Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '11

 
Kategori
Emlak
Okunma Sayısı
7431
 

1000 TL ceza yedim.

1000 TL ceza yedim.
 

IMF'nin hükmü kalktı ama vergide sanki ruhu duruyor.


Evet, ciddi bir para cezası yedim ve “Cezayir de mi karışacak” diye düşünmeden edemedim.:J)

Dikkat… Vergi daireleri eski hesapları didikliyor. Gündem emlak alım-satım vergileri.

Burada yazılanlar emlak sahipleri için sanırım aydınlatıcı olacaktır.

Şayet ev almak ya da satmak durumunda kaldıysanız, işlemleri bilirsiniz. Emlakçı aracı ise çoğu zaman onlar halleder ve belediyeden alınan rayiç bedel belgesine göre alıcı ve satıcı emlak alım_satım vergisi öder:  Bu vergi ödenmeden tapu işlemleri yapılmaz. Tapunun alınması ise size “Elimde kapı gibi tapu var” dedirtip, vergi konusunu ebediyete kadar hallettiğiniz duygusu uyandırmasın. Yıllar sonra bir bakarsınız, kapınızı çalan vergi memuru rahatınızı bozar, sizi yeniden vergi hesabına çağırır.

Bugün bana aynen böyle oldu. Kapımı çanhıraş şekilde çalan vergi memuruydu. Vergisini muntazam şekilde verdiğine inanan bir vatandaş olduğumdan haliyle yadırgadım. İmzalayıp aldığım zarfta 2007 yılında sattığım bir emlakla ilgili olarak vergi borcumu görüşmek üzere ödeme makbuzlarıyla birlikte Etimesgut Vergi Dairesine gelmem isteniyordu. Ayrıntısının ne olduğu bile belli değildi ama 15 gün içinde gitmememin kabullenmek anlamına geleceği anlaşılıyordu. Hesabımı keseceklerdi.

Derhal eşimle birlikte gittik. Dairenin “Tarama” ünitesine yönlendirdiler. Sırada bir uzman çavuş vardı. Konuştuk. “Ben 3 yıl kadar önce müteahhitten krediyle daire aldım. Vergilerini kendisi halledecekti. Rayiç bedele göre verildi. Fakat şimdi bankanın verdiği krediyi göz önüne alarak piyasa bedelinin çok daha yüksek olduğu kanaatine varmışlar ve yeni beyanla cezalı, faizli ek vergi istiyorlar. Çaresiz kuzu kuzu vereceğiz” dedi.

Aynı konu ama benimki biraz farklıydı. Benim sattığım 2 odalı küçük daireyi alan, kredi ile almamıştı. 2007 piyasa bedelini neye göre tespit edeceklerdi? Bu yüzden itiraz ettim. “Belediye gibi resmi bir kurumun tespit ettiği belgeli rayiç bedel varken neye göre beyanımın piyasanın çok altında olduğu kanaatine vardınız?” dedim görevli memura.

Bir ara, geçmişe dönük incelemeye “2008 yılında çıkan bir kanunla…” diye laf açacak oldu. “Hanımefendi 2008’de çıkan yasa 2007’yi bağlamaz. Yasalar geriye dönük uygulanmaz. Bu basit bir hukuk kuralıdır” diye laf yetiştirdim.

“Kamu alacaklarının tahsili kolaylaştırılmıştı, niçin zamanında baş vurmadınız?” diyor. “Kardeşim kamuya borçlu kaldığımı bilmiyorum ki baş vurayım?” diye yanıtladım.

Bir bay memur, “Beyefendi siz yatırın, hatta imzalayın yeter. Sonra dava açar itirazınızı yaparsınız” diye akıl veriyor. “Beyefendi, sizler önünüzdeki yasaya uymakla yükümlüsünüz. Ona göre davranmayıp sorun haline getirip devletin mahkemelerini meşgule davet edemezsiniz” diye yanıtladım.

“Madem ortada hatalı beyan vardı, niye 2007 yılı vergisi için 2008’de kapımı çalmadınız da aradan 4,5 yıl geçince beni katlanan faizler ödemek zorunda bıraktınız?”

Memur açıklamak zorunda kaldı. 2007 yılında belediyeden alınan belgeye göre emlakçı vergiyi ödemişti. Zaten ben pazarlığı satım vergisi de alıcıya ait olmak üzere yapmıştım ama yasa bunu tanımıyor, alıcı ve satıcıyı ayrı ayrı sorumlu tutuyordu. 2007 yılında benden daireyi alan şahıs, 2011 yılında vergi cezası affı gelince gelmiş vergi dairesine, “Rayiç bedel düşüktü, ben aslında daireyi bu fiyattan aldım” diye 30.000 TL yüksek beyan vermiş ve cezasız faizsiz küçük bir ödeme yapmış. Vergi dairesi de “o zaman bunun bir de satıcısı var” deyip benim kapımı çalmış. Böylece sattıktan 4,5 yıl sonra beni düşük beyanla suçlayıp yüksek faizli, cezalı vergi tahakkuk ettiriyorlar. Durduk yere vergi kaçakçısı sayıldık, suçlu duruma düştük. Evet, vergimi devletin belirttiği rayiş değere göre verdim diye huzur duyan vatandaş artık suçlu. Ceza çekecek. Kim kesiyor, "Vatandaşın hizmetkarıyım" diyen hükümetin görevlileri.

Vergi hesabı da ilginç ve dramatik. 30.000 TL matrah artırımı için vergi anaparası 450 TL.

Buna ay hesabıyla aylık 1.90’larda faiz uyguluyorlar ve faizin faiziyle yıllık yüzde 25’in üzerinde oranla 514 TL faiz tahakkuk ettirilmiş. Buna bir de 56 TL ceza eklenmiş. Oldu toplam 1.024 TL.

Kredi faizi en yüksek bankada bile bu kadar yüksek oran uygulandığını sanmıyorum. Faiz oranlarını düşürmekle övünen hükümetin vatandaştan alacağı vergiye uyguladığı oran bu. Bir de “faizci zihniyete karşı” bir zihniyete sahipler güya.

Hükümetin vatandaşa borcuna, yani devlet iç borçlanmasında uyguladığı faiz oranı son dönemlerde yükselmiş haliyle yıllık 9-10’larda..

“Alacağına şahin, borcuna karga” lafına tam denk düşmüyor mu?

Görevli memurların ne pahasına olursa olsun vergi tahsil iştahları, bu yolda agresif tutumları şaşırtıcıydı. Şahsımda vatandaşa kızar gibiydiler. “Madem ev alıp sattınız, varlıklı kişilersiniz, yağma yok, ödediğiniz bedelle kurtulamazsınız” gibi bir bakış açılarını gözlemledim. Yani, yanımızda, yardımcı, kolaylaştırıcı, çözümleyici değil, karşı cepheden.

Bu durum devlet dairesi hakkında çok olumsuz bir imaj bırakıyordu.

Benim ayaklarımı yorgana göre uzatmam daha da zorlaştı, yorgandan bir parça kısalmıştı. Devletin yorganına eklenmişti.

Hep olduğu gibi onca çene yapıp haklılığıma inandığım konuda hiçbir şey elde edemedim. Dilim bana kazandırmıyor.

Çaresiz kalıp yıllar sonra kuzu kuzu 1024 TL cezalı vergi eklemesini ödedim. Kapıya çıkıp şöyle yüzde 80 vergilisinden değil, tütün alıp kendim imal ettiğim sigaradan bir tane yaktım. Daireden çıkan bir vatandaş bana duyurmak ister gibi söyleniyordu. “Çoluğun çocuğun rızkını yatırdım. Kendileri dünya kadar para alırken azıcık maaşıma göz koyuyorlar. Allah da razı olmuyor, iki yakaları bir araya gelmiyor. Ettiklerini bulurlar inşallah”

Cari açığı aklıma getirdi. Yoksa depremi de mi kastetti?

Kamu kurumlarının olumsuza dönen imajlarının hükümetlere, iktidar partilerine yaramadığını düşünürüm hep. Bu yüzden olumsuzluğun baş aktörleri genelde muhalif elemanlar olmuştur geçmişte. Şimdi de öyle mi oldu, yoksa durumlar değişti mi, kestiremiyorum Ama sorumlular bellidir, otoritedir, egemen güçtür. Yeri geldiğinde de fatura ona kesilir. Bu yüzden ilgililer ve yetkililer buraları ıslah etmeli, modernleştirmeli. Zorlaştırıcı değil, anlayışla kolaylaştırıcı ve çözümleyici olmalı.

Devletçi olanları yola getirmek için aşırı vergi iyi bir taktik gerçi.

Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır ama çok can yakarsa kutsiyet değerini yitirir. Zulüm olur. Vatandaşın para basma makinası yok ki, her isteneni versin.

Lüks rezidansların, köşklerin vergileri aynı iştahla alınıyor mu acaba? Yoksa gücü yetene mi?

Kısacası, yediğim 1000 TL cezayı sindiremedim. Gaz yaptı, gaza geldim ve vergiye yazdım bir yergi. (Antiasit tableti iyi gelir mi?)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elinize sağlık. 2004'ten kalma, müteahhide ait borcu, kaat sahiplari olarak evvelki yıl ödendiği halde aynı borç tekrar çıktı. Üstelik tabuya ipotek konmuş.1.080TL.Tebligat filan yok.Koş oraya, koş buraya tebligatsız borcun daha önce ödendiğini ispat ettim de ikinci kez ödemekten kurtuldum. Muhtara gidip, her üç ayda bir "Ey muhtar benim bir borcum falan var mı, sana tebligat bırakıldı mı?" demem gerekiyormuş. 2006'dan kalma unutulmuş trafik cezası üçe katlanmış durumda tarafımdan parça parça ödenmekte. 600TL.Polisin imzalattığı belge tebligat sayılıyormuş. İnanılmaz bir soygun ve kimseye derdinizi anlatamıyor, çaresizce ödüyorsunuz. Saygılar...

Vildan Sevil 
 16.11.2011 21:16
Cevap :
Sizler de dertliymişsiniz bu konularda.Bu olumsuz,rahatsız edici saldırı gibi ceza ve talepler acaba muhaliflere mi yöneliyor diye düşünmeden edemiyor insan. Malum, ileri demokrasi dedikleri totoliterya.. İlgi ve katkınıza teşekkürler.  17.11.2011 1:07
 

Harami vergisi bunlar. Harami. Haram olsun. Boğazlarına durdun!

Ayrıntıda gezinmek 
 16.11.2011 10:31
Cevap :
Bedduanıza "haksız aldıkları vergiler,öarçur ettikleri, keyfi harcasıkları kh."diye eklenti ile katılıyorum.İşginize teşekkürler.  17.11.2011 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 1420
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 14215
Kayıt tarihi
: 09.07.08
 
 

Ankara'da yaşayan Afyon doğumlu, Gazetecilik Halkla İlişkiler Radyo-TV bölümü mezunuyum.. Kamuda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster