Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
328
 

12 Eylül darbesi niye bu kadar kolay başarılı oldu?

12 Eylül darbesi niye bu kadar kolay başarılı oldu?
 

Bu gün 12 Eylül… 

Dile kolay otuz bir yıl geçti üstünden ve ben hala düşünürüm o günü… 

Yanlış anlamayın sadece yıl dönümlerinde değil, hep düşünürüm… 

Ve her gün düşünmem için çok nedenim var benim… 

Hatta istemesem bile düşündürtürler… 

Saplantı mı? Hiç değil… Bir nehrin akışı değiştirildi o gün… 

O nehir düz ovalara, dağlara, çöllere verildi… 

Bazı yerlerde kurudu, bazı yerlerde bataklıklara dönüştü… 

Bazı yerlerde ise vahalar oluşturdu… 

Niye çok kolay oldu bu iş? 

Niye bu kadar kolay teslim alındı Türkiye Devrimci Hareketi? 

Niye gözle görünür, hissedilir bir direniş olamadı? 

İşte ben otuz bir yıldır bunları düşünür dururum? 

Elbet yüzlerce nedeni vardır ve her biri az çok etkendir… 

Ama ben o günlere yeniden yeniden döndüğümde inanın asıl neden şuydu demeye korkuyorum artık… Burada yanlış anlaşılmak istemem; Direniş olsaydı yüz binlerce kişi ölseydi daha iyi olurdu demiyorum… Hatta en baştan diyorum: sonuç değişmezdi… Fakat yinede bu soru delirtiyor beni; Niye bu kadar kolay oldu teslimiyet? 

Günde sağdan 10 soldan 10 kişi ölüyordu, millet bıkmıştı, halk devletin yanında yer aldı masalına hiç inanmadım… Belki ufak doğru kırıntıları vardır içinde… Ancak bu hatalı bir tespit… Devrimci adamlar zaten çok güvenmedi halkına hiçbir zaman… 

Sanırım yorgundular ve bu darbeyi sessizce kabul ettiler… Bu yorgunluk parçalanmışlıktan geliyordu… Elliye bölünmüşlük vardı… Başa çıkılamaz bir şeydi bu… Tek bir cümle yüzünden, tek kelime yüzünden, yürünecek yolda strateji yüzünden parça parça olmuşlardı… Acilcilik, köylülük, işçilik 3.dünyacılık, Maoculuk, Enver hocacılık, Moskovacılık vs vs… Allak bullak olmuştu kafalar… Hedef belliyken, düşman belliyken, yeni yeni düşmanlar yaratıldı… Bu gün dost olan yoldaş yarın düşman oldu… İşte bu yordu insanları, enerjisini bitirdi… Gücünü algılayamadı… Adeta biri düdük çalsa bitse bu iş denildi… Gurupları ayakta tutan bu ayrılığın mimarları olan kişiler ortadan yok olunca, asıl kitleler hiç direnmeden teslim alındılar… 

Umarım bir gün belgelenir… Güya illegal olan bu örgüt yapıları birkaç günde armut gibi toplandılar… Yapıların içindeki devlete çalışanları düşünün burada… Bu toplanan kişilerin devrimci direnişi işkencelerde oluştu işte… 12 Eylül’e direniş daha çok hapishanelerde gelişti… Oysa toplanan silahlar, içeriye alınan militanlar, azımsanmayacak güçteydi… Fakat bunu bilen kimse yoktu… Oysa Devrimci Yapıyı devlet çok iyi biliyordu… Bu yapıya liderlik edenlerin pek çoğu devletin adamıydı… 

Bu gün 12 Eylül’ün generallerine sövgüler yağar… Emperyalizme lanetler okunur… Hep gülerim bunlara… O saydıklarımız görevlerini yaptılar… İşlevlerini yerine getirdiler… Ya Devrimciler ne yaptı? İşte asıl sorgulanması gereken budur bence… Hala yüzleri kızarmadan biz şunları dedik ti, yaptık dı, bize uysalar dı dediklerinde cinlerim çıkar… 

Devrimciliğin dört beş maddeden fazla anayasası olmaz kardeşim… Ve bu anayasa birilerince açıklanmaya muhtaç kalmışsa vay o Devrimci Hareketin haline… Ağıtlara kalır işimiz… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ordu her köşeye birkaç asker dikmişti. Sokağa çıkanı topluyordu. Çıkmayanı da olduğu yerden topluyordu. İletişim kesik. Herkes tek başına kalmışlık korkusuna kapılınca direniş de olmadı. Özellikle sol devrim örgütlenmeleri halk için fakat halktan kopuk vardılar. Emekçiden devrim bekleyen örgüt üyesinin kendisi emekçi gibi yaşamıyordu zaten. Halkın zihnen ve manen benimsemediği hiçbir amaç uğruna ölüm kutsallaşmıyor... 12 Eylül darbesine siyaset teslim olmuştu, halk da kendi dışında saydığı devrimcilik ve ülkücülük oyununa katılmadı. Ben o güne dönen gözlemlerimden çıkardığım nedensel genellemeye göre halkın darbeyi kabullenme hatta alkışlama durumunu böyle açıklıyorum.

M Yeter 
 14.09.2012 11:57
Cevap :
Merhaba Muharrem bey... Bir olayı etkileyen yüzlerce etken var... Her etkenin ne kadar payı var elbet bu gün ölçülemez... Haklısınız devrimci hareket halktan çok kopuktu... Ve bu gün hala aynı hatada ısrar ediliyor... Saygılar...  16.09.2012 11:20
 

Dediklerinin hepsine canı gönülden katılıyorum Kuyucak. Tek yanlışın yok. Halkından bu kadar kopuk, sırtını devletin resmi ideolojisine yaslamış ve dediğin gibi liderlerinin çoğu devletin adamı olan bir sol dünyanın hiç bir yerinde görülmedi. Zaten o yüzden de hiçbirinin halk tabanı olmadı. Olan, samimiyetle onların arkasından giden gençlere oldu. Hiç hak etmedikleri bir şekilde ezildiler. O günden buyana değişen bişey yok, yine aynı nakaratlarla aynı demokrasi türküleri söyleniyor. Bir farkla ki,şimdinin solu; düzenden ve düzenin sahiplerinden çok, o "sahiplerin" solun kafasını kırmak için kullandıkları, besleyip büyüttükleri şeriattan korkuyorlar. O yüzden de 12 Eylülün acıları bu kadar tazeyken bile bu defa darbecilere arka çıkıyor, hala devrimcilikten, soldan vs. bahsediyorlar. Oysa şu memlekette olan bitenler başka ülkede olsa bir değil,40 defa devrim olurdu. Kısacası, 89 yıldır sola ayar verenler işlerini iyi yaptılar. Ki, hala meyvelerini devşirebiliyorlar. Saygılar, selamlar

hazandagüzeldir 
 12.09.2012 11:49
Cevap :
Günaydın Taner bey... Bu bölünme korkusu var yaaa... Ne Kürtlere ne de Türklere adam gibi solculuk yaptırtmadı... Bu korku sürekli değişti ama... Bir zaman şeriattı... Şimdi bölünme korkusu... Galiba doğu toplumlarında solculuk bu kadar oluyor... Ya da doğunun her ülkesi için bir Marks olmalı... Düz bakılamıyor olaylara... Üstelik hangi cenahta olursan ol farketmiyor en paspeye olan düşünce çoğunluk olduğu için kabul ediliyor... Şöyle örnek vereyim; CHP içinde o kadar nitelikli insan varki ama bunların düşünceleri değil, ulusalcıların düşünceleri eyleme geçiriliyor... Yahu bak konu bütünlüğü bile kalmadı yazımda... Sevgiler...  13.09.2012 10:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 931
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster