Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
319
 

11 Haziran Pazartesi

11 Haziran Pazartesi
 

Orduyu yöneten ve onu galibiyete hazırlayan subaylardır. Bir savaş sırasında elbette çok asker, ama az subay kaybedilir. Sonuçta subay bizzat savaşan değil, savaşı yöneten komutan demektir. O öldüğünde zaten çoğu kez savaş yenilgiyle son bulur.

PKK terörüyle ilgili son zamanlarda olayların sıklaşması ve her gün şehit haberleri almamızın ardından, kimi kasıtlı, kimi cehaletten söylenmiş çok sözler işittik. Bunlardan biri de "neden hep askerin öldüğü, subayların ölmediği" gibi akılla mantıkla izahı olmayan abuk sabuk bir söylemedi.

Tam bu tür tartışmaların üstüne bir yarbayla bir binbaşının şehit olduğu haberini aldık. İnsanlık bağlamında elbette bir askerin rütbeli veya rütbesiz oluşunun ayrı bir önemi ve ayrıcalığı yoktur. Ancak hem hiyerarşik olarak, hem de devletin emek verdiği, yetiştirmek için çaba harcadığı bir birey olarak, bir subayın elbette farklılığı olacaktır.

Ne ilginçtir ki şehit yarbayımız Gülova, Şırnak’ı kendi tercihiyle seçmiş. Bu saatten sonra onun için söyleyebileceğimiz tek şey, Allah’tan ona rahmet dilemektir. Ben PKK ile karşılaşacağını bilen Güneydoğu bölgesindeki bütün subaylarımızın burada gönüllü olarak hizmet ettiklerinden eminim. Bu iş zaten zorla, baskıyla yapılacak bir iş değildir.

KAHRAMAN KOMUTAN (Bugün). Teröristlerin döşediği mayınla şehit düşen Yarbay Gülova’nın Şırnak’ı ilk sıradan tercih ederek bölgeye atandığı ortaya çıktı.

CAMİ ONARIMINDAN DÖNÜYORLARDI (Sabah). Şehit yarbay Gülova ile binbaşı Armutçuoğlu 14 erle köy camisinin onarımından dönerken mayın tuzağına düştü.

GÖNÜLLÜ ŞEHİT (Takvim). Bu kahramanlığı ancak Türk askeri yapar. Yarbay melih Gülova kendi isteğiyle Şırnak’a tayin oldu ve hainlerin mayınlı tuzağında şehit düştü.

Vatan uğruna gözünü kırpmadan canını feda eden şehitlerimize çok şey borçluyuz. Onları elbette hiç unutmayacağız ve her zaman hayırla, rehmetle yadedeceğiz. Ancak geride bıraktıkları anneleri, babaları, eşleri, çocukları var ki, onları teselli edecek bir söz bulmak mümkün değil.

ŞEHİTLERİN ÇOCUKLARI (Milliyet). 4 yaşındaki Naz’a babasının öldüğünü söylemediler. Emre gelecek hafta ÖSS’ye girecek 2, 5 yaşındaki Zehra ile 9 aylık Ahmet Nuri babalarını fotoğraflardan tanıyacak.

NAZ’A KİM ANLATACAK (Vatan). Şehit Yarbay Gülova’nın küçük kızı Naz devamlı babasını soruyor ama kimse baban şehit oldu diyemiyor.

Yarbay Gülova ve binbaşı Armutçuoğlu ile birlikte şehit olan er Hasan Güreşen’in babası, benim şehidim son olsun sloganıyla bir kampanya başlattı. Bütün Türkiye’yi yavrusunun ebediyete uğurlandığı cenaze törenine davet eden yüreği yanık baba, Vatan sağolsun diyerek teselli bulmaya çalışıyor:

BABADAN ACI DAVET (Posta). Şırnak’ta şehit olan piyade er Hasan Güreşen’in babası Nuri Güreşen oğluna son bir mektup yazıp bütün Türkiye feryat ediyor, haykırıyor, esas sorumlulardan bir tek ses çıkmıyor, tüm halkı şehidimin son yolculuğuna çağırıyorum dedi.

VATAN SAĞOLSUN, BENİM ŞEHİDİM SON OLSUN (Vatan). Şırnak’ta şehit düşen er Hasan Güreşen’in babası bütün Türkiye’yi acısını paylaşmaya şehidini uğurlamaya çağırdı.

VATAN SAĞOLSUN BENİMKİ SON OLSUN (Yeni Şafak). Şırnak’ta şehit olan Yarbay Gülova, binbaşı Armutçuoğlu ile onbaşı Güreşen Türkiye’yi yasa boğdu.

Terörün son zamanlarda iyiden iyiye azması, bu konuda devlet yetkililerini de harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Sezer tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Gül de bu uğurda her şeyi göze aldıklarının söyledi.

SON TERÖRİSTE KADAR (Cumhuriyet). Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye’nin mücadelesini ulusu ve askeriyle vereceğini söyledi.

HER ŞEYİ GÖZE ALDIK (Hürriyet). Dışişleri Bakanı Gül, Kuzey Irak’ta Türk askerlerine silah çekilmesinin ardından Genelkurmay’a yaptığı gizli ziyarette olası tüm senaryoların ele alındığını söyledi. Uzun sohbetten şu sonuç çıktı: Ordu ile hükümet arasında kopukluk yok, her şey göze alınmış.

Terörün en önemli hedefi, ülkede karışıklık çıkarmak ve toplumu demokrasiden soğutmak, demokrasiyle problemlerin çözülemeyeceği imajını yaymak. Bunun için elbirliğiyle teröre karşı her zaman uyanık ve kararlı olmak zorundayız.

Her gün şehit haberi alındığında yüreği sızlamayan tek bir Türk vatandaşı yoktur, olamaz da… Ama çarenin ve tedbirin ne olabileceğini de hepimiz iyi düşünüp hesaplamalıyız. Özellikle böyle özel ve hissi bir konuyu iç politik malzeme konusu yaparak şehitler üzerinden siyaset yapmak kimseye bir şey kazandırmaz.

HAİN HESAP (Star). Giderek artan terörün iki siyasi hedefi var. Türkiye’yi savaş bataklığına sürüklemek ve genel seçimler öncesinde ülkeyi kaos ortamına sokmak.

İnsanların normal hayatlarına devam etmeleri, terör korkusundan sinmemeleri, teröre vurulacak en büyük darbedir. Hakkari’de işte böyle bir olay yaşandı.

BOMBALARA İNAT (Radikal). Üç yıl önce halka açılan Berçelan Yaylası’ndaki Spor Şenliği’ne katılan gençler teröre rağmen hem birbiriyle yarıştı hem gönüllerince eğlendi.

Aslında inat eden insanları sevmeyiz. Uyumlu diyebileceğimiz kimseler, bize daha yakınmış gibi görünür. Ancak birçok başarının altında “inat” dediğimiz şey yatar. Kendine olan güvenle yılmadan bir işin üstüne gitmek, başarıya götüren yol olur çok zaman..

KANSERE İNAT ANNE OLUYOR (Sabah). Özlem Seyis 15 yaşında meme kanseri oldu. Önce sol göğsü, sonra da öteki alındı. Ancak yılmadı, hamile kaldı ve doğurmaya karar verdi.

Bürokrasiden gözümüz öyle korkmuştur ki, devletle olan işlerimizin hep hallolmayacağından endişe uyarız. Gerçi son zamanlarda bu korkuyu üstümüzden epeyce atmış gibiyiz. Artık devlet, vatandaşına daha duygusal yaklaşabiliyor ve varlığının sebebinin halk olduğunu daha iyi anlayabiliyor. İşte bu haber bunun kanıtı.

DEVLET EVE GELDİ (Star). Ameliyat olan 8. sınıf öğrencisi Fulya Aylan Milli Eğitim’in talimatıyla OKS’ye İstanbul’daki evinde girdi.

Zor şartlarda da olsak seçime doğru sürükleniyoruz. Seçimler türkiye’nin içinde bulunduğu kaosa bir yol açacak mı, henüz tam belli değil ama, en azından beklentimiz ve temennimiz böyle. Bunun için de sağlıklı bir seçim yapılması lazım.Emniyet de bu konuda tedbirlerini şimdiden almaya başladı.

EMNİYET SEÇİM GÜVENLİĞİNE KİLİTLENDİ (Zaman). İçişleri Bakanlığı seçimlerin güvenli bir ortamda yıpalması için alarma geçti. Bir dizi tedbir alan bakanlık ilk kez seçimde milletvekili adaylarına tehdit aldıklarını bildirmeleri halinde yakın koruma verecek. Poliste tayin ve izinler 22 Temmuz sonrasına ertelendi.

AYDIN BEYİN HİLTON BASKISI (Akşam). Anıtlar Yüksek kurulu otelin arazisine çivi bile çakılamaz raporu verdi. Ama Aydın Doğan medya gücünü kullanıp milyar dolarlık rezidans yapmak istiyor.

KÜRTLERİN NOTA OYUNU (Cumhuriyet). Türkiye’ye verilen Irak notanın arkasından Talabani ile Barzani çıktı.

SADR’DAN TEHDİT (Türkiye). Iraklı Şiilerin lideri eğer Türkiye Kuzey Irak’a girerse Kürt halkını savunuruz, dedi.

Son olarak tarihe not düşmek açısından bugünkü gazetelerde yer alan ortak bir haberle yazımı tamamlıyorum. Habertürk’ün kurucusu, gazeteci Ufuk Güldemir’i kaybettik.

Yarın yeniden birlikte olabilmek umuduyla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Yılmaz Son bir haftadır şehitler veriyoruz dün toprağa verdiğimiz bir assubay iki uzman çavuş bir erimiz için gözümüzdeki yaş kurumadan iki subay ve bir erimiz yine kahpe mayın tuzağında şehit oldu dikkat edilirse şahadetler hep tuzaklar sonucu oluşuyor bu bebek katillerinin yurt içinde sempatizan ve destekçileri var bunları iyi tanımalı resmen belli olanlara tepki vermeliyiz bunun ayırımcılıkla ilgisi yoktur askerimize atılan kurşuna katkımız olmamalı ve bu iş mevcut yasa ve tedbirlerle bitmez ulusal kararları alıp uygulayalım sözde dostlarımız insan hakları adı altında bu işi özellikle körüklüyorlar .Şehitlerimize rahmet sevdiklerine,ailelerine sabırlar diliyorum.

Ersen Gürpınar 
 11.06.2007 22:04
Cevap :
Komutanım, şu mayın tuzağı konusunda bir yazı yazsanız. ben bunu duydukça çıldırıyorum. Araç konvoyunun önünde bu mayını hissdecek bir alet yok mu? Her seferinde bu tuzaklara biz niye düşüyoruz? Son zamanlarda çatışmanın kat be kat üstünde şehidi mayın tuzağında verdik. Mutlaka bunun bir çaresi olmalı... Katkınız için teşekkürler..  12.06.2007 0:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 952
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster