Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
390
 

10 Kasım

Merhaba

Ben her kasımpatı zamanı bir hoş olurum. Zaten çiçekleri, hayvanları, bitkileri kısacası cümle tabiatı zeki yaratığa tercih etmişimdir hep. Ne zaman kasımpatı kokusu duysam 10 Kasım aklıma gelir.

1950-1980 arasında ki yaşam dilimimde bazen kendimin bazen de kızımın hayatından kesitler hatırlarım. Benim zamanımın 10 Kasım'larında sinemalar, tiyatrolar 1 günlüğüne kapanır , radyo da Atatürk’ün sevdiği şarkılar çalınır, söylenirdi. Hata fazla olduğunu bizlerinde kabul ettiği bir ölgünlük ve durgunluk radyoya ve hayata hakim olurdu bütün gün. Oysa bugün igelinen noktada sadece 1 dakikanızı vermek var.

Sabah erkenden hepimiz mevsim çiçeklerinden 1’er tane(demet bile değil) elimize alır okul yolunu tutardık. Para da vermezdik çiçeğe. Çünkü illa ki okula kadar bir evin bahçesinde, bir duvar kenarında mutlaka bir açmış çiçek olurdu mevsiminde . Her okulda bir Atatürk köşesi vardı.O köşe bu özel güne hazırlanır ve bizlerde elimizdeki çiçekleri Atatürk büstünün dibine saygı ile bırakır ya bahçede ya da okul beden salonundaki törene katılırdık. Sabah 2-3 saat süren bu törenden sonra da evlerimize dağılırdık. O günler de bile bazı arkadaşlar ” 2-3 saat için okula gelinir mi?” anlayışıyla ya gelmezler ya da öğretmenlerden daha sonra işitecekleri sözler hatırına isteksiz katılır acele kaçarlardı, sinemaların kapalı oluşuna kızarak.

Yılların akmasıyla bu törenlerin sıkıcı ve uzun olduğunu düşünenler çoğalmış olmalı ki artık önemini kaybetti. Ben ve benim ailem gibiler azınlıkta kaldık. Kızım hala, sokakta ise 10 Kasım’da sireni duyunca bekler, ben hala balkonda saygıyla beklerim. Hayatımızı, hürriyetimizi, kimliğimizi, vatanımızı hediye etmiş bir ekibin lideri için duracağım 1 dakika bana şeref veriyor. Çünkü bizler, bu değerler için hayatını vermeyi öğrenmiş bir nesiliz. Zamanımdan 1 dakika ne ki !

HEYHAT ! Artık yolda arabalar durmuyor, insanlar durmuyor, kornalar çalmıyor, çocuğunun eli elinde analar babalar yürüyüp gidiyor çocuk şaşkın duranlara bakarken, kimse balkonlarında, camlarında dikilmiyor. Durana, dikilene, bekleyene de başka bir gezegenden gelmiş gibi bakıyorlar. Artık Kasımpatı, anladım ki, sadece bana 10 Kasım’ı hatırlatıyor. Anmaktan sıkılanlar, anlamaktan kaçanlar çoğaldıkça korkarım, 10 Kasım sadece yılın herhangi bir günü olacak. Mâlum nesil gençleşiyor, gençleşirken de duygusuzlaşıyor. Değerleri maddileşiyor. Para araç olmaktan çıkıp amaç oluyor. Vaktiyle 2-3 saatlerini harcamaktan sıkılanların yetiştirdiği evlat ve torunlar artık dakikanın bile hesabını yapar oldu.

Yazıklar olsun.!!!

Neyle isterseniz onunla kalın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 380
Kayıt tarihi
: 15.04.09
 
 

Felsefe, edebiyat, bu alem, öteki alem, uzay, evrensellik; kısacası genelin, "aman canım işin mi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster