Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1022
 

100 yıllık FB-GS rekabeti ve düşündürdükleri

100 yıllık FB-GS rekabeti ve düşündürdükleri
 

Ligin ilk yarısında Kadıköy’de oynanan ve Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile biten maçtan, günler, hatta haftalar öncesinden kimin favori olduğu, kimin nasıl hangi tertip ve düzenle oynarsa ve kimi oynatırsa kazanacağı tahmin ve istatistikleri ile hakemin skora ne gibi etkisi olabileceği , spor sayfalarında ve TV ekranlarında geniş yer bulup, tartışılmaya başlandığında 50 yıllık lig tarihinde, ezeli rekabeti bütün heyecanı ile yaşamış bir sporsever olarak, bu kez çok farklı düşünceler içindeydim.

Yürümenin bile zor olduğu, ağırlaşmış çamurlu sahalarda Lefter’in attığı çalımları , topun meşin değil de adeta bir gülle olduğu o devirlerde Metin Oktay’ın, ceza sahası dışından attığı kafa gollerini seyrettiğim TV siz, radyolu günlerde, bugünle kıyaslanmayacak teknolojik imkansızlara rağmen o yıllarda bile bu ezeli rekabet inanın ki bugünkünden asla daha eksik değildi.

Maçın skorundan çok, bu rekabetin, ülkemizin üzerine bir kabus gibi çöken ve giderek bir korku filmine dönüşen ‘’küresel ekonomik kriz’’in flu ortamında, ülke gündemini değiştirmek, biraz olsun bu endişeli, olumsuz havadan çıkmak , biraz nefes almak için bu maça gerçekten her zamankinden çok fazla ihtiyaç olduğunu düşünerek, Hürriyet gazetesinin bir yarışmasına yazdığım yazının başlığını şöyle koymuştum :

''Derbi, ilaç gibi geldi''

Maçtan sonra belki bir taraf üzülecek, bir taraf sevinecek ama bu maçın yankıları, T.Direktör tartışmaları, hakem hataları, forvetlerin kaçırdıkları, kalecilerin yedikleri, yazarların dedikleri, günlerce tartışılacak ama hayatın gerçekleri, beynimiz kemirmeye birkaç gün, bir iki hafta mola verecekti. Bence ülke insanımın giderek bozulan psikolojisinin, maçın skorundan çok, bu maçın havasına ihtiyacı vardı.

Türkiye’de her türlü gündemi değiştirecek tek olay, bu spor dünyamızın adeta ana damarı olan Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerimizin varlığı ve birbiriyle giriştikleri rekabettir.

Bu ülke’de darbeler oldu, hükümetler değişti, en büyük depremleri yaşadık, ekonomik krizlere girdik çıktık, terörle uğraştık, nesiller değişti, hiç ama hiçbir şey, ne onların sevgisini, ne rekabetin tatlı heyecanını engelleyemedi. Zor günlerimizde hep onlarla avunduk, onlarla teselli bulduk.

Onlar, profesyonel futbol takımlarından başka, çeşitli yaş gruplarını içeren altyapıları, yüzme’den, atletizme, kürekten, voleybole, basketboldan, boksa, çocuk, bayan, erkek takımlarıyla bu ezeli yürütürken, hem de ülke gençliğine, hiçbir hükümetin sağlayamayacağı bir sosyal bir hizmette bulunuyor ve sağlam kökleriyle de dimdik ayakta durup, bu hizmet ve rekabeti 100 yıldır sürdürüyorlar.

Onlar adeta bu ülkenin sporla görevli taşeronları….Övünç kaynağı, Türk sporunun kilometre taşları..

Galatasaray kulübünün resmi internet sitesinde, bu rekabetin 100. yılı nedeniyle yayınlanan

''İyi ki varsın Fenerbahçe'' yazısı, 50 yıldır bu rekabetin heyecanını derinden yaşayan bir sporsever ve bir Fenerbahçe’li olarak gerçekten çok duygulandırdı. Fenerbahçe’nin de bu anlamlı yazıya, aynı güzellikte cevap vermekte gecikmeyeceğini sanıyorum.

Keşke bu yılın anlamına uygun, eski, yeni tüm sporcuları ile bu kez rekabet ortamından uzak, kardeşce, dosta, düşmana karşı, el ele, kol kola, şölen gibi bir gün veya bir kutlama haftası düzenleseler ve bir kez daha tarihe geçseler.

SEN GALATASARAY, SEN FENERBAHÇE

ve onlara hizmet ve gönül vermiş olanlar…

SİZLER İYİ Kİ VARSINIZ.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 459
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 923
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster