Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

09 Kasım '19

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
46
 

10 Kasımlarda Atatürk

 
     Yurdumuzun kurtarıcısı, Cumhuriyetin kurucusu, Modern Türkiyenin temellerinin atılmasını sağlayan Gazi Mustafa kemal Atatürk'ün yine bir ölüm yıldönümünü yaşıyoruz. 
Milletce kalbimize "ilelebet" gömdüğümüz Türkiye Cumhuriyeti var oldukca bu milletin kalbinde ilelebet yaşayacak ve yaşatılacak olan Gazi'ye allahtan rahmet ve mağfiret diliyoruz.
    "Benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyetidir" diyen, bu ülkeyi geleceğin gençlerine emanet eden büyük kurtarıcımız yaşadığı bazı olayları bugünün anısına sizlere kısa kısa nakledeceğim.
  
      TÜRK HANIMININ FAZILETİ  
     Öğretmenler Ankara'da bir toplantı yaparlar.Bu toplantıya iki üç bayan öğretmende davet edilir ve salonun ayrı bir yerine oturtulur.
     Bayan öğretmenlerin bu toplantıya katılmalarını hazmedemeyen TBMM nin "sarıklı üyeleri" durumu gaziye şikayet ederler.
    Şikayet üzerine Gazi:
     "Kimmiş muallimler cemiyeti reisi cağırın Onu" der.
      Cemiyet reisi apar topar Gazi'nin karşısına çıkarılır Gazi :  
'    Siz Muallimlere içtimada ne yapmışsınız ? Ne ayıp şey bu?'' Mazhar Müfit şaşakalır. Gazi'den bu hareket mi beklenirdi? Sarıklılar muzaffer bir beşaretle gülmektedir. Sarıklılar neşe içinde iken, Gazi'nin sesi hep aynı tonda devam eder:
'     "Olur şey değil, olur şey değil"! Mazhar Müfit hala ayakta ve hala ne diyeceğini şaşırmış bir halde cevap vermeye çalışır
       'Efendim vallahi...''
       'Bırak bırak ben hepsini biliyorum; içtimaya muallime hanımları da çağırdınız. Fakat onları niye ayrı sıralara oturttunuz ? Sizin kendinize mi itimadınız yok,Türk hanımlarının faziletine mi ? Bir daha öyle ayrılık gayrılık görmeyeyim, anladınız mı ?''
  İşte bu sözlerle Atatürk Türk Kadınına ve özellikle de Bayan Eğitimcilere verdiği önemi açıkca belirtmiştir.
 
     YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR
     İngiliz Kralı Edward İstanbula geldiği zaman yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaşır.
     Atatürk kıyıda onu beklemektedir.Deniz dalgalı olduğundan, Kralın bindiği motor sürekli inip çıkmaktadır.Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada, eli yere değerek tozlanır.
    O sırada Atatürk elini uzatmış bulunduğundan, kral Ona elini uzatmadan önce mendiline elini silmek ister.
     Atatürk hemen kıralın elinden tutar ve :
      Merak etmeyiniz yurdumun toprağı temizdir.
 
   LAİKLİK ADAM OLMAKTIR
      İlk mecliste bir gün laiklik konusu oluyordu. Gazi Mustafa Kemal Paşa o gün meclise başkanlık ediyordu.Meclisin tanınmış din alimlerinden bir vatandaş kürsüye geldi. Alaycı bir tavırla:
     ''Arkadaşlar bir laikliktir gidiyor. Afedersiniz ben bu lağikliğin manasını anlamıyorum, nedir bu laiklik ? '' diye söze başlarken riyaset makamında bulunan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış, oturduğu yerden elini kürsüye vurarak:
       'Adam olmaktır Hocam, adam olmak! '' diyerek Hoca efendinin sualini cevaplandırmıştır.
 
HERKES İÇİN LUZUMLU BİR İHTAR
       Erzurum'dan kongre için Sivas'a gelindiğnde, Mustafa Kemal'in karargahı olarak, Sivas lisesini hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı:
    "Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı". (Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanıları)
     "Süleman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı" (Zamanın Süleymanı da olsan bırakırsın bu dünyayı)
      Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey'i çağırttı. Beyti ona okuttu. Mazhar Müfit:
    ''Paşa'm, bu sizin için yazılmış değil.'' deyince, Atatürk:
     'Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır.'' cevabını verdi.
 
      Yazımın sonunda sizlere yine Atamızın kendi dilinden kelimelere dökülen sözleriyle veda ederken Gazi Atatürk'ü rahmetle ve şükranla anıyoruz 
      'Benim adım Mustafa Kemal'dir. Ben ne diktatörüm, ne macera peşinde koşarım, ne de mağlubiyeti kabul eden bir kimseyim. Ben, yanlız milletimi düşünür, onun için yaşarım. Benim ve milletimin hakkı olan şeyi alırım. Alamayacağım bir şey yoktur.''
 
                                                                               Sonsuzluk (Osman Özeker)
Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 282
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2920
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster