Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1467
 

11 Eylül saldırısı ve uluslararası etkisi

11 Eylül saldırısı ve uluslararası etkisi
 

.


Günümüzde uluslararası ilişkiler bakımından dünyamızın içinde bulunduğu durumu en kısa şekilde özetleyecek olursak, kendilerine yapılan radikal islami terör saldırılarını gerekçe göstererek orantısız güç kullanmak suretiyle Afganistan ve Irak'ı yerle bir etmiş ve işgal etmiş bir Amerika ve destekçisi Batıdan, terör alarmını öne sürüp temel hak ve özgürlükleri daha da kısıtlama konusunda tam mutabık bir hal sergileyen dünya devletlerinden, bu konjonktürde İran ve Suriye'nin saldırılacak yeni düşmanlar olarak ilan edilmesinden, dünyada zihinleri saran bir haçlı savaşı ve cihad düşüncesinin mevcut olduğundan söz etmek yerinde olurdu.

Bu ekseriyette yanıbaşımızda, hatta içimizde, Irak'ta yapılanlar, laik ve müslüman ülkemizin bir deneme tahtasına çevriliyor olması gibi sebeplerden ötürü, dünya savaş ve güvenlik sanayilerinde lokomotif işlevi görecek saldırıların zeminini hazırlarken başta ABD (eski) başkanı Bush olmak üzere, dünya liderlerinin kısaltarak sıkça "9/11" olarak andıkları, resmi açıklamasındaki fiziki tutarsızlıklar şaşırtıcı derecede hızlı bir şekilde unutturulmuş, New York Dünya Ticaret Merkezi binalarından üçünün yerle bir edilmesi ve Pentagon'a yapılan saldırı hadiselerine ilişkin yapılan resmi açıklamaların, tamamen yalandan ibaret olduğunu ortaya dökmek görev addedilmeli. Günümüz dünya uluslararası sistemi bu yalanlar üzerinde işlemekte ve Irak'ın yanıbaşında başarılı fakat hassas bir İslami felsefeye sahip bir ülke olarak Türkiye tüm bu gelişmelerden büyük zarar görme tehdidi altındadır. Bu bakımdan, sözkonusu hadiseler hakkında ABD hükümeti adına kurulmuş bir komisyon tarafından yapılan ve bir kitapta basılan resmi açıklamanın ne kadar tutarsız olduğu da dikkate alındığında, insanlığın, bu hadiselerin ardındaki gerçekleri kendi iyiliği için ortaya çıkarmayı bir görev olarak görmesi gerekir. Medya ve görüntü yoluyla dünya kamuoyunu etkilemek ve yüzbinlerin öleceği, milyarların etkileneceği hareket serbestisi elde etmek bu kadar kolay olmamalıdır.

Neden önemli olduğu açıklanabildiyse, hadiselerin resmi açıklamalarının neden tutarsız olduklarına bakalım:

Resmi açıklama, radikal İslami teröristlerce kaçırılmış uçaklardan ikisinin Dünya Ticaret Merkezinin ikiz kulelerinin her ikisine de çarpması sonucu üç binanın yıkıldığı, Pentagon'a çarpan bir üçüncü uçağın büyük hasara yol açtığı ve Washington yönünde seyreden dördüncü bir uçağın yolcularınca düşürüldüğü yönündedir. Uçak benzininin bina yapısındaki asbesti eritmesi sonucu oluşan zincirleme reaksiyon binaların her ikisini de yıkmış, yeraltından veya duman içerisinde hareket eden kıvılcımlar, içinde bir CIA karargahının ve önemli borsa hareketlerine ilişkin kritik öneme sahip verilerin muhafaza edildiği ofislerin de bulunduğu üçüncü bir Dünya Ticaret Merkezi binasının da saatler sonra yıkılmasına yol açan bir patlamaya yol açmıştı. Yıkılan ikiz kulelere 300 metre mesafede, aynı gün, üçüncü bir binanın ilk iki bina gibi boşluğa düşercesine içine doğru yıkıldığını unutmamak gerekir. Resmi açıklamaya göre bir diğer kaçırılmış uçak teröristlerce Pentagona çarptırılmıştı. Washington'a doğru seyrettiği anlaşılan dördüncü bir uçak ise Pensilvanya semalarında yerleşim alanı olmayan bir yerde ansızın kontraatak yapan kahraman yolcularca yere sürülmüştü. (Bu konudaki bir Hollywood filmi kopyası "fantezi filmleri" klasörümde saklıdır).

Özellikle, anlık olarak yarattıkları imajlarla dünya kamuoyunu etkilemeyi başarmış, daha büyük önem taşıyan Pentagon ve DTM saldırıları üzerinde duracağım. Sözkonusu imajlar, dünya medyasında aniden kesilmeyip gösterilmeye devam edilselerdi, soru işaretleri yaratacakları kesindi. Neyse ki, internet var. Ve artık bilgi, her yere ulaşabiliyor.

Saldırıların resmi açıklamalarının ne kadar saçmalık dolu olduklarını anlamak için, sözkonusu saldırıların görüntülerine bakmak yeterli olacaktır. İkiz kulelerin her ikisi de boşluğa düşercesine içlerine doğru yıkılmış. Bunu sağlamanın tek yolu, kontollü yıkımdır. Binaların içe çökmeleri, ancak, yapılarının her yönden eşit olarak patlatılması suretiyle mümkündür. O yükseklikten boşluğa atılan bir demir top hangi hızda ve sürede yere düşerse, binalar da aynı hızda ve sürede yıkılıyorlar. Resmi açılamada olduğu gibi yıkılsalardı, bir yöne doğru ivme kazanarak yavaş yavaş yıkılmaları gerekirdi.

Resmi açıklamaya göre bina bünyesindeki bilmem kaç milyar ton betonun ve demirin bir uçak çarpmasının yaydığı benzinle tümden eridiğine inanmamız gerekiyor. Uçak benzininin, sürekli olarak yansa dahi, demiri eritecek sıcaklığa ulaşamayacağı bir gerçektir ki, bu hadiselerde hepsi patlamalarda yanmıştı. Yıllar sonra basına açıklanan itfaiyeci telsiz konuşmalarında geçen, süreklilik arzedecek bir ateşle karşılaşılmadığı ve yangınların söndürülebilineceği mesajları bu gerçeği doğrulamaktadır, bir gerçeğin doğrulanması gerekiyorsa şayet. Binaların yıkılma şekilleri, tam bir bombalı kontrollü yıkım şeması çizmektedirler. Esasen, görüntülerin dikkatli incelenmesiyle, patlamaların yarattıkları basınçla yayılan tozlar va hatta parlamalar da açıkça görülebiliyor. Her üç bina da, saniyeler içerisinde kendi içlerine çökerek tamamen yıkılmışlardır. Özellikle üçüncü binaya bir uçak dahi çarpmamışken yıkılmış olması karşısında, kontrollü şekilde yerleştirilmiş bombalarla yıkıldığı gerçeği nasıl yadsınabiliniyor, akıl almıyor.

Binaların bombalarla yıkıldığına dair üçüncü bir fizik kanıtı, karşı yakada kişisel kameralarla uzak bir mesafede olayı kaydetmiş New Yorklulardan geliyor. İki kilometrelik mesafeden yapılan bu kayıtlarda binalar yıkılırken aynı zamanda yıkılma çatırtıları duyulmaya başlanıyor. Bu çatırılar yıkılmadan dolayı gerçekleşen sesler olsalardı, yıkılma olayının başlamasından makul bir süre sonra duyulmaya başlanmaları gerekirdi. Sesin, görüntüden daha yavaş hareket ettiğini hepimiz biliriz. Halbuki kayıtlardaki sesler yıkılmaların başlamasından neredeyse önce duyulmaya başlanıyor. Bunlar, şüphesiz, sonradan binanın yıkılma sesleriyle karışan patlama sesleri.

Binaları yerlebir eden ve uzaydan yapılan termal görüntülerde yer altında günlerce kaldığı tespit edilmiş, lav yığını haline gelmiş erimiş demirin oluşmasına yol açan bu patlamaları sağlayabilmek, binaları bu ustalıkla yıkabilmek, binaların iskeletlerine ayrıntılı bir şekilde ulaşabilmeyi, haftalar sürebilecek ön çalışmaları ve ciddi miktarda patlayıcıyı gerektirir.

Bina içerisinde bulunan kişilerin, o gün yüzlerce mesai arkadaşını kaybeden New York ifaiyecilerinin, bina yakınlarında amatör kameralarla görüntü çeken tüm şahitlerin dünya medyalarında yer verilmemeye devam edilen açıklamaları, tümden yukarıdaki bilgileri desteklemektedirler. Aslında bombaların yerleştirildiğini anladığımız, haftalar öncesinden başlayan kısmi onarımlarda binaya delgeçlerle delikler açıldığının hissedildiği, birden fazla bina çalışanının vermekte oldukları ifadelerdir.

O gün o binalara, içlerinde masum insanların olduğu uçaklar çarptırıldı. İlk uçakla tüm dünyanın gözü buraya çekildi, ikinci uçakla en can alıcı imajlardan biri yaratıldı ve önceden düzenlenmiş düzeneklerle her üç binanın yıkılmasıyla taçlandırıldı. Herşeyin paramparça olduğu bu ortamda, bir teröristin pasaportu bulunulabildi ve önemli bir kanıt olarak kabul edilebildi. Binanın içerisinde bulunan binlerce masum insanın, yüzlerce görevlinin bir anda yokuluvermesini izleyen yıllarda, bu imajlar sayesinde insanlıktan çıkabilmiş bir Batının ölümüne yol açtığı yüzbinlerce masum müslüman insan görüyoruz.

Pentagon'a yapılan saldırı hakkında fazla bir şey anlatmaya gerek yok. Videoya gerek duyulmadan patlama sonrasında çekilmiş fotoğraflar, bir uçak çarpmasının söz konusu olmadığını açıklıkla gösterir niteliktedir. Kanatların ve motorların oluşturması gereken fiziki zararlar, bu fotoğraflarda mevcut değillerdir. Bina çevresinde ve uçağın geçtiği iddia edilen güzergahta bolca bulunan kameralarla çekilmiş video görüntülerinin tümü olayın dakikalar sonrasında FBI tarafından toplanmış. Bunca iddiaya rağmen, Amerikan yönetimi hala bir uçağı gösteren kısa bir görüntüyü kamuoyuna gösterebilmiş değildir. Muhtemelen, burada bir füze saldırısı söz konusudur.

Pensilvanyadaki uçak düşmesi enkazı ise, bir uçak düşmesinden başka her şeyi andırıyor.

Telefon görüşmeleri.... Bu ise komedinin en komik yanı. Uçaklarda seyir halinde yolcuların kendi cep telefonlarıyla konuşmalarını sağlayacak sistem 2002 yılına kadar ne American Airlines ne de United Airlines uçaklarına henüz kurulmamışlardı. Sistem, alelacele ertesi yıl kurulabildi.

Bina sahibinin, olaydan sadece beş hafta öncesinden binaları özellikle terör saldırılarına karşı sigortalanacak şekilde leasing anlaşması yapması....

Olaya karışmış hava yollarının hisse senetlerinde, günler öncesinden anormal hareketlenmelerin yaşanmış olması....

Suç yeri olay araştırması yapmak yerine tüm enkazın bir kaç gün içerisinde toplanarak bilinmeyen bir yere nakledilmeye başlanması ve bir kaç hafta içinde "Ground Zero"ya ulaşılması. (Kurtarılabilmiş bazı parçaların kimyasal analizlerinde patlama izleri tespit edilmiştir).

Ve daha nice kanıt.

Olayların gerçek yüzünü gösteren bilgiler olmamakla birlikte tüm bunların resmi açıklamanın yalan ve saçmalıktan ibaret olduğunu gösterdikleri kesindir.

Her cinayet hadisesinde, aileden biri dahi olsa cinayetten karlı çıkacak olandan şüphelenilir. Bu hadisede, Savaş ve Güvenlik Endüstrisi güdümündeki Amerikan Hükümeti ve yandaşı diğer dünya hükümetleri kazançlı çıkmışlardır. İsrail ise, bir taşla birden fazla kuş vurmuştur. Müslüman ülkelere karşı sürdürülen savaşlar neticesinde kayıpların yüzbinlere ulaşmasına yada Gazze'de işlenen insanlık dışı suçlara Batı halkının ses çıkarmamasının bilinçaltında "9/11" yatmaktadır.

Kaynak: İnternet'in her bir köşesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1086
Kayıt tarihi
: 27.03.10
 
 

Duyarlı bir Türkiye vatandaşıyım. ODTÜ Siyaset Bilimi mezunuyum. Serbest meslek icra ediyorum. İlgi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster