Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '15

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
803
 

100'üncü Maçtan 4. Yıldıza Varan İki

Galatasaray, Mutlu sona 2 hafta kala çok önemli bir engeli daha aşarak, 4.yıldıza biraz daha yaklaştı.

Stresi yüksek, hata kabul edilmeyecek, telafisi bulunmayan bir karşılaşmaydı. Bu nedenle Galatasaray, maça baskın ama ne yaptığını bilemeyen pozisyonlarla başladı. Geçen haftanın şaşkını Fenerbahçe’ye benzer bir sonuç almaması için erken bir gol gerekti. Ama oyun tarzı ve pozisyonlar golden çok uzaktı.

Bir de buna Selçuk’un 15.dakikada oyundan çıkması eklenince, doğrusu galibiyeti düşünemez oldum bir ara.

Gençlerbirliği, orta alanı çabucak geçiyor, derin paslarla göbekten Galatasaray savunmasını yarmaya çalışıyordu. Semih ve Hakan Balta bunlardan birini bile geçirmedikleri gibi, yan verkaçlarla, savunma arkasına bırakılan toplarda da hata yapmadılar.

Belli ki hoca, Sinan’a hava topları gönderilmemesini istemiş, bu da uygulamaya konulmuştu. Hatta, uzaktan bile topa vurdurmamak için Galatasaray savunması büyük çaba harcadı. Bunda başarılı da oldu.

İkinci yarıya Galatasaray daha istekli ve de ne yapacağını bilen bir oyun görüntüsüyle başladı.  Kanatları, özellikle de sağ kanadı etkin kullandı.

Burada Yasin için ayrı bir parantez açmak istiyorum.  Bu futbolcu gerçekten harika oynuyor. Sağ kanatta, adeta şov yapar gibi adam eksiltti, orta yaptı, al da at der defalarca top çıkardı. Ne Umut, ne de Burak bu topları değerlendiremediler. Normal şartlarda bu pozisyonlardan en azından 3 gol rahat atılırdı.

Eğer Galatasaray, böyle pozisyonlar verseydi Gençlerbirliği golü rahat atardı.

Bu gecenin kahramanlarından biri de şüphesiz son maçlarının tümünde olduğu gibi Sabri Reisti. Formda, istekli ve baskındı pozisyonlarda. Helal olsun valla! Adam gibi adam..En kritik anlarda rakibine yağıştı, ne top kaybetti, ne de hata yaptı. Hep atak düşündü, topları bilinçli, etkili ve uygun bölgelere gönderdi. 300’üncü maçında daha nice dalyalar diyorum.

Dakikalar geçtikçe Melo ve Sneijder ikilisi daha da hareketlendiler. Ama kaleyi bir türlü bulamadılar. Sneijder, kaleyi tutturduğu an gol gelir, diye düşünürken 67. dakikada gerçekten de gol geldi.  Doğrusu, 100’üncü maçında atılan gole onun kadar bizler de sevindik. Bu futbolcumuz sözde değil, özde de ünlü, golde de ünlü. Zaten golden evvel Galatasaray tam 10 dakika neredeyse tek kale top çevirdi rakip sahada.

Ama ilginçtir, taktik mi bilinmez, Gençlerbirliği orta alanı çok rahat geçiyordu. İleride kaleyi rahatsız edecek pozisyonlar bulamadıklarından olsa gerek. Çok koştular ama pozisyon üretemediler. Özellikle, El Kabir, Petroviç ve Stancu sanki günlerinde değil gibiydiler. Veyahut ta Galatasaray, onlara boş alan bırakmadı diyelim.

Bu arada bazı spor programlarında Melo, için kırmızı neden verilmiyor gibi yakınlalar duydum. Ama hiç kimse ne Melo’ya, Selçuk, Burak ve Umut’a yapılan çok ağır faulleri öne çıkarmadılar. Melo, iki defa ağır faul yaptı ama kasti bir pozisyon değillerdi ki. Tam tersine pozisyonlardan ötürü sakatlanan Galatasaraylı oyunculardı.

Galatasaray, bu karşılaşmaya iki forvet ve kırk bin taraftarı ile galibiyet için çıkmıştı. Hamza Hamzaoğlu, biz şampiyonluğu ve 4. Yıldızı istiyoruz, der gibi kadro kurunca, seyirci de buna kayıtsız kalmadı. Maçın sonuna kadar, farenjitlerini hiçe sayarak, avazları çıktığınca ve de centilmence desteklediler takımlarını.

Galatasaray taraftarını bu anlamda şimdiden tebrik ediyorum.

Maçın adamı bana göre Sneijder, kahramanı Yasin Öztekin, centilmeni de taraftarlardı. Kim kötüydü derseniz, inanın yoktu derim. Yalnız karşılaşmanın 96. Dakikasındaki Semih’in zamanlama hatasını Gençlerbirliği gole çevirseydi Galatasaray’ın emeğine yazık oldu, derdim.

Çünkü bu takım; oyuncuları, teknik kadrosuyla, büyük taraftarı ŞAMPİYONLUĞU çoktan hak etmişler…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gençlerbirliği kalecisinin Schneider'in gol vuruşunda ters ayakla yakalanmasina rağmen son anda kolunu çekmesi, eski G.Saray'li Pancu'nün son dakikada iki adımdan bomboş kaleye karşı ve gol yapacakken vazgeçip topu kaleciye teslim etmesi bu galibiyete ağır bir gölge düşürmüş ve şaibeli hake getirmiştir. Saygı ve selamlarimla...

Ersin Kabaoglu 
 16.05.2015 23:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 1309
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 1845
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Okumayı, yazmayı sevmeye çalışan Atatürk sevdalısı eğitimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster