Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
395
 

10 nisan incileri

10 nisan incileri
 

"Bir parça da benim bu sema bu su" Çocukluğumda ben de teneffüs ettim Alaysanın havasını.S.Gencal


Pazar yazıları biraz farklı olsun istedim. Sayfamı alıntılarla süsledim. Aslında tüm yazılar farklı olmalı. Farklı olmalı ki iştahla okunmalı. 

İştahla okunmalı kavramını bu anda buldum. Buldum, buldum… demeden 10. Nisan 2011 Milliyet Gazetesinden, daha doğrusu Milliyet Köşe yazarlarından alıntılar verelim. 

Belki de yorumlarımı yazıversem daha iyi olurdu. Öyle ya bu yazılanları nasılsa siz de okudunuz, ya da okuyacaksınız. İşte o zaman benim gibi donacaksınız. Benim çağrıştırdığım fikirler dondu kafamda. Şimdilik akamıyorum. Ah Türkiye’m ah, demeden yapamıyorum. 

Bu yazıya girişimde, kendiliğinden iç kafiye oluştu. Başka bir şeyler oluşmadan sözünü ettiğim alıntıları verelim. Pazar borcunu ödeyelim. Aaa, bu Pazar Borcu kavramı da yeni geldi aklıma. Bundan böyle her Pazar, inşallah Köşe Yazarlarından Seçmeler borcu öderim. Geçen hafta ilk taksidi ödemiştim. İşte ikincisi: 10 Nisan İncisi: 

 

 

GISELE Bundchen “kadının ışığı önemli. Güzelliği ışık pırıltısıyla eşleşmiş olmalı” diyor. 

Cevabım “bana bir güneş gözlüğü verin. Bu ışığa dayanmak zor” söylemimi hatırlatmak oluyor. 

Eliyle koluma -dostça- dokunuyor: 

“Çok tatlısın...” 

Sanki epeydir arkadaşmışız kadar yakın. 

Gerçekten... 

Güneri Cıvaoğlu Bugün 

Geri demokrasiye somut örnek 

İngiltere Başbakan’ı Cameron, eşiyle tatil için iki günlüğüne İspanya’ya gitmiş.. 

Önemli olan gitmeleri değil tabii, nasıl gitmeleri.. 

Ryaniar adlı ekonomik bir havayolu şirketinden bilet almışlar.. Havaalanında diğer yolcular gibi sıra beklemişler, diğer yolcularla aynı kapıdan uçağa binmişler.. 

Granada’da geceliği 100 sterlin olan üç yıldızlı bir otelde kalmışlar.. 

Ben buna geri demokrasi derim.. 

İleri demokrasi diyemem.. 

Bizde bırakın başbakanları, bakanları, parti liderlerini, havaalanında milletvekili bile göremezsin.. 

Milletin vekilleridirler ama milletin beklediği salondan uçağa binmezler, uçakta milletle yan yana oturmazlar.. 

Mehmet Tezkan Aslında NE OLDU? 

YGS’de ne yapılacaksa artık yapılsın! 

Kasıtlı olmasa da ortada aksayan ya da kontrol edilemeyen o kadar çok argüman var ki bu da ÖSYM kazanının daha da fokurdamasına neden oluyor. Kabahatliyi ise hiç uzakta aramasınlar!.. 

Abbas Güçlü Diyalog 

İnsan ilişkilerinde dobraları içten pazarlıklılara tercih edenlerdenseniz, kimsenin sözünü sakınmadığı, gerçek niyetini saklamadığı bir hürriyet ikliminden de rahatsız olmamalısınız. 

Her şeyin sınırsız, apaçık tartışılması çok daha sağlıklı... 

Birlikte yaşama iradesi, herkesin ortak kararıyla ve böyle özgürce doğarsa anlamlı... 

Yeter ki şiddet ve baskı olmasın; bırakın, yıkılmadık tabu kalmasın. 

Can Dündar Ada 

Uzmanlar diyor ki... 

- Beyni yoran en önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz beyninizi o kadar neşelendirirsiniz... 

- Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun. 

- Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler beyninizi geliştirmez. Sürekli TV izlemek beyni yavaşlatır. 

- Beynin en tehlikeli yanı ters çaba kuralına göre işlediği anlardır. Başınıza gelmesinden çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız beyin sizi o yöne çeker, korktuğunuzu başınıza getirir. 

Melih Aşık Açık Pencere 

Hoş görünüze sığınarak, 9’uncu sınıftayken okulun revirinde yazmaya çalıştığım bir şiir denemesiyle bitirelim yazıyı: 

 

Hasta 

 

Benim de dünyada sevdiklerim var,  

Bir parça da benim bu sema bu su; 

Bırak beni nolur ölüm korkusu. 

En tatlı hayaller kaçtı el ele,  

Aylar var hasretim ekmeğe bile; 

Rengiyle, tadıyla, yemişleriyle 

Titriyor içimde hayat arzusu. 

 

Çetin Altan Şeytanın gör dediği 

*** 

“Son paragraf da benden olsun.”diyecektim. Bir iki satır karalayıverecektim. Ama Usta Kalemlerden sonra bir şeyler yazmam yakışık almaz. Mutlaka bir şeyler yazılması gerekiyorsa bir cümle ile yetinelim: “Usta kalemlere saygılar.” Siz değerli okuyuculara da saygılar, sevgiler. 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 10. 04. 2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkürler. Gerek eski pazarlar gerekse okumak konularındaki görüşlerinize katılıyorum. Ne var ki çok özlememe rağmen eski günleri, hayalen olsun yaşayamıyorum. Günümüzü, mümkün olduğu kadar iyi değerlendirmek ve yarınlar için umutlu olmak için çabalıyorum. Hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 10.04.2011 18:30
 

Merhabalar Sabahattin Hocam, Emin olun keyifli pazarları, daha doğrusu eski pazarları ve eskileri nasıl büyük bir özlemle arıyorum. O eski günlere dönmek ve tekrarını yaşamak en büyük hayalim. Havalar daha serin ve yağışlı, güneş saklambaç oynayan çocuklar gibi arada bir görünüyor ve saklanıyor. Bugün kar tanesi bile atıştırdı. Salı günü daha soğuk olacakmış herhalde. Milliyet gazetesi köşe yazarlarından bir demet paylaştığınız paragrafları da büyük bir keyifle okudum. Ama bana illa ki, bizzat kağıttan okumak keyif veriyor. Ekrandan pek okumayı sevmiyorum. Bloglar için mecburiyet var, onun dışında yani mecburiyetin dışında pek ekrandan okumuyorum. Pazar günümüzü keyiflendiren bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim. Sağolun, varolun.

Pervane 
 10.04.2011 16:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 626
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster