Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
4208
 

12 Eylül beyaza boyatmıştı, şimdi kahverengi: Esenboğa yolundaki evlerin rengi

12 Eylül beyaza boyatmıştı, şimdi kahverengi: Esenboğa yolundaki evlerin rengi
 

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (5-10-2008, Ankara)


I. Bir yolculuk gözlemi...

Bugün öğleye doğru İnebolu’dan yola çıktık, yol boyunca fotoğraflar çektim. Ağaçların, köylerin, eski evlerin, yeni evlerin, yıkık evlerin fotoğraflarını... Ankara’ya girdikten sonra yıkılan gecekonduların yerine dikilen çok katlı binaları legolardan yapılan heran dağılmak üzere bekleyen evlere benzettim fotoğraflarını çekerken.

II. Kahverengi bir ev, başka bir kahverengi ev daha...

Esenboğa yolundan Aydınlıkevler’e girdik. Dış cepheleri kahverengi dikdörtgenlerle kaplanmış bir bina gördüm, fena görünmüyordu. Birkaç binada daha görünce “Bunları kim yapıyorsa iyi iş yapmış burada” diye düşündüm. Tıpatıp aynı kaplamayı başka binalarda görünce tekdüzelik rahatsız etmeye başladı. Binalara daha dikkatli bakınca yalnızca ön cephelerin kaplı olduğunu farkettim. Dışı cam kaplama binaların cam dışında kalan azıcık yerleri bile bu kahverengi dikdörtgenlerle sarılmıştı. Bu işte bir iş vardı.

III. Kahverengi dış cephe kaplaması yorumları...

Arabada kızkardeşim ve eşi vardı. Üçümüz yorumlar yaptık kahverengi dış duvarlar hakkında. Kızkardeşim Keçiören’de de benzer binalar olduğunu söyledi, protokol yolu olduğu için olabileceğini söyledi.

IV. Hiç duymamışım...

Haklıydı, gerçekten bir “protokol yolu estetiği” faciası izlemişiz. Bir süredir gündemdeymiş, nedense hiç duymamışım. Google’da aradım: “Aydınlıkevler, Protokol Yolu, cephe” anahtar sözcükleriyle arayınca hemen bir bilgi buldum. Mimarlar Odası Genel Merkezi sayfasındaki “Esenboğa Yolu Üzerindeki Yapılara ‘Son Derece Estetik’ Kaplama” başlıklı yazıda gerekli tüm bilgi vardı (1):

“Ankara Büyükşehir Belediyesi, Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından Esenboğa Yolu’na bakan Ankara Havalimanı’ndan Aydınlıkevler Kavşağı’na kadarki mevcut yapıların cepheleri aynı malzeme, aynı renk ve aynı detaylar ile son derece niteliksiz bir görünüme büründü. Sadece yola bakan cephelere uygulanan klinker kil panel malzeme, estetik yoksunu detay ve renk seçimi ile birleşince, ‘kentsel tasarım’ adına yapılmaması gerekenler için ‘iyi’ bir örnek oluşturdu.”

İçerdiği bilgi tahmin ettiğimizdi, yorum ise içimden geçenlerdi.

V. 12 Eylül günlerinden bir anı...

Seksenli yılların başları, 12 Eylül faşizmini yaşamın her alanında gördüğümüz günler. Esenboğa yolundaki yamaçlardaki gecekondular Evren’in hoşuna gitmemiş ve emretmiş: “Hepsi beyaz olacak.” Hepsi beyaz oldu ancak çoğunun yalnızca yoldan görünen cepheleri beyazdı. Nasıl olsa diğer cepheler görünmezdi. Benzer evler İstanbul yolunda da görünürdü, yalnızca ön cephesi beyaz boyalı evler.

VI. Şimdi kahverengi...

12 Eylül faşizmi protokol yoluna beyaz rengi uygun görmüştü, şimdi ise Ankara Büyükşehir Belediyesi kahverengi duvarları uygun bulmuş.

VII. Tek tip...

Tek tip insan, tek tip yaşam, tek tip cephe kaplaması. Hepsi çok çirkin...

(1) Esenboğa Yolu Üzerindeki Yapılara ‘Son Derece Estetik’ Kaplama: http://www.mimarlarodasi.org.tr/index.cfm?sayfa=Belge&Sub=detail&RecID=1322

Ankara, 5 Ekim 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn. Tiryaki, Tek renklilik, monotonluk, kimliksizlik bütün şehri sarmış durumda. Anıtlar, heykeller, seramik panoları koruyamadığımız gibi aradan geçen bunca yılda yenilerini de ekleyememişiz. İmar plansızlığı, şehir plansızlığı, altyapı yoksunluğu, sanatın yaşama kazandırılamayışı hepsi birer sorun yumağı. Önceleri rengarenk, zevksiz cephe boyaları ve kaplamaları adeta gözü tırmalamaktaydı protokol yolunda. Şimdi ise monotonluk, tekdüzelik gözü yormakta. Madem bu konuda hassasiyet vardı. O vakit en azından bu bölgedeki evlerin cephe renkleri, kaplamaları mimar ve sanatçıların devreye sokulduğu bir kurulun onayından geçirilerek çok daha renkli ve uyumlu bir hale getirilebilirdi. Üstelik, "çift dikiş" yapılan bunca masrafın yerine sanat eserleri ve sanat yapıları da kazandırılabilirdi. "Deveye sormuşlar, boynun niye eğri ..." diye; varın cevabını siz düşünün... Alaattin BENDER http://www.alaattinbender.com

Alaattin Bender 
 06.10.2008 12:40
 

Yaşamakta olduğumuz kaos farklı düşüncelere tahammülsüzlüğümüzden kaynaklanmıyor mu? Her şeyi ben bilir, daha iyisini ben yaparım iddiasında olmak. Çok sesliliğe ve çok kültürlülüğü kabullenmemek.inanmamak. Cumhuriyetin ilkelerini tek düze insan eğitme programı olarak görüp, laikliğe karşı durmak. Sonra da cumhuriyetin ve demokrasının nimetlerinden yararlanıp, Cumhuriyeti yıkmaya çalışmak.Selam ve sevgiler. Hızır Kabil.

Hızır Kabil 
 06.10.2008 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2391
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster