Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '06

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
471
 

100. bloğuma ithafen

100. bloğuma ithafen
 

Bu yazı, diğer yazdıklarımdan farklı olacak çünkü bu benim yazdığım 100. yazı. Kuşkusuz, Milliyet bloğa tamamen hobi olsun diye başladığım bu yazı serüvenin bende bir tutkuya dönüşeceğini asla tahmin edemezdim. Bunun yanı sıra 100 sayısına ulaşırken, sizlerin de gördüğü gibi, bir kategoride ( Gündelik Yaşam/ Haber) yazmış olduğum yazı sayısı 12 dir. Çünkü bendeniz, yazı yazmaya başlarken, bir kategoride çokca yazı yazmaktansa, olabildiğince fazla kategoride az yazı yazmayı tercih ettim. Bu yüzden de 100 sayısına ulaşırken, bir kategorideki maksimum yazı sayısının 12 olması benim için oldukça önemlidir.

"Bir blog yazarı olmak için ne gereklidir?" derseniz, birikim gereklidir derim. Bu birikim denen şey ise, parayla satın alınabilecek bir şey değildir ki beyfendiler süpermarketlerden bir "birikim" alabilsinler. Bu "birikim" denen şey. sokakta "Birikimciiiiii geeeldiiiiii hanıııııım" nidaları sonucunda hanfendenin pencereyi açıp da "Kaça satıyorsun birikimin tekini, bakayım?" sorusu sonucunda da satın alınabilecek bir şey değildir... Dolayısıyla birikim sahibi olmak için, merak sahibi olmak gerekir ve tabi bunu da uzun bir zaman dilimine yaymak gerekir. Bunun yanısıra ille de birikim sahibi olmak gerekli değildir, pek tabi ki bir kişinin gözlem gücünün güçlü olması ya da kendi deneyimlerini olduğu gibi paylaşması da bir o kadar değerlidir.

Kuşkusuz bir blog yazarı ister ki, olabildiğince fazla kişi tarafından okunsun. Zira, bu, bir blog yazarının sahip olabileceği en önemli kazanımlarından biridir. Kuşkusuz, bunu sağlamak için bazı püf noktaları da mevcut olabilir, kanımca bunlar etkili bir başlık ve giriş bölümü olabilir. Ayrıca, bir blog yazarı ister ki, yorum alsın, aslında yazarın hem çokca okunmasını hem de yorum alması, yazısında kullandığı üslüple çokca ilgilidir bence. Kullanıdığı üslüp, " okunmaya ve yorum almaya ne kadar yakın" ise, aldığı hit sayısı ve yorum sayısı da doğru orantılı bir şekilde artar bence. Bunun yanı sıra, yazının konusu, okuyan kişiye; ilginç, düşündüğü gibi, düşündüğünün tam tersi olursa yorum alması gerekir.

Ayrıca bir platformda süreki yazılar yazmak, bir kişide -küçük çapta da olsa- değişimler meydana getirebiliyor (veya getirmeli). Mesela, (gündemdeki) olaylar hakkında kişiyi daha eleştrisel düşünmeye itiyor, basit olaylar karşısında bile "acaba bundan yazı konusu olabilecek ne çıkabilir?" sorusunu sordurabiliyor, daha önce üzerinde artısıya-eksisiyle düşünülmemiş konuları saptamasını ve ortaya çıkarmasına yardımcı olabiliyor, kişiyi olabildiğince orjinal konular üzerinde yazmaya itiyor vb. ve aslında kişinin bir konu hakkındaki düşüncelerini aldığı yorumlarla birlikte daha sağlıklı düşünmesini sağlayabiliyor.

Ayrıca belirtmek istediğim diğer bir husus da, blog yazarlarının birbirine hangi konularda yazmaları gerektiği veya gerekmediğini söylemesi. Bırakın herkes, istediği herşeyi yazabilsin, kendi oto-kontol mekanizmasını kullanarak. Zaten bu mekanizmanın olmadığı veya çalışırken aksadığı yerlerde, değerli editörler devreye giriyorlar. Herkes olabildiğince özgür olabilsin, ta ki bir başka blog yazarının özgürlüğünün sınırına dek. Ayrıca bir blog yazarı bilmeli ki, her zaman alacakları yorumlar, kendi düşünceleriyle örtüşmeyebilir, dolayısıyla bunun da dile getirilmesini de, -aynen aldığı hemfikir bir yoruma yaptığı gibi-mümkün olabildiği kadar hoş karşılamalı... Enerjimizi birbirimizin ne yazacağı üzerine harcamaktansa, herkes için önemli olabilecek ortak bir konu saptayıp, bu konu üzerinde yazı yazarsak çok daha faydalı olacağı düşüncesindeyim.

Yazıma son verirken, bizlere yani sıradan vatandaşların kendi fikirlerini olabildiği kadar hürce ifade etmesini sağladığı için Milliyet Blog ailesine de teşekkür etmek isterim. Ayrıca bu projenin sahibi kişi/kişilere de " yahu, gazete tirajlarının milyonları bulmadığı, 6 kişiye bir kitap düşen bir ülkede bu proje ne kadar gerçekçi olur?" demeyip bu projeyi hayata geçirdikleri için de teşekkür etmek isterim. Ayrıca yazılarıma yorumda bulunan- bulunmayan, yorum yazarken önyargılı davranan-davranmayan kişilere de teşekkür etmek isterim.

(Bu kadar çok teşekkür edince kendimi bir anda Oscar törenlerinde ödül almış biri olarak hissetim, ama neyseki yazımı bitirebildim:))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

100.yazını yürekten kutlarım.Ayrıca Milliyet tarafından "blog oscar'ı" verilse nasıl olur acaba?Ödül alsan da aynı uzunlukta teşekkür eder misin yine?Selamlar,saygılar.

Ahmet AYDIN 
 23.12.2006 13:08
Cevap :
Teşekkürler Ahmet Bey. Milliyet Oscar verirse hoş olur tabi:) Eğer ödül alırsam da, yapacağım konuşma, "Babamın bavulu" konuşması kadar uzun olmaz belki, ama "Babamın çantası" kadar uzun olabilir:)) Selamlar, saygılar.  25.12.2006 6:59
 

Nice 100. yazılara Arek Bey :)) Bloga nasıl bakılması gerektiğine dair güzel ve özlü bir yazı olmuş, elinize sağlık. Selamlar...

Murakami 
 21.12.2006 10:25
Cevap :
Teşekkürler Celal Bey:) Sadece olması gerektiğine inandığım şekilde yazdım... Selamlar...  22.12.2006 7:52
 

100. blogun kutlu olsun Arek:) Darısı başıma diyorum. Benim 100'e ulaşmama daha 20 blog civarı birşey var. Bende bu sayıya ulaşınca bir kutlamada bana yaparız artık:)

Özlem ERTAN 
 21.12.2006 0:47
Cevap :
Teşekkürler sireli Özlem... Sen de 100 sayısına ulaşınca, ilk kutlayanlardan biri ben olacağım:)  22.12.2006 7:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3517
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster