Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
2591
 

10 Kasım duyguları

10 Kasım duyguları
 

Sarı saçlım, mavi gözlüm


<ı>“<ı>Bu memleket tarihte Türktü, şimdi de Türktür, sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.

-Mustafa Kemal ATATÜRK

Bir 10 Kasım sabahı, adıma gelen e-postaları açtığımda Atatürk’ümüzün özelliklerini yansıtan bir veri ile karşılaştım. Atatürk ile ilgili bilgi ve belgeleri her zaman ilk kez duyuyormuşçasına ya da yeni olarak algılarım. Bu kez de öyle oldu. Duygu ve düşüncelerimi değerlendirmek geldi içimden. Medya kanalıyla ilgi duyanlarımla peşleşmek istedim. İşte ‘Atatürk’ümüzün kimi özellikleri’ ve ‘Nerdesin’ şiiri:

Atatürk’ümüzün kimi özellikleri

1. “ Ata ” sözcüğünü sevmezdi
Atatürk, hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine” Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2.En sevdiği yemek
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

3.En büyük hayalî dünya turuna çıkmaktı
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

4.Başucu kitabı “Çalıkuşu” ydu.
Binlerce kitabı vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in ünlü “Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar, birkaç sayfa okurdu.

5.Kabul salonundaki at yavrusu

Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayakucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

6.Tam bir salon adamı
En sevdiği dans valstı. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Batı müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7.Gömleklerinin tümü beyazdı
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

8.Dolabında lacivertte yer yoktu
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

9.Ölçüleri
Boyu 1.74 idi. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu, hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

10.Rumeli şivesi
Özenli ve temiz bir Türkçeyle konuşurdu. Ancak kimi sözcükleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

11.Hazin bir öykü
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

12.Cumhurbaşkanlığından sıkılıyordu.

Hayatının çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

13.Papa`nın temsilcisine elbise

Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

14.Kendisi tıraş olmazdı.

Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

15.Düzen takıntısı vardı
Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

16.Hoşgörülü lider
Köylünün birisi gazete kâğıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış : “Alın bunu kendi içsin ” diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra: “ Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin ediniz.” dedi.

17.Sigara pazarlığı
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr. Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk: “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti: “Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.

18. “Bu nasıl halkçılık?”
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, “ Ne de güzel halkçılık ama! ” demişti.

19. “Laiklik adam olmaktır!”

İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne anlama geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: “Adam olmak demektir hocam, adam olmak!”

20.Kurbanları bağışlardı
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner ya da kesilmelerini engellerdi.

21.Yabancı dile merakı

Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızcayı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

22.Fasulyesine poker
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

23.Kan görmeye dayanamazdı
Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

24.Kulakları duyan tek kişi
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: “ T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar ”.

25.Bir ricası baş açtırdı
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, “Hafız Hanım, benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?” diye sormuştu. Kadın başörtüsünü açarak, Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.

26.Bilardo ve yüzme

Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

27.En başarılı ders
Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü..

28.Yağcılara geçit yok
Yağcılara çok kızardı Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.

29.Son yılbaşı gecesi
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

30.Köşkteki güvercinlik
Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği güvercinliği vardı.

***

Saatler, 9.15’i gösterdiğinde TRT 1’deki görkemli sunucu Sabiha Akdemir’in güzel sesinden Aşık Mahzuni Şerif’in derleyip bestelediği, Afşin yöremize ait Nerdesin adlı özlem yüklü türküsünün sözleri ve müziği yüreğimden beynime ılık ılık süzüldü! Ne ki nağmesini aktaramıyorum. Acı ama gerçek! Duyduğum ve etkilendiğim sözlerini okurlarımla paylaşmak istedim:

NERDESİN ( Sana hasret )

Sana hasret, sana vurgun gönlümüz
Neredesin mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost
Bu gemi, bu Karadeniz

Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost

Ararım izini Dolmabahçe’den
Bir daha dönmez mi bu yola giden
İçimde sen, gözümde sen

Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost

Kurban olam yürüdüğün yollara
Kara peçe yakışmıyor kullara
Uyan bak bizim hâllara

Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Bulutlar terinden, dağlar kokundan
Sarhoştur sevdiğim Mahzuni bundan
Bir daha gel, gel Samsun'dan

Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost
.

*
Muhsin DURUCAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 463
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1398
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster