel aydınlar değil, ortalama eğitime sahip, ama toplumun beklentilerini iyi tesbit edenler başarılı oluyor... Esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 04.03.2010 11:57
Cevap :
Maalesef haklısınız. Gerçek, bahsettikleriniz. Aydınlarımız da bu arada Yaban romanındaki Ahmet Celal'den farklı tavır geliştiremiyorlar. Saygıyla.  04.03.2010 14:20
 

görüşmelerin bizzat içindeki bir arkadaşınız olarak şunu çok net söyleyebilirim ki; 10 Aralık Hareketi 'çok haklı sebeplerle' görüşmelerden çekilmiştir. Bundan sonra da yoluna tek başına devam edecektir. Hareket ve görüşmeler konusunda bilgi almak isteyen arkadaşlar bana ulaşabilirler..

Eren Aksoyoğlu 
 19.02.2010 12:12
 

Burhan şenataların Salihli'de söylediği doğru aslında. %5 in altında olursak olayı. yazdıklarınmızı içim sızlayarak okudum. Ne yazık ki birbirinden çok az farklı düşünceler bir araya gelemiyor. İşin tuhafı o nünans farkının çok çok ötesinde bir partiye iktidardakine yani dahi kayabiliyor. Seçim barajını anlayamıyorum. . Demokrasi diyenler ve havarisi kesilenler önce bu barajı ortadan kaldırmalılar diye düşünüyorum. o zaman böyle oluşumlara da küçük partilere de şans doğar sanırım. saygılarımla.

Ezgi Umut 
 17.02.2010 1:46
Cevap :
Haklısınız. Ertuğrul Günay bu hareket içindeyken başka yerlere savruldu. Daha niceleri. Üç kişi bir araya geldiğinde hırs öne geçiveriyor. Sonra da olumsuz tablolar ve sonuçlar... Baraj sistemi dediğiniz gibi anti demokratik. 10 Aralık Hareketinin hedefi %40'lardı. Her şey sona ermiş değil... Yorumunuza teşekkürler. Saygı ve sevgiler.  18.02.2010 0:51
 

Bence halk ideoloji partilerinden hoşlanmıyor. Çünkü halkın sorunları bir tek ideoloji ile değil, birçok ideoloji ile çözümlenebilir şeyler. Ne kadar insan, o kadar sorun ve o kadar çözüm vardır... Bu yüzden kurulacak bir partinin adına ne solu ne sağı çağrıştıracak bir söz konmamalı. Kurulacak partinin adı değil programı önem arz ediyor artık. Bu programda halkın hem güncel hem de geleceği yapılandıracak olan ileri tarihli sorunlarına halkın arzuladığı güven ve özgürlük ortamını koruyarak ekonomik ve kültürel refah getirici tasarımlar açık seçik gösterilmelidir. Tasarımlar eski politikacıların yaptığı gibi vaatler biçiminde değil, bilimsel verileri yerli yerine konabilmiş açılımlar biçiminde halka sunulmalıdır. Özellikle de maddi konuların gerçekçi kaynaklarını sunarak inandırıcı olabilmelidir. Halk artık fakir-fukara, vatan-millet edebiyatına oyunu kaptırmayacağa benziyor.

Muharrem Soyek 
 07.02.2010 14:22
Cevap :
Haksız da sayılmazsunız ideoloji partileri konusunda.10 Aralık Hareketi ideolojiden çok bahsettiğiniz projelerle halkın karşısına çıkmak istiyordu. Kurulacak olan yeni partinin bileşenlerinin genel yapısı ve çocukluk hastalığı bu hareketi onlardan kopardı. Her şey sona ermiş değil. Saygı ve sevgiler.  08.02.2010 7:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 890
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster